Ana içeriğe geç
Sözlük

buyük ile cümle

buyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Mr. Johnson'un odası büyük olandı.Mr. Johnson's room was a large one.
O benim annem değil aksine benim en büyük ablam.She is not my mother but rather my oldest sister.
Bu atın büyük güzel gözleri var.This horse has beautiful big eyes.
Böylesine büyük bir köpeği asla görmedim.I've never seen such a big dog.
Almancada isimler her zaman büyük harflerle yazılırlar.In German, nouns are always capitalised.
Orada büyük bir çiçekçi dükkanı var mı?Is there a large flower shop there?
Küçük bir kazanç, büyük bir kayıptan daha iyidir.A small gain is better than a great loss.
Ne büyük bir köpek!What a huge dog!
Meksika'da Mısır'da olanların herhangi birinden daha büyük bir piramit var.There's a pyramid in Mexico bigger than any of those in Egypt.
Sahra Çölü, neredeyse Avrupa kadar büyük.The Sahara Desert is almost as large as Europe.
O büyükebeveynlerinin yaşadığı aynı evde yaşıyor.She lives in the same house her grandparents lived in.
Bu en büyük yaz müzik festivallerinden biridir.It is one of the biggest summer music festivals.
O, en büyük oğul.He's the oldest son.
Hatalı olduğunuzu kabul ettiğiniz için çok büyüksünüz.It's very big of you to admit you're wrong.
Eviniz büyük.Your house is big.
Senin evin büyük.Your house is big.
Onun bir aktris olmak istemesinin büyük bir yalan olduğunu anladım.I understood that it was a great lie that she wanted to become an actress.
Allah en büyüktür!Allah is the greatest!
En tuhaf şey onun en büyük düşmanını kaçılmaz bir ölümden kurtarmış olmasıdır.The strangest thing is that he saved his arch enemy from an unavoidable death.
Bir aptal her zaman kendisine hayran olacak daha büyük bir aptal bulur.A fool always finds a greater fool to admire him.
O büyük randevusu için süslenip püslenmişti.She got all dolled up for her big date.
O, büyük olasılıkla başaracak.He's the most likely to succeed.
Sende daha büyük bir tane var mı?Do you have any more big ones?
Bu gerçekten en büyük konfor!It really is the height of comfort!
İnsanın en büyük ve en güzel tapınağı, insanın kendi içindedir.The greatest and most beautiful temple of man is inside himself.
Pekin, Roma'dan daha büyüktür.Beijing is bigger than Rome.
"Irkçı değilim, ama" ile başlayan her cümle aslında büyük ihtimalle çok ırkçıdır.Every sentence that starts with "I'm not racist, but" is likely to be very racist indeed.
Hayat büyük bir sırdır.Life is a great mystery.
Yaşam büyük bir ızdırap.Life is a great misery.
Zürich büyük bir finansal merkez olarak kabul edilir.Zürich is considered to be a major financial hub.
Florence Foster Jenkins dünyanın en büyük sopranolarından biriydi.Florence Foster Jenkins was one of the greatest sopranos of the world.
Onun tamamen kendine ait büyük bir odası var.She has the big room entirely to herself.
Büyük bir hayvan, hayvanat bahçesinden kaçtı.A big animal broke out of the zoo.
Bütün büyük adamlar öldü ve ben kendim çok iyi hissetmiyorum.All great men are dead and I am not feeling too well myself.
Büyük olasılıkla, devlet başkanı bir dönem daha görev yapacak.In all likelihood, the president will serve a second term.
Büyük olasılıkla, devlet başkanı ikinci bir dönem hizmet edecek.In all likelihood, the president will serve a second term.
Biz büyük bir paket aldık.We received a large package.
Böylesine büyük miktarda parayı nasıl aldın?How did you get such a large amount of money?
O, Haiti büyük elçisidir.He's the ambassador to Haiti.
Portekiz'in Fransız büyük elçisidir.She's the French ambassador to Portugal.
Büyük sanat insana bir şey hissettirir.Great art makes people feel something.
Yazılım şirketi ekonomik durgunluk sürecinde büyük başarısızlığa uğradı.The software company collapsed during the recession.
Büyük bir kalabalık caddede durdu.A big crowd stood in the street.
Büyük bir fırtına sırasında büyük bir tehlike vardır.There's a lot of danger during a big storm.
Büyük Buhran 1929'da başladı ve 1930'larda sona erdi.The Great Depression started in 1929 and ended in the 1930's.
Onlar büyük bir öğle yemeği ve küçük bir akşam yemeği yer.They have a big lunch and a small dinner.
Haiti'de büyük bir deprem vardı.In Haiti, there was a large earthquake.
Haiti'de büyük bir deprem oldu.In Haiti, there was a large earthquake.
En büyük yatak odası güneye bakıyor.The largest bedroom faces south.
Büyükbabamın kuşağındaki birçok insan çiftliklerde büyüdüler.Many people in my grandfather's generation grew up on farms.
Mariah Carey'in en büyük doğuştan yeteneği, onun sesidir.Mariah Carey's greatest gift is her voice.
Oprah Winfrey'in kendi fanatikleri üzerinde büyük bir etkisi vardır.Oprah Winfrey has great influence over her fans.
Burada olmak büyük bir zevk.It's a great pleasure to be here.
Büyük bir kalabalık başkanın konuşmasını bekledi.A great crowd waited for the president to speak.
Çok büyük bir kaya parçasını hareket ettirmek çok zor olacak.Moving a huge boulder is going to be very hard.
Büyük annem başına buyruk birisidir.My grandma is a very independent person.
Diz vücudun en büyük eklemidir.The knee is the body's largest joint.
Yanlışlıkla büyük bir kayaya tekme attım ve baş parmağımı kırdım.I accidentally kicked a large rock and broke my toe.
Büyük annemin hemşiresi çok nazik.My grandmother's nurse is very kind.
Büyük bir kuş pencerenin pervazına indi.A large bird landed on the window sill.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod