Ana içeriğe geç
Sözlük

buyük ile cümle

buyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Böylesine büyük miktarda parayı nasıl kazandın?How did you come by such a large sum of money?
Kapının üzerinde büyük bir altın yıldız vardı.There was a big gold star on the door.
Televizyonun onun için büyük bir cazibesi vardır.Television has a great appeal for him.
TV'nin toplum üzerindeki etkisi büyüktür.The influence of TV on society is great.
Gerçi onun büyük bir sorunu var.She has a big problem, though.
Fakat büyük olasılıkla sonuncu olacağım, bu acınacak bir durum.But probably I'll be the last, which is a pity.
Büyük mağazalar çok sayıda şeyler satarlar.Department stores sell numerous things.
Tenislerdekilerle karşılaştırılabilen dört büyük golf turnuvası hangileridir.What are the four major golf tournaments comparable to the ones in tennis?
Teksas neredeyse Japonya'nın iki katı kadar büyüktür.Texas is nearly twice as large as Japan.
Turnalar büyük güzel hayvanlardır.Cranes are big beautiful birds.
O, dışarıya çıkarken büyük bir deprem vardı.Just as he was going out, there was a great earthquake.
Zürih, Londra'dan sonra dünyanın ikinci en büyük altın borsasıdır.Zurich is the second largest gold market in the world after London.
Şampiyon büyük kalabalıklar tarafından karşılandı.The champion was welcomed by large crowds.
Büyük ihtimalle o kazanacak.The chances are that he will win.
Çok büyük bir ihtimalle para ödenmeyecek.In all probability, the money will not be paid.
O, sınavda başarısız oldu ve ben büyük hayal kırıklığına uğradım.She failed the examination and I was greatly disappointed.
Böyle büyük bir işle başa çıkabilip çıkamayacağım konusunda endişeliyim.I'm concerned whether or not I can handle a big job like that.
Böyle bir şey söylemen büyük kabalık.It's very rude of you to say a thing like that.
Onlar benim büyük babamın kitaplarıdır.They are my grandfather's books.
Onlar çok büyük elmalar.They are very big apples.
Bu insanlar dünya barışına çok büyük katkı sağladı.Those people contributed greatly to world peace.
O, yaklaşık bir yumurta büyüklüğündedir.It's about the size of an egg.
O yaklaşık bir yumurta büyüklüğünde.It is about the size of an egg.
O, yaklaşık bir yumurta büyüklüğünde idi.It was about the size of an egg.
O benim için büyük bir şoktu.It was a great shock to me.
Büyük siyah bir Amerikan savaş gemisiydi.It was a big black American warship.
O bana büyük bir yardımdı.That was of great help to me.
Bir başarısızlık olmak şöyle dursun o büyük bir başarıydı.Far from being a failure, it was a great success.
Bu bizim için büyük bir darbeydi.It was a great blow to us.
Şimdiye kadar kaydedilen en büyük depremdi.It was the greatest earthquake on record.
Bilimdeki büyük keşiflerden biriydi.It was one of the great discoveries in science.
O çok büyük bir odaydı.It was a very big room.
Oldukça büyük bir numara.It is quite a big number.
Bir büyük fark var.There is one big difference.
Gelenek, öyleyse, insan yaşamının büyük bir rehberidir.Custom, then, is the great guide of human life.
Sonra küçük kardeş yola çıktı, ve büyük geride kaldı.Then the younger brother set off, and the elder remained behind.
Divan üzerinde oturan kadın benim büyükannem.The woman who is sitting on the sofa is my grandmother.
Yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.The old man caught a big fish.
Gezinin amacı, büyükanneyi ziyaret etmekti.The object of the journey was to visit Grandma.
Fırtına onun malına büyük hasar verdi.The storm did great damage to her property.
Fırtına onun mülkiyetine büyük zarar verdi.The storm did great damage to her property.
Zengin aile büyük bir ev daha inşa etti.The wealthy family built another large house.
O kitabı okumak için büyük bir kelime bilgisine ihtiyacın var.You need a large vocabulary to read that book.
Çiftlikte yaklaşık 500 büyükbaş hayvan var.There are about 500 cattle on the ranch.
Savaş tutuklusu kendini büyük bir onurla taşıdı.The prisoner of war bore himself with great dignity.
Zavallı adam sonunda büyük bir sanatçı oldu.The poor man finally became a great artist.
Zavallı genç adam sonunda büyük bir sanatçı oldu.The poor young man finally became a great artist.
Patlama binaya büyük bir hasar verdi.The explosion did a lot of damage to the building.
Aktörün büyük bir yatı vardır.The actor has a large yacht.
O yıl büyük bir pirinç eksikliği vardı.There was a great lack of rice that year.
Mağaza büyük değildi, değil mi?The store was not a big one, was it?
Mağazanın büyük bir şarap stoğu var.The store has a large stock of wines.
Sokak boyunca büyük evler var.There are large houses along the street.
Kuş bir şahinin yarı büyüklüğündeydi.The bird was half the size of a hawk.
Seyirci ne kadar büyük?How large is the audience?
Şehrin büyük bir nüfusu vardır.The city has a large population.
Kentte birkaç büyük ahşap eski ev vardı.There were a few large old wooden houses in the town.
Büyük filozofun şerefine muazzam bir anıt dikildi.An immense monument was erected in honor of the eminent philosopher.
Kırsal alan büyük ölçüde gelişecek gibi görünüyor.It seems the rural area will be developed on a large scale.
Deprem büyük bir deniz dalgası yarattı.The earthquake created a tremendous sea wave.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod