burun ile cümle

burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın."그 날이 캄캄하였었더라면, 하나님이 위에서 돌아보지 마셨더라면, 빛도 그 날을 비취지 말았었더라면,"
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Må den dagen vändas i mörker, må Gud i höjden ej fråga efter den och intet dagsljus lysa däröver.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Måtte den dag bli til mørke! Måtte Gud i det høie ikke spørre efter den, og intet lys stråle over den!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Nech sa obráti ten deň na tmu; nech sa nepýta po ňom Bôh s hora, ani nech nezasvieti naň svetlosť;
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Quel giorno sia tenebra, non lo ricerchi Dio dall'alto, né brilli mai su di esso la luce
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Sea aquel día tinieblas. Dios no pregunte por él desde arriba, ni resplandezca la claridad sobre él
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Se päivä muuttukoon pimeydeksi; älköön Jumala korkeudessa sitä kysykö, älköönkä valonsäde sille paistako.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Ten den ó by byl obrácen v temnost, aby ho byl nevyhledával Bůh shůry, a nebyl osvícen světlem.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Tisti dan – naj postane teman, ne vprašaj po njem Bog od zgoraj, svit mu ne zasij nikdar!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Η ημερα εκεινη να ηναι σκοτος ο Θεος να μη αναζητηση αυτην ανωθεν, και να μη φεγξη επ' αυτην φως.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Да бъде тъмнина оня ден; Бог да го не зачита от горе, И да не изгрее на него светлина.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.День тот да будет тьмою; да не взыщет его Бог свыше, и да не воссияет над ним свет!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.היום ההוא יהי חשך אל ידרשהו אלוה ממעל ואל תופע עליו נהרה׃
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.ليكن ذلك اليوم ظلاما. لا يعتن به الله من فوق ولا يشرق عليه نهار.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.願 那 日 變 為 黑 暗 . 願 神 不 從 上 面 尋 找 他 、 願 亮 光 不 照 於 其 上
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.願那日 變為 黑暗 . 願神 不 從 上面 尋 找他 、 願 亮光 不 照 於 其上
Kaşın seğirdi. Burun deliklerin genişledi.Apanhei-te!
Kaşın seğirdi. Burun deliklerin genişledi."Erwischt!
Kaşın seğirdi. Burun deliklerin genişledi.Fik dig!
Kaşın seğirdi. Burun deliklerin genişledi.Je t'ai eu!
Kaşın seğirdi. Burun deliklerin genişledi.¡Te descubrí!
Kaşın seğirdi. Burun deliklerin genişledi.Trúng rồi!
Kaşın seğirdi. Burun deliklerin genişledi.Σ' έπιασα!
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.A katariak, ezt az 'orrot az orrhoz' dolgot csinálják.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Catarenses, vocês cumprimentam-se com o nariz.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Ihr hier in Katar begrüßt euch mit der Nase.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Katařané, vy děláte to s tím nosem na nos.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Katarczycy! Wy natomiast witacie się nosami.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.카타르인들, 여러분은 코를 맞대죠.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Người Qatar, các bạn chạm mũi
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Orang Qatar, Anda saling menggesekkan hidung.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Qatari, jullie doen neus aan neus.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Uds. los cataríes hacen lo de la nariz con nariz.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Voi, cei din Quatar, faceți nas-la-nas.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Voi qatarioti, voi fate naso a naso.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Vous les Qatariens, vous le faites nez à nez.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Εσείς οι ντόπιοι, χαιρετιόσαστε με τις μύτες σας.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Катарійці взагалі вітаються ніс до носа.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Катарците, вие, хора, си допирате носовете.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.Катарцы вообще нос к носу здороваются.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.אנשי קטאר, אתם מחככים אפים.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.القطريين , أنتم تفعلون الأنف للأنف.
Katarlılar, Sizler burun buruna yaparsınız.なんでですか? 頬までいくのが面倒なんですか?
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Áo khoác đỏ, giày đỏ. Chị ấy đỏ từ đầu đến chân.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Czerowny płaszcz, czerwone buty. Wyszła cała na czerwono.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Een rode jas en rode schoenen. Ze is weggaan helemaal in het rood.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Ein roter Mantel, und rote Schuhe. Sie ging komplett in rot raus.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.En röd kappa, och röda skor. Hon gick ut helt i rött.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Mantel merah, dan sepatu merah. Dia pergi dengan warna merah komplit.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.O haina rosie si pantofi rosii. A iesit imbracata complet in rosu.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Rdeč plašč in rdeči čevlji. Vsa rdeča se je odpravila ven.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Un cappotto rosso, scarpe rosse. E' uscita tutta in rosso.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Un manteau rouge et des chaussures rouges. Elle est sortie complètement en rouge.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Με κόκκινο παλτό, και κόκκινα παπούτσια. Βγήκε έξω ντυμένη εντελώς στα κόκκινα.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Красное пальто и красные туфли. Пошла совершенно красная.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.מעיל אדום, נעלים אדומות. היא יצאה כולה מטופחת ומקושטת באדום.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.معطف أحمر, حذاء أحمر. لقد ذهبت باللون الأحمر بالكامل
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.へえ
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,(113:14) есть у них уши, но не слышат; есть у них ноздри, но не обоняют;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,(14)Уши имат, но не чуват: Ноздри имат, но не миришат;

İlgili Sayfalar