Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Als gevolg van de vluchtelingenstroom uit Burundi en uit Congo, van over het meer.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Dân số tăng do những người tị nạn tràn qua từ Burundi và từ phía bên kia hồ từ Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Ich liczebność wzrasta z napływem uchodźców z Burundi i z drugiego brzegu jeziora, z Kongo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Il numero è salito con i profughi del Burundi e quelli arrivati dal Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.브룬디에서 쏟아져 들어오는 난민들로 사람이 더욱 늘었지요. 호수 건너편 콩고에서도 옵니다.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Leur nombre s'est accru à cause des réfugiés qui arrivent du Burundi et du Congo, par le lac.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Los números aumentaron por los refugiados que van llegando de Burundi y a través del lago desde el Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Numărul a crescut din cauza refugiaților care vin în valuri din Burundi sau trec lacul din Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.O número aumentou devido aos refugiados que vêm em catadupa do Burundi e através do lago, do Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Ο πληθυσμός αυξήθηκε με την έλευση των προσφύγων από το Μπουρούντι και το Κογκό.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Броя на хората се увеличи от бежанците идващи от Бурунди и от езерото от Конго.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Їхня кількість зростає за рахунок біженців, які їдуть з Бурунді і переправляються через озеро із Конго.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Число их растет за счет беженцев, которые едут из Бурунди и переправляются через озеро из Конго.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.מספרם גדל כאשר פליטים זרמו לאיזור מבורונדי ועל פני האגם מקונגו.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.ارتفعت الأعداد عبر تدفق اللاجئين من بورندي وعلى البحيرة من الكنغو.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.湖の対岸のコンゴやブルンディから 押し寄せる難民により 人口が増えました 人々はとても貧しく 他の地域から 食料を買うことができません
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.A fogaikat egyszerűen kiverik egy fém bottal. És egy vörösen izzó forró tűvel átlyukasztják az orrukat.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Deras tänder slogs ut med en metallstång. Och de använde en glödhet järnnål för att göra ett hål genom nosen.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Dinții le sunt zdrobiți cu o bară de metal. Li se face o gaură prin bot cu un ac de fier încins.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Gigi mereka dikikir dengan batang besi. Dan mereka menggunakan jarum besi panas untuk melubangi moncongnya.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.금속 막대로 곰들의 이빨을 후려 치는 것은 기본이고, 주둥이는 뜨겁게 달구어진 철바늘로 구멍이 뚫리기까지 합니다.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Răng của chúng bị đánh gãy bằng chiếc gậy kim loại. Và họ dùng một cái kim nóng đỏ để đâm một lỗ qua mõm.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Zęby wybija im się metalowym prętem. Za pomocą rozgrzanego druta wypala się im dziurę w pysku.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Zuby im v podstate vybijú kovovou tyčou. Cez pysk im urobia dieru rozžeravenou železnou ihlou.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Железным прутом медведям выбивают зубы. До красна раскалённой иглой протыкают носы.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Зъбите им се изкъртват с метален лост. С нажежено желязо се пробива зурлата на животното.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Їм виривають зуби металевим дротом. І розпеченим до жару металевим прутом роблять наскрізну дірку в морді.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.השיניים שלהם מנופצות עם מוט ברזל. ומשתמשים בסיכת ברזל לוהטת כדי לחורר את החוטם שלהם.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.يتم ضرب أسنانهم بقضيب معدني. ويستخدمون إبرة حديدية حمراء حارة لإحداث ثقب عبر الكمامة.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.熱した鉄の針で鼻面を貫かれ穴が開けられます そこで彼らの慣習を変えて熊に依存せずに生活させる
Doğruyu söylediğin için şanslısın. Tüm buruna sahip olan benim babam, ev de dahil.Tu as dit vrai car tout appartient à papa.
Doğu Burunnew- zealand. kgmafrica. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmCabo Orientalnew-zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmCabo Orientalnew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmEast Capenew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmEast Capenew-zealand.kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmEast Capenew-zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmEast Capenew-zealand.kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmEast Capenew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmEast Capenew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmEast Capenew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmFiandre Orientalinew-zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmItä- Flanderiafrica. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmKelet- Flandriaafrica. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmnew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmnew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmnew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmnew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmSantanderafrica. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmΙστ Κέιπnew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmІст- Кейпnew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmСанатандерnew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmكيب الشرقيةnew- zealand. kgm
Doğu Burunnew- zealand. kgmイーストケープnew-zealand.kgm
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.(87:16) Я несчастен и истаеваю с юности; несу ужасы Твои и изнемогаю.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.(88:16) Je suis malheureux et moribond dès ma jeunesse, Je suis chargé de tes terreurs, je suis troublé.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Din tinereţă, sînt nenorocit şi trag să mor, sînt cuprins de spaimele Tale, şi nu ştiu ce să mai fac.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Elendig er jeg og Døden nær, dine Rædsler har omgivet mig fra min Ungdom;
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.ért vetsz el hát Uram engem, [és] rejted el orczádat én tõlem?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Estou aflito, e prestes a morrer desde a minha mocidade; sofro os teus terrores, estou desamparado.