Bu çok büyük bir sürpriz değil, değil mi?It's not much of a surprise, is it?
Yine de büyük olasılıkla ne olacağını tahmin edebilirsin.You can probably guess what happens though.
Yaşamın maliyetini büyük ölçüde artırmıştır.The cost of life increased drastically.
Sen yaşamımın büyük aşkısın.You are the great love of my life.
Bütün, parçaların toplamından daha büyüktür.The whole is greater than the sum of the parts.
En büyük ilham kaynağınız nedir?What is your greatest source of inspiration?
Tim satirik komedinin büyük bir hayranıdır.Tim is a huge fan of satirical comedy.
Tim hicivsel komedinin büyük bir hayranıdır.Tim is a huge fan of satirical comedy.
Biz küçükken, her şey çok büyük görünüyordu.When we are small, everything seems so big.
Filler bugün yaşayan en büyük kara hayvanlarıdır.Elephants are the largest land animals alive today.
Büyük kentlerde kaybolmazsın, her yerde haritalar var!You can't get lost in big cities; there are maps everywhere!
Eğer küçük şeyleri halledersen, büyük şeyler kendiliğinden hallolur.If you take care of the small things, the big things will take care of themselves.
Ona güvenerek büyük bir riske giriyorsun.You're running a big risk in trusting him.
Ya büyük ya da küçük kutuyu alabilirsin.You may take either the big box or the small one.
Sadece büyük erkek kardeşine benziyorsun.You look just like your big brother.
Adını büyük harflerle yaz.Write your name in capitals.
Sizin başarınız büyük ölçüde fırsatınızdan nasıl yararlanacağınıza bağlıdır.Your success will largely depend upon how you will make good use of your opportunity.
Geliriniz yaklaşık olarak benimkinin iki katı kadar büyük.Your income is about twice as large as mine.
Gelirin, benimkinin yaklaşık iki katı kadar büyük.Your income is about twice as large as mine is.
Senin şehrin nüfusu benim kasabanınkinin yaklaşık beş katı kadar büyüktür.The population of your city is about five times as large as that of my town.
Çorabında büyük bir delik var.There is a big hole in your stocking.
Senin evin benimkinden üç kat daha büyük.Your house is three times as large as mine.
Fotoğraf makineniz yalnızca benimkinin yarısı büyüklüğünde.Your camera is only half the size of mine.
Seni görmek her zaman büyük bir zevktir.To see you is always a great pleasure.
Sizinle olmak büyük bir zevk.It is a great pleasure being with you.
Yakın bir gelecekte, Japonya'da büyük bir deprem olabilir.In the near future, we may have a big earthquake in Japan.
Yakın gelecekte büyük bir deprem olacağı söyleniyor.It is said that there will be a big earthquake in the near future.
Hafif dikkatsizlik büyük bir felakete sebep olabilir.Slight inattention can cause a great disaster.
Benim için büyük sürpriz oldu, kazandık.To my great surprise, we won!
Sınavlar eğitimde büyük rol oynar.Examinations play a large part in education.
Büyük güce sahip egemen milletler olduğu sürece savaş kaçınılmazdır.As long as there are sovereign nations possessing great power, war is inevitable.
Kyoto Osaka kadar büyük değildir.Kyoto is not as large as Osaka.
Şehir merkezi Kyoto'da büyük bir trafik sıkışıklığı vardı.There was an enormous traffic jam in downtown Kyoto.
Balıkçı yakaladığı balığın büyüklüğünü abarttı.The fisherman exaggerated the size of the fish he had caught.
Ansızın büyük yağmur damlaları karanlık gökyüzünden düşmeye başladı.All of a sudden, large drops of rain began falling from the dark sky.
Mühendis sıkıntısı şirketimizin gelişimine büyük dar boğaz.The shortage of engineers is the greatest bottleneck to the development of our company.
Açlık insanlar arasında büyük sıkıntıya neden oldu.Famine caused great distress among the people.
Siparişinize en büyük önceliği verdik.We have given your order highest priority.
Bakım onun görünüşünü on yaş büyük yaptı.Care has made her look ten years older.
Dikkat et! Orada büyük bir çukur var.Watch out! There's a big hole there.
Turist sayısı son yıllarda büyük oranda arttı.The number of tourists has increased greatly in recent years.
Bir öğrenci büyük oyun yazarının evini ziyaret etti.A student visited the house of the great playwright.
Bazı bilim adamlarına göre, büyük deprem şimdi her an olabilir.According to some scholars, a major earthquake could occur at any moment now.
Zırh giyen büyük bir çarpışmayla düşer!He who wears armor falls with a big crash!
Kent, büyük bir ordu tarafından savunuldu.The town was defended by a large army.
Ülkenin açılmasının Japon medeniyeti üzerinde büyük bir etkisi oldu.The opening of the country had a great influence on Japanese civilization.
Okyanusta yüzmek benim en büyük zevkimdir.To swim in the ocean is my greatest pleasure.
Sohbetin hayattaki en büyük zevklerinden biri olduğunu biliyor musun?Do you know that conversation is one of the greatest pleasures in life?
Partiye katılım beklenenden daha büyüktü.The attendance at the party was larger than had been expected.
Biz onun ani ölüm haberine büyük ölçüde şaşırdık.We were greatly surprised at the news of his sudden death.
Hepimiz onun şakalarıyla büyük ölçüde eğlendikWe were all greatly amused by his jokes.
Biz öğrencilerin giriş sınavındaki başarılarından büyük ölçüde sorumluyuz.We are, in large measure, responsible for students' success in the entrance exam.
Kitapları büyüklüklerine göre düzenledik.We arranged the books according to size.
Oğluma büyük babamın adını verdik.We named my son after my grandfather.
Biz onu büyük bir adam olarak görüyor.We regard him as a great man.
Evimin büyük onarımlara ihtiyacı var.My house needs major repairs.
Yangın mahallinde büyük bir kalabalık toplandı.A big crowd gathered at the scene of the fire.
Ateşin kullanılması insanın en büyük icadı olarak kabul edilmektedir.Making use of fire may be regarded as man's greatest invention.
Bilimsel bilgi 16.yüzyıldan beri büyük ölçüde ilerledi.Scientific knowledge has greatly advanced since the 16th century.
Bilimdeki ilerleme hayatımızda büyük bir değişiklik yarattı.The progress of science has brought about great change in our lives.