2000 Buz Otel bir buz tiyatrosu ile genişletilir.Die Heimspiele werden in der 2000 Plätze fassenden Kohtla-Järve jäähall ausgetragen.
Dağın üst kısmı, yaklaşık 5100 m'den itibaren buzullarla kaplıdır.Der obere Teil des Berges ab zirka 5100 m ist vergletschert.
Buzul 77º 37' güney paraleli ve 162º 59' doğu meridyeni aralığında bulunur.Er befindet sich bei 77° 37' südlicher Breite und 162° 59' östlicher Länge.
Bu bazen bir soğuk çizme saldırısı ya da buz adam saldırısı olarak adlandırılır.Diese werden häufig als "Kältesaunen" oder "Eisboxen" bezeichnet.
Nisandan sonra buzları erimeye başlar.Das Eis beginnt zu brechen.
Buzlu kahve bir tür soğuk kahve çeşididir.Eine Variante des Eiskaffee ist die Eisschokolade.
Karagöl - Uludağ üzerindeki buzul gölü."Sunrise" über dem arktischen Eis.
"Taivas lyö tulta" adlı şarkıları Finlandiyalı buz hokeyi takımı için resmi şarkı olarak seçildi.Außerdem wurde Taivas lyö tulta zum offiziellen Lied der finnischen Eishockey-Nationalmannschaft.
Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Auf Anraten Lokis setzten die Götter ihm eine Frist.
Son buzul dönemi yaklaşık 15.000 yıl önce sona erdi.Sie datiert zum Ende der letzten Kaltzeit vor etwa 15.000 Jahren.
Eğer mamutlar oradan kaçıp yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa derhal buz kesilip ölürler.Wenn ein Mammut versucht, auf die Erdoberfläche zu gelangen, soll es sofort zu Eis gefrieren.
Buz eridikçe görünür hale gelir ve ''Schrödinger'' yazısı okunur.Es wird sogar Schnee gegessen und wir hören den Namen „Elena“.
Büyük pingolarda ise tepedeki buzda kırık vardır.Man sieht sogar die Eisriffel auf den Felsen.
Haziran ve Temmuz aylarında büyük kahverengi martılar buzul gölünün yakınlarına yuva yaparlar.In den Monaten Juni und Juli nisten die Großen Raubmöwen (Skua) nahe dem Gletschersee.
İsviçre'de iken İsviçre'yi temsilen buz dansında Analisa Beltrami ile kaydı.In der Schweiz wurde er Eistänzer und lief zusammen mit der Schweizerin Analisa Beltrami.
Antarktika yazında ana karada, diğer zamanlarda denizdeki parça buzlu alanların kıyısında yaşarlar.Im antarktischen Sommer leben sie auf dem Festland, sonst am Rande der offenen Packeiszone.
Buz kuşu: Değdiği yeri buz yapabilme özelliği vardir.Eisbären: Ihr Powerplay ist gefürchtet.
Böylelikle boğaz, değişen akıntılar sebebiyle güçlü bir şekilde buzlanır.Allerdings friert er weil er von Eisblöcken umgeben ist.
Kırmızı Gül Buz İçinde.Rote Flammen im Schnee.
Eriyen buzul seviyelerinin en yüksek olduğu dönem yaz aylarıdır.Seine Hauptwachstumszeit ist der Spätsommer.
Bu kol 1 km genişliğinde buz akıntısı olarak kuvvetli bir eğim ile güneyden yamaş aşağı akar.Er fliesst als über ein Kilometer breiter Eisstrom mit starkem Gefälle südwärts den Hang hinunter.
Buz Kralı'nın tacını başkası giyerse o da sihirli güçler kazanır.Isnogud erwirbt vom Magier Kitthussé einen Zauberfrosch.
25 Nisan 1952) Sovyetler Birliği buz hokeyi takımının eski kalecisi.Die Saison 1952 war die zweite Austragung des sowjetischen Eishockeypokals.
Yılın hemen her ayı, deniz tamamen buzlar ile kaplıdır.Im Winter ist der See fast vollständig mit Eis bedeckt.
Sonrasında plastik bir kutuda buzdolabından 4-5 gün tutulabilir.Man kann ihn 5–6 Tage in Folie im Kühlschrank aufbewahren.
Doğu Karadeniz Dağları'nın en önemli buzulları Rize Dağları'nda yer alır.Die größten Städte Bergschoriens liegen in den Tälern dieser Flüsse.
Bazı buzullar o kadar yavaş hareket eder ki, buzulların yarattığı çizikler arasında ağaçlar bile yetişir.Die Strecke durch die Wälder ist derartig berüchtigt, dass sich sogar Gespenstergeschichten gebildet haben.
Kar ve buz koşullarına bağlı olarak kramponlar gerekebilir.Mit Behinderungen durch Schnee und Eis muss gerechnet werden.
Memelilerin buzul devri 11.700 sene evvel bitince nesli tükendi.Nach dem Ende der Würm-Eiszeit begann vor etwa 11.700 Jahren eine Warmzeit, das Holozän.
O zamanlarda bile, limanların bazılarına buz kırıcı kılavuzlar olmadan girilemez.Aber auch im Süden sind die Häfen nicht ganzjährig ohne Hilfe von Eisbrechern nutzbar.
Rüzgar ve su sıçramasıyla oluşmuş buz tanecikleri.Es besiedelt grundwasserfeuchte Schneeböden und Schneetälchen.
Kış (hʉyh) mevsiminde yedi ay boyunca nehirler buz tutar.Insbesondere in der Republik Sascha bleiben während des sieben Monate dauernden Winters die Flüsse gefroren.
Ekipte Britanyalı bir buzulbilimci bulunuyordu.Wherwell war eine britische Automarke.
Buzlar arasında sıkışan Endurance, Antarktika'ya ulaşamadan terk edildi.Die Klappschiene aus dem Eisschnelllauf hat sich beim Inlinen nicht durchgesetzt.
Buzul parçasının önünde bir sandur düzlüğü oluşabilir.Auf dem Schneidbalken kann auch eine Pickupvorrichtung für den Schwadendrusch angebracht werden.
Takım [[2014 Erkekler Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası'nda I. Bölüm'de mücadele etmektedir.Das Vereinsteam vertrat Kanada bei der Eishockey-Weltmeisterschaft 1961.
Titanik bir buzdağına çarparak battı.Die Titanic hat den Eisberg touchiert.
Rusya, 6 Mayıs 1992'de bağımsız bir devlet olarak Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu'na kabul edildi.Der Verband wurde am 6. Mai 1992 in die Internationale Eishockey-Föderation aufgenommen.
2014'te yayınladığı, The Buzz: Pointing Fingers adlı şiir kitabı vardır. ^ "REAL-LIFE STATUS".2012 hat er ein Buch mit dem Titel Reel Life Lessons...So Far veröffentlicht.
Sonra buzların üzerine düşerek onları eritir.Er läuft ihm hinterher und wird dann mit einer Eisenstange niedergeschlagen.
Buz kadar soğuk.Aussi froid que de la glace.
Buzlu yollarda dengemizi bulmamız zor.C'est difficile de garder notre équilibre sur des routes gelées.
Kayık buzun içinde kitlendi.Le bateau était bloqué dans la glace.
Göl üzerinde buz pateni yapmaya gittim.Je suis allé patiner sur le lac.
Ayaklarının altında buz kırılacak.La glace va céder sous ton poids.
Bu buz yakında kırılacak.Cette glace va bientôt rompre.
Buzun üstünde denge kurmak zordur.C'est difficile de tenir en équilibre sur une surface gelée.
Ayaklarının altındaki buz kırılacak.Sous ton poids, la glace va se rompre.
Ayaklarınızın altındaki buz kırılacak.La glace va se rompre sous votre poids.
Buzun üstünde kayma tehlikesinden sakının.Évitez le risque de glisser sur la glace.
Eski buzdolabımdan bıktım.Je me suis débarrassé de mon vieux frigo.
Bu, buz dağının sadece görünen tarafı.Ce n'était que la partie émergée de l'iceberg.
Yol buzla kaplı.La route est recouverte de glace.
Eğer yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa ceza olarak derhal buz tutarlar.Lorsque tu quitteras la terre, elles seront transmises à ceux qui (en) sont dignes.
Ama ilk katmandan ötesini, buzun içini, göremiyorlar.Mais ils ne savent pas voir au-delà de la première strate, à l’intérieur de la glace.
1761 - Joseph Black buzun erirken sıcaklığını değiştirmeden ısıyı soğurduğunu keşfeder.1761 – Joseph Black découvre que la glace absorbe la chaleur sans changer de température quand elle fond.
18.000 yıl önce ise Buzul çağı sırasında buzullar New Jersey'e kadar ulaştı.Il y a 18 000 ans, l'âge glaciaire fait que des glaciers atteignent le New Jersey.
Partneri Shae-Lynn Bourne ile birlikte buz dansında yarışmıştır.Sa partenaire en danse sur glace était Shae-Lynn Bourne.
Kışın, körfezin güney kısmı buzla kaplanabilmektedir.En hiver, la partie sud de la baie peut être recouverte de glace.
Lipton ilk buzlu çay tozu karışımını ise 1964 yılında ABD'de piyasaya sundu, ürün Avrupa'ya 1978'te geldi.Lipton a présenté son premier mélange de thé glacé en poudre aux États-Unis en 1964 et en Europe en 1978.