butünüyle ile cümle

butünüyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.En de onderzoekers moeten compleet worden ingegespt om de metingen aan boord te kunnen verrichten.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.측정을 하기 위해서는 벨트를 단단히 매고 좌석에 몸을 바짝 붙여야만 했습니다.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Les scientifiques ont dû être complètement harnachés pour faire leurs mesures à bord.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Och forskarna måste vara fullt fastspända för att kunna göra mätningar medan de är ombord.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Şi oamenii de ştiinţă trebuie să-şi pună harnaşamentul pentru a face măsurătorile cât timp sunt la bord.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Temos que estar muito bem seguros e presos para fazer estas medições a bordo.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.W tych warunkach naukowcy muszą być uwiązani by móc dokonywać pomiarów na pokładzie.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Y los científicos tienen que ir completamente atados al arnés para hacer las medidas mientras están a bordo.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Και οι επιστήμονες πρέπει να είναι σταθερά δεμένοι για να κάνουν μετρήσεις όσο είναι στο αεροσκάφος.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.А вчені повинні бути повністю прив'язані, щоб робити заміри поки вони на борту.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.А ученые должны были быть полностью привязаны, чтобы делать измерения пока они на борту.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Учените трябва да бъдат напълно оборудвани, за да могат да направят измервания, докато са на борда.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.והמדענים צריכים להיות קשורים היטב על מנת לבצע את המדידות בזמן שהם על המטוס.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.لذا فيجب أن يكون العلماء مربوطين بشكل ٱمن وكامل لكي يأخذوا القياسات من على متن الطائرة.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.安全帯を装着する必要があります。 だからご想像の通り、この飛行機の内部は
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.所以科學家們必須全程系緊安全帶 才能在飛行期間做測量工作
Ve bu bağımsız araştırmanın ilk üç ayından sonra ortaya çıkan fikri bütünüyle Dr.이런 독립적인 조사가 진행된지 3개월 후의 일이였죠.
Ve bu bağımsız araştırmanın ilk üç ayından sonra ortaya çıkan fikri bütünüyle Dr.E l'idea era che dopo i primi tre mesi di questa ricerca indipendente
Ve bu bağımsız araştırmanın ilk üç ayından sonra ortaya çıkan fikri bütünüyle Dr.És az ötlet az volt, hogy ennek a független kutatásnak a három hónapja után mindent bemutatnak Dr.
Ve bu bağımsız araştırmanın ilk üç ayından sonra ortaya çıkan fikri bütünüyle Dr.Het idee was dat ze na drie maanden onafhankelijk onderzoek alles zouden voorstellen aan Dr.
Ve bu bağımsız araştırmanın ilk üç ayından sonra ortaya çıkan fikri bütünüyle Dr.והרעיון היה שאחרי שלושת החודשים הראשונים של המחקר העצמאי
Ve bu bağımsız araştırmanın ilk üç ayından sonra ortaya çıkan fikri bütünüyle Dr.و كانت الفكرة أنه بعد ثلاثة أشهر من هذا البحث الذاتي
Ve bu bağımsız araştırmanın ilk üç ayından sonra ortaya çıkan fikri bütünüyle Dr.プロジェクトの共同メンターであり
Ve dersler bütünüyle kaydedilmiş durumdadır.Eles então pensamos nós iria dizer-lhe como fazer isso, veja se você gostaria que ele.
Ve dersler bütünüyle kaydedilmiş durumdadır.Todas las conferencias se han registrado ya, por lo que no podemos volver atrás y rehacer que.
Ve dersler bütünüyle kaydedilmiş durumdadır.Και τα μαθήματα έχουν όλα καταγραφεί.
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.Během čtyř hodin jsem pak měla možnost sledovat kompletní rozklad schopností mozku zpracovávat informace.
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.E in quattro ore, ho visto il mio cervello perdere completamente la capacità di elaborare le informazioni.
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.In naslednjih štirih urah sem opazovala svoje možgane, popolnoma nezmožne obdelovanja kakršnihkoli informacij.
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.모든 정보를 처리하는 능력을 상실해가는 것을 지켜보았습니다. 출혈이 있던 아침에 저는
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.Przez 4 godziny obserwowałam, jak mój mózg traci zdolność przetwarzania informacji.
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.Và trong vòng 4 tiếng đồng hồ, Tôi đã quan sát toàn bộ tiến trình thoái hóa về khả năng xử lý thông tin.
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.В продължение на 4 часа, наблюдавах как способността на мозъка ми да обработва информация напълно изчезва.
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.Упродовж чотирьох годин я спостерігала, як мій мозок повністю втрачає здатність обробляти інформацію.
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.ובמהלך ארבע שעות ראיתי כיצד מוחי מידרדר לגמרי מבחינת יכולתו
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.وفي خلال مدة أربع ساعات راقبت مخي وهو يتدهور تماماً في قدرته على
Ve takip eden dört saat içinde beynimin bilgi işleme yeteneğinin bütünüyle tükenmesini izledim.自分の脳が情報処理能力を失っていくのを経験しました 大出血を起こしたその朝 私は 歩けず 話せず
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.A všechny se mění na centrální systém, který je plně propojený. Všechny kromě jednoho.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.Cu toate se mişcă în acest sistem central acest sistem complet conectat, toate cu excepţia unuia.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.E si muovono tutti verso un sistema centrale, un sistema perfettamente connesso, tutti tranne uno.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.Et il s'orientent tous vers un système centralisé, ce système entièrement connecté, tous sauf un.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.Ezek mind egy központi rendszer felé fejlődnek, egy teljesen összefüggő rendszer felé, egy kivételével.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.그런 것들은 모두 이런 중앙 집중식 시스템으로옮겨가고 있죠. 이렇게 완전히 연결된 시시템으로요.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.Sie alle bewegen sich auf das Zentralsystem zu, dieses voll vernetzte System.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.Và chúng chuyển dịch vào 1 hệ thống trung tâm, hệ thống liên kết toàn diện này, tất cả ngoại trừ 1.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.Ze verhuizen allemaal naar dit centrale systeem, dit volledig geconnecteerd systeem.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.Όλα μεταφέρονται σε ένα κεντρικό σύστημα, το πλήρως συνδεδεμένο σύστημα, όλα εκτός από ένα.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.וכולן נעות לעבר מערכת מרכזית זו, מערכת מחוברת באופן מלא זו,
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.وكلها تتجه صوب هذا النظام المركزى ، هذا النظام المتكامل الترابط.
Ve tüm bu sistemler bu merkezi siteme gidiyor, bu bütünüyle birbirine bağlı sisteme, bir tanesi dışında.完成しつつあります しかし一つだけ例外があります 何だと思いますか?
Yani aslında önemli olan bütünüyle kelimelerle anlatılamaz olabilecek, gerçek mimari boyutları göstermektir.중요한 것은, 언어로 이해할 수 없다는 특징을 건물로 보여주는 것입니다.
Yani aslında önemli olan bütünüyle kelimelerle anlatılamaz olabilecek, gerçek mimari boyutları göstermektir.אז הדבר החשוב הוא בעצם ליצור את המימדים הארכיטקטוניים האמיתיים, שאולי בכלל אי-אפשר להסבירם במלים,
Yani aslında önemli olan bütünüyle kelimelerle anlatılamaz olabilecek, gerçek mimari boyutları göstermektir.لذا فالشىء الهام فعلا هو تعريف الأبعاد المعمارية الفعلية.. و التي قد لايمكن تفسيرها تماما بكلمات.
Yani aslında önemli olan bütünüyle kelimelerle anlatılamaz olabilecek, gerçek mimari boyutları göstermektir.言葉では全く表現不可能な 建築的要素を取り入れることなのです なぜならそれは比率や、素材や、
Yani, bütünüyle vizyoner olanlar.Quiero decir, que, verdaderamente, son visionarios.
Yani, bütünüyle vizyoner olanlar.Я имею в виду тех, кто действительно имеет видение.
Yani, bütünüyle vizyoner olanlar.先見性("V" word)があるとよく言いますが
Yani şimdi, beynin içine bütünüyle bakabiliyoruz.Acum ne putem uita în tot creierul.
Yani şimdi, beynin içine bütünüyle bakabiliyoruz.Ahora miraremos en el cerebro.
Yani şimdi, beynin içine bütünüyle bakabiliyoruz. Bu özgün parmak izini görebiliyoruz.Jadi kami dapat melihat melalui otak dan melihat sidik jari unik itu.

İlgili Sayfalar