Ana içeriğe geç
Sözlük

buyük ile cümle

buyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un büyük bir mizah duygusu var.Tom has a great sense of humor.
Tom'un büyük bir evi var.Tom has a big house.
Tom'un büyük bir ailesi var.Tom has a big family.
Tom aynı babası, büyükbabaları ve kardeşleri gibi bir sakala sahip.Tom has a beard just like his father, grandfathers and brothers do.
Dün gece Tom'un konserinde büyük bir seyircisi vardı.Tom had a large audience at his concert last night.
Tom, açık hava sporlarına büyük ilgi duymuyor.Tom doesn't have much interest in outdoor sports.
Tom dün bir çift büyük alabalık yakaladı.Tom caught a couple of large trout yesterday.
Tom büyük bir balık yakaladı.Tom caught a big fish.
Tom ve büyükannesi kitapçıya gitti.Tom and his grandmother went to the bookstore.
Büyük jüri Tom'u cinayetle suçladı.The grand jury indicted Tom for murder.
Tom'un büyükannesinin bir mini etek giyemeyecek kadar yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom's grandmother is too old to wear a miniskirt.
Sanırım Tom'un büyükannesi bir mini etek giyemeyecek kadar çok yaşlı.I think Tom's grandmother is too old to be wearing a bikini.
Tom'un evi ne kadar büyük?How big is Tom's house?
Tom'un odası Mary'ninkinden sadece biraz daha büyük.Tom's room is only slightly larger than Mary's.
Tom Mary'den üç yaş daha büyüktür.Tom is three years older than Mary.
Tom Mary'nin büyükbabasıdır.Tom is Mary's grandfather.
Tom muhtemelen Mary'den daha büyüktür.Tom is likely older than Mary.
Tom Mary ile büyük bir tartışma yaptı.Tom had a big argument with Mary.
Tom, o ve Mary'nin ilk büyük tartışmayı yaptığı zamanı unutamıyor.Tom can't forget the time he and Mary had their first big argument.
Tom Mary'den büyük bir miktarda para ödünç aldı.Tom borrowed a large amount of money from Mary.
Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Tom Mary'ye büyük olasılıkla yarışı kimin kazanacağını düşündüğünü sordu.Tom asked Mary who she thought would be the most likely to win the race.
Tom Mary'ye onun büyük annesi hakkında soru sordu.Tom asked Mary about her grandmother.
Mary Tom'un büyükannesidir.Mary is Tom's grandmother.
Van Gölü Türkiye'nin en büyük gölüdür.The Lake Van is the greatest lake of Turkey.
O tıpatıp büyükbabası gibidir.He's just like his grandfather.
Yeni bir şiir tarzını belirleyen büyük çağdaş şair "Nima Youshij" idi.The great contemporary poet who established a new style of poem was “Nima Youshij.”
O, büyük babanın canlı görüntüsüdür.It's the living image of your grandfather.
Polisi büyük bir uyuşturucu operasyonunu ortaya çıkardı.The police uncovered a major drug operation.
Ben büyük gruplar halinde seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't like to travel in large groups.
Büyük gruplarla seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't like to travel with large groups.
Büyük faturaları mı yoksa küçük faturaları mı istiyorsun?Would you like big bills or small bills?
Bu radyo bir kibrit kutusundan daha büyük değil.This radio is no bigger than a matchbook.
Konser büyük bir hayal kırıklığıydı.The concert was a big disappointment.
Parti büyük bir hayal kırıklığıydı.The party was a big disappointment.
Tom, Mary'nin onun büyükbabasının altın saatini çaldığından oldukça emindi.Tom was reasonably certain that Mary had stolen his grandfather's gold watch.
Onun ülkesinde büyük nüfuzu var.He has great influence in his country.
C'deki değişken isimler büyük küçük harfe duyarlıdır.Variable names in C are case sensitive.
Onun bir büyüklük kompleksi var.He has a superiority complex.
Yaşadığım ev çok büyük değil.The house I'm living in isn't very large.
Saray büyük kraliyet lehinde eğleniyordu.The courtier was enjoying great royal favor.
Onun büyük bir şarkıcı olacağına eminim.I'm sure she will become a great singer.
Onun ölüm haberi ülke çapında büyük endişeye neden oldu.News of her death caused great concern throughout the country.
Havaideki plajlar büyük dalgalarıyla ünlüdür.Beaches in Hawaii are famous for their large waves.
Büyükbabam bunu benim için aldı.Grandpa bought this for me.
Bu ayakkabı bir boy büyüktür.This shoe is a size bigger.
Okul şiddeti büyük bir sorundur.School violence is a big problem.
Onun en büyük hayali bir yerli gibi konuşabilmek.His biggest dream is being able to speak like a native speaker.
Tom'un büyük büyük büyük babaannesi İskoçya'da yaşadı.Tom's great-great-great grandmother lived in Scotland.
Tom'un büyük büyük büyükbabası bir korsandı.Tom's great-great-grandfather was a pirate.
Tom'un büyük büyükbabası kör doğdu.Tom's great-grandfather was born blind.
Tom'un arabası tamponunda büyük bir göçük olduğu için kolaylıkla tanınabilir.Tom's car is easily recognizable since there is a big dent in the front bumper.
Tom daha büyük bir arabası olmasını diliyor.Tom wishes he had a bigger car.
Tom daha büyük bir indirim istiyor.Tom wants a bigger discount.
Tom Mary'den büyük bir iyilik rica etmek istedi.Tom wanted to ask Mary for a big favor.
Tom Mary'nin büyük bir hata yaptığını düşünüyor.Tom thinks Mary made a big mistake.
Tom büyük bir çatalla patatesleri püre yaptı.Tom mashed the potatoes with a large fork.
Tom, onun kendi en büyük düşmanı.Tom is his own biggest enemy.
Tom'un yatak odasında büyük bir dolabı var.Tom has a large closet in his bedroom.
Tom'un böylesine büyük bir izleyicinin önünde konuşma hakkında hiç endişesi yoktu.Tom had no qualms at all about speaking in front of such a large audience.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod