burun ile cümle
burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil là một cậu bé nhỏ với màu xanh vô liêm sỉ mắt và mũi quay lên, và Mary ghét anh ta.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil oli Pikkupoika röyhkeä sininen silmät ja kääntyi ylöspäin nenä, ja Mary vihasivat häntä.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil var en lille dreng med frække blå øjne og en drejet op næse, og Mary hadede ham.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil var en liten pojke med fräcka blå ögon och en uppnäsa, och Mary hatade honom.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil war ein kleiner Junge mit frechen blauen Augen und eine Stupsnase, und Maria hasste ihn.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil was een jongetje met blauwe onbeschaamd ogen en een wipneus, en Mary haatte hem.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Bazyli był małym chłopcem z bezczelną niebieski oczy i zadarty nos, i Mary go nienawidzili.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.눈과 설정되어 업 코, 메리 그를 싫어.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Vasile a fost un băieţel cu albastru neruşinată ochii şi un nas transformat-up, şi Maria l-au urât.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василий бил малко момче с нахални синьо очи и се превърнаха в носа, и Мария го мразели.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василий был маленьким мальчиком с наглыми синий глаза и вздернутый нос, и Мэри ненавидела его.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василь був маленьким хлопчиком з нахабними синій очі і кирпатий ніс, і Мері ненавиділа його.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.עיניים אף סולד, ומרי שנאו אותו.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.يكره العينين والأنف تحولت المتابعة ، ومريم عليه.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.彼女は一日遊んできたのと同様に、木の下で一人で遊んでいた
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.C'è un gran naso che non sembra essere collegato a nulla in particolare.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Có một cái mũi rất lớn có vẻ như không được liên hệ với bộ phận nào cụ thể.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Een zeer grote neus die schijnbaar niet verbonden is met iets in het bijzonder.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Há um nariz muito largo que parece não estar ligado a nada em particular.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Hay una nariz muy grande que no parece estar conectada a nada en particular.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Il y a un très gros nez qui ne semble pas être relié à quoi que ce soit en particulier.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Itt egy hatalmas orr is, ami látszólag semmihez sem kapcsolódik.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Jest też bardzo duży nos, który wydaje się nie łączyć z niczym konkretnym.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Je tu také opravdu velký nos, který jako by nebyl připojený k něčemu konkrétnímu.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.매우 큰 코도 있는데요. 특별히 다른 어떤 것과도 연결되 보이지 않네요.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Potom tu máme veľmi veľký nos, ktorý akoby ani nebol k ničomu pripojený.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Un nas foarte mare care nu pare a fi conectat cu nimic.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Μια πολύ μεγάλη μύτη, που δε φαίνεται να συνδέεται με κάτι συγκεκριμένο.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Има много голям нос, който изглежда не е свързан с нищо.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Очень большой нос, который, судя по всему, ни с чем особенно не связан.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.ויש אף גדול מאוד שלא נראה מחובר לשום דבר.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.وهناك أنف كبير جداً لا يبدو أنه يرتبط بأي شيء على وجه الخصوص.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.特に何ともつながっていません この図を最近の
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.A kedvencem a középső - az MP3 lejátszó, orrszőrzet vágó és Crème Brûlée készítő.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Kesukaan saya yang di tengah -- pemutar MP3, alat merapikan bulu hidung, dan pembakar creme brulee.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Mijn favoriet is de middelste -- die met mp3-speler, neushaarknipper en crème-brûléebrander.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Min favorit är den i mitten -- med MP3-spelare, näshårstrimmer och crème brulée-brännare.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.O meu favorito é o do meio — leitor de MP3, aparador de pelos nasais e queimador de leite creme.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Tôi thích cái ở giữa -- máy nghe MP3, cạo lông mũi, và quẹt ga.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Средният ми е любим - с МП3 плейър, с машинка за подстргване на космите на носа и горелка за крем брюле.
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.8 마리의 대서양 주먹코 돌고래 중 3 마리가 제 옆으로 있습니다.
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.Alături de mine sunt 3 din cei 8 delfini atlantici:
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.Avec moi, il y a trois de nos huit Grands Dauphins
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.Bei mir sind 8 große Tümmler:
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.Con me ci sono tre dei nostri otto delfini Tursiope dell'Atlantico:
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.Cùng tham gia có 3 trong 8 cá heo loài lớn thuộc Đại Tây Dương của chúng tôi:
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.Me acompañan tres de nuestros ocho delfines nariz de botella del Atlántico:
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.Obok mnie są trzy z naszych ośmiu atlantyckich delfinów butlonosych.
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.Рядом со мной три из наших восьми атлантических афалин:
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.מצטרפים אלי שלושה משמונת הדולפינים מסוג "אטלנטי אף-בקבוק ":
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.ويتواجد معي ثلاثة من دلافيننا الثمانية:
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.ここで最初に生まれた20歳のチェサピーク
Beyaz burun sendromu yarasa nüfusunu yok etti.A fehér orr szindróma nagy denevérpopulációkat söpört el.
Beyaz burun sendromu yarasa nüfusunu yok etti.A síndrome do nariz branco dizimou populações de morcegos.
Beyaz burun sendromu yarasa nüfusunu yok etti.Die Weißnasenkrankheit hat ganze Fledermauspopulationen ausgerottet.
Beyaz burun sendromu yarasa nüfusunu yok etti.El síndrome de nariz blanca ha arrasado la poblacion de murciélagos.
Beyaz burun sendromu yarasa nüfusunu yok etti.Het witte-neussyndroom heeft vleermuispopulaties uitgeroeid.
Beyaz burun sendromu yarasa nüfusunu yok etti.Hvid næse lidelsen har udslettet hele flagermusebestande.
Beyaz burun sendromu yarasa nüfusunu yok etti.La White nose syndrome (sindrome del naso bianco) ha sterminato la popolazione dei pipistrelli.
Beyaz burun sendromu yarasa nüfusunu yok etti.Le Syndrome du nez blanc a décimé des populations de chauves-souris.