Ana içeriğe geç
Sözlük

buz ile cümle

buz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
11 yaşına geldiğinde Volgograd'da çalıştığı buz pateni pisti kapatıldı.Lorsqu'il a 11 ans, la patinoire de Volgograd, où il s'entraîne, doit être fermée.
Temmuz ve Ağustos aylarında Pennsylvania'nın kuzeybatısından güneye kadar göl ve nehirlerde buzlanma görüldü.En juillet et août, on vit de la glace sur les lacs et les rivières aussi loin vers le sud qu'en Pennsylvanie.
Son buzul dönemi yaklaşık 15.000 yıl önce sona erdi.La dernière période glaciaire prend fin il y a environ 15 000 ans.
Buzdolabında muhafaza edilmelidir.On peut néanmoins le conserver au réfrigérateur .
Buz dansı ilk kez olimpiyat programına alınmıştır.Pour la première fois, la danse sur glace fait partie du programme olympique.
Buzdolabında saklanır.Elles se conservent au frigo.
H3 ve H4 son Buzul Çağı'ndan beri İzlanda'daki volkanın en büyük katmanlarını üretti.H 3 et H 4 ont produit les couches de téphras les plus importantes en Islande depuis le dernier âge de glace.
Partneri Victor Kraatz ile birlikte buz dansında yarışmıştır.Son partenaire en danse sur glace était Victor Kraatz.
Ilulissat Buz Fiyordu (Grönlandca: Ilulissat Kangerlua), batı Grönland'da bir fiyorddur.Le fjord glacé d'Ilulissat (en groenlandais : Ilulissat Kangerlua) est un fjord de l'ouest du Groenland.
Babası buzdolabı tamircisiydi.Il est le père de Freezer.
Bu buzul dönemleri, buzul arası dönemlerle birbirinden ayrılmış durumdadır.Ces périodes glaciaires étaient séparées par des périodes interglaciaires.
Buz tabakasının kalınlığı yer yer 1000 m'yi bulur.L'épaisseur de la couche de glace atteint 1 000 m par endroits.
Bir gün Nakaya laboratuvarındaki tavşan kürkünden bir montun üzerindeki bir tüyde bir buz kar kristali buldu.Un jour, Nakaya trouve un cristal sur la pointe d'un poil de lapin du laboratoire.
Gabriella Papadakis (doğum 10 Mayıs 1995) Fransız buz dansçısı.Gabriella Papadakis (née le 10 mai 1995 à Clermont-Ferrand) est une patineuse en danse sur glace française.
Buz suyun katı halidir.La glace est l'état solide de l'eau.
Sonra buz dansı'na geçti.Plus tard, il s'est orienté vers la danse sur glace.
Türkiye'de buz hokeyinin oynanmaya başlanması 1980'li yılların başlarına dayanmaktadır.C'est dans la décennie 1980 que le hockey sur glace fit son apparition en Turquie.
Kar ve buzlanma oldukça azdır.Les gelées et la neige y sont très rares.
Afrika’da buzul sonrası mega faunal yok oluşlar uzun aralıklarla meydana gelmiştir.Les extinctions postglaciaires de la mégafaune en Afrique se sont davantage espacées.
Sonra buzların üzerine düşerek onları eritir.Il la fait ensuite mettre aux fers.
1810 - Sir John Leslie; yapay olarak suyu dondurur ve buz yapar.1810 – John Leslie réalise artificiellement la solidification de l'eau.
Domnina 6 yaşında buz patenine başladı ve iki yıl sonra buz dansına geçti.Elle a commencé à patiner à l'âge de 6 ans et est venue à la danse sur glace à 8 ans.
13.000–10.000 yıl önce: Son Buzul Maksimum, Son buzul dönemi sonu, iklim ısınmaları, buzullar geri çekilir.Vers -10 000, à la fin de la dernière ère glaciaire, le climat s’adoucit.
Bu buzullarda aşınma bölgesi ile nadiren karşılaşılır.Il est très peu courant d'en trouver hors de la région de Champagne.
Küçük Buz Devri boyunca dünya yüksek volkanik aktivite yaşamıştır.Dans la période récente le volcan Negro a fait preuve d'une forte activité volcanique.
1. Lig, Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu'na bağlıdır.Elle est sous la tutelle de la Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu.
Japon sanatçılar buz heykellerden bir sergi oluştururlar.Les sculpteurs donnent une apparence japonaise aux visages des images.
Körling fırçası (veya süpürgesi) taşın önündeki buz yüzeyini süpürmek için kullanılır.Il est utilisé par les balayeurs pour balayer la surface de glace à l'avancée de la pierre.
5 yaşında buz patenine başlayan Averbukh 10 Mart 1995'te Irina Lobacheva ile evlendi.Le 10 mars 1995, Ilia Averbukh et Irina Lobacheva se sont mariés.
Adını, kendisiyle aynı ada sahip olan Buzluğan Yaylası'ndan almıştır.Il conserve par contre la même coloration que Nosferapti.
El şekilli buz parmak türü de vardır.Elle possède aussi des ailes en forme de glaçon.
Svartisen, (Kara-Buz) 370 km² alanı ile Norveç 'in en büyük ikinci buzulu.Le Svartisen est par sa superficie le deuxième glacier de Norvège (370 km2).
Ayrıca Grumpy Cat BuzzFeed'de 2013 Webby Ödülleri'nde yılın internet memesi ödülünü kazandı.Grumpy Cat a gagné le « BuzzFeed's Meme of the Year Award » lors des Webby Awards 2013,.
Vatnajökull, İzlanda'nın en büyük buzuludur.Le Vatnajökull est la plus grande calotte glaciaire d'Islande.
Lenin nükleer buzkıranı, dünyanın nükleer enerjiyle çalışan ilk gemisidir.Le brise-glace Lénine, premier bateau de surface nucléaire.
Titanik bir buzdağına çarparak battı.C'est à cette heure que le Titanic heurte un iceberg.
Özel gücü buz üfleyebilmesidir.(Puissant) Leur pouvoir est la glace.
2014 Erkekler Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası bu stadyumda düzenlenmiştir.En 2014, la ville a accueilli le Championnat du monde de hockey sur glace.
Diğer buz dansı yarışmalarının aksine zorunlu dans kısmı yapılmamıştır.Il est à noter qu'il n'y a pas eu de danse imposée pour la compétition de danse sur glace.
Rusya, 6 Mayıs 1992'de bağımsız bir devlet olarak Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu'na kabul edildi.Elle est devenue membre de la Fédération internationale de hockey sur glace le 6 mai 1992.
Niagara Şelalesi 1932 yılında tamamen donarak buz olmuştur.Ce n'est qu'en 1982 que les glacières de Trianon sont entièrement rénovées.
Küçük Buz Çağı'nda 19. yüzyılın ortalarında Aletsch Buzulu 2.5 km daha vadi aşağıya uzanırdı.Depuis la fin du petit âge glaciaire au XIXe siècle, le glacier a reculé d'environ deux kilomètres.
Kulübün buz hokeyi şubesi de bulunmaktadır.La ville dispose également d'un club de hockey sur glace.
Partneri Meryl Davis ile birlikte buz dansında yarışmaktadır.Sa partenaire en danse sur glace est Meryl Davis.
1924: Eiger buzulu yoluyla ilk kayak çıkışı.Janvier 1921 : Première descente de la tour Eiffel en rappel.
Erciyes’i de kalın bir buzul tabakası kapladı.Cela fit que le Gondwana fut recouvert d'un épais bouclier de glace.
Ayrıca sokak satıcıları buzlu içecekler de satarlar.À l'intérieur on trouve également des distributeurs de boissons fraîches et de glaces.
Ticari amaç ile ilk büyük buz satışı, 1806 yılında Frederic Tudor tarafından yapılmıştır.Le commerce fut initié en Nouvelle-Angleterre par l'homme d'affaires Frederic Tudor en 1806.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton a été projeté par la fenêtre du bus, et ce dernier s'est écrasé sur lui.
Tıraş, kar gibi görünen çok ince bir buz üretir.Le poudrin de glace ressemble à un brouillard glacé.
Takahashi buz patenine 8 yaşında başladı.Takahashi a commencé le patinage artistique à l'âge de 8 ans.
Buz devlerinin en eski kralı ve atası.Roi et souverain des déserts chauds.
Buzda Dans yarışmasının finalisti idi.Il fut finaliste du tournoi.
Mazagran orijinal buzlu kahve olarak tanınmaktadır.Le mazagran est considéré comme l'origine du café glacé.
Buz aynı zamanda eğlence için de kullanılabilmektedir.Il peut aussi être pratiqué sur la glace.
Bazı balıkları buzu kırarak çıkarırlar.Il entend les poissons parler sous la glace.
Bloom ise Buz Ejderha'sını durdurdu.Fucko, le clown dévalise le frigo.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Elle est recouverte à 95% par les glaces.
Bir buz hokeyi maçı sırasında. ^Voir la catégorie : Compétition de hockey sur glace.
Scott Scovell Hamilton (d.28 Ağustos 1958 Toledo, Ohio) Amerikalı olimpiyat şampiyonu buz patenci.Scott Scovell Hamilton, né le 28 août 1958 à Toledo (Ohio), est un ancien patineur artistique américain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod