burun ile cümle
burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kısmen ya da tamamen yeni bir kimliğe bürünür.Chứng minh bằng một phương pháp hay hướng đi hoàn toàn mới mẻ.
Burunları büyük ve genellikle siyahtır.Mũi lớn, rộng và luôn có màu đen.
Beagle'lar kendi burunlarının dikine gitmeye eğilimlidirler(karaktere göre farklılık gösterebilir).Beagle có khuynh hướng đi theo những gì chúng đánh hơi thấy.
Ayrıca burun delikleri eşit boyutta ve akıntısız olmalıdır.Đôi tai và mũi của cô cũng có độ lớn bất bình thường.
Kulak, Burun, Boğaz Mütehassısıdır.Dĩ Mông năng, nghi dụng Mông.
Burun siyahtır.Mũi đen.
Ağız ve burunları hortum gibi uzamıştır.Mũi và môi trên kéo dài thành vòi ngắn.
Bazen bereler ve burun kanamaları görülebilir.Đôi khi có kèm tân mạch, xuất huyết.
Neredeyse kırık burun.「ほとんど潰れた鼻。
Ruanda nüfusunun %84'ü ve Burundi nüfusunun %85'i Hutu kökenlidir.CIAによるとルワンダ人の84%、ブルンジ人の85%がフツである。
Genellikle at gibi göründüğü söylenir ama insan formuna da bürünebilir.普段は竜の姿をしているが、人間形態にも変身できる。
İlkbahar ve yaz aylarında parlak yeşil renge bürünürler.春や夏には鮮やかな緑。
Rocco Leonore'nin kocasını kurtarmak için nasıl Fidelio kılığına bürünüp onu taklit ettiğini anlatır.) ロッコは、レオノーレが自分の夫を助けるために、変装してフェデリオとして働いてきたことを説明する。
Kim Teŋriden qorχsa daγï kim köŋül bile burun saγïšlasa, nečik uyat bolγay?!誰が何と云つたつて僕を信じていらつしやい。
Yeryüzü yeşilliğe büründüğü zaman ağaç altına toplanılıp kurbanlar kesilir.伊吹山の麓に大雨が降り、大地が激しく震えた。
Burun boşluğunun dış yan duvarının da bir kısmını oluşturur.続いて鼻涙管の骨壁の一部も形成している。
Jean-Baptiste Bagaza (29 Ağustos 1946 - 4 Mayıs 2016), Burundili asker ve siyasetçi.ジャン=バティスト・バガザ(Jean-Baptiste Bagaza, 1946年 - 2016年5月4日)は、ブルンジの政治家・軍人で大統領。
Burun siyahtır.鼻が黒い。
Saido Berahino (4 Ağustos 1993) Burundi doğumlu, İngiliz futbolcudur.サイド・ベラヒーノ (Saido Berahino, 1993年8月4日 - )は、ブルンジ出身のフツ人プロサッカー選手。
Burundi'nin resmî dili olan Kirundi ile karşılıklı anlaşılabilirliği vardır.ルワンダ語は隣国ブルンジの公用語であるルンディ語(Kirundi)と相互に理解可能である。
Semptomlar arasında öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı (rinore) ve ateş yer alır.口から灼熱の炎を吐き、地響きや真空波なども引き起こす。
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.仮面の男:主人公を追い回す仮面を被った男。
Kedi kılığına bürünmeyi çok sever.剃毛を性的に好むようである。
Fakat MÖ 7. yüzyıldan itibaren gerçek bir şehir devleti karakteristiğine bürünmüştür.紀元前7世紀中ごろ、街は正式な計画に従って整備された。
Sayacılar keçi derisine bürünürler.ボツ原稿はヤギに食べさせている。
Vücutları yuvarlağımsıdır ve burunları diğer farelerdeki gibi sivri değildir.頭部は丸く、頸部は他のヘビ類のようにはくびれていない。
Burun kanalları çok büyüktür.鼻腔は非常に大きい。
Çünkü Srebrenica bölgesi sise büründü tamamen.事実上ミンスク・ワールドは閉鎖となっている。
Suya dalarken burun ve kulak deliklerini kapatır.水中にいる間は鼻腔と耳を閉じることができる。
Burun delikleri başının üstünde yer alır.鼻孔は頭の上部に付いている。
Burun deliklerini kapatıp açabilirler.鼻孔は閉じる事ができる。
Snape gibi kanca bir buruna sahip.蛇のように長い舌を持つ。
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.骨头(尤其是鼻子)可能會畸形 。
Ruanda nüfusunun %84'ü ve Burundi nüfusunun %85'i Hutu kökenlidir.根据美国中央情报局的资料,84%的卢旺达人以及85%的布隆迪人属胡图族。
Yeryüzü yeşilliğe büründüğü zaman ağaç altına toplanılıp kurbanlar kesilir.陆上的玉米作物毁于一旦,果树上的果实跌落。
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.近期发生的颅骨创伤可能会使鼻腔细菌进入脑膜。
Burunda kabarcıklar da meydana gelebilir.杂环化合物也可能会出现。
Güncel nüfusu Ruanda, Burundi, Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğu kısmında yaşar.族群分布在卢旺达、布隆迪、乌干达和刚果民主共和国东部。
Bebeği doğurduktan sonra ölümle burun buruna gelir.男童死後鼻孔鮮血直流。
29 İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.一旦在山上,马太福音(17:2)说耶稣“变了形象,脸面明亮如日头,衣裳洁白如光。
Burun siyahtır.鼻端黑色。
Günahkar kimseler mezarda bir hayvan şekline bürünür ve Ubır haline gelir.忌者中以蜚語,巡撫吳重憙疏辨其冤,上卒優容之。
Yeşil Burun Adaları'nın başkentidir.首府綠山城。
Tumşuk ise burun demektir.忤意,即自捫其鼻。
Çünkü o diğer dostları gibi belli bir surete bürünmezdi.你不再跟她像朋友般聊天。
Omurgalılarda ise uzamış burundur.興化話本來都保留著的鼻韻母。
Burundi-Tanzanya, Ruanda-Tanzanya, Burundi-Ruanda ve Tanzanya-Uganda sınırlarının bir kısmını oluşturur.該河部分河段為盧旺達─布隆迪、盧旺達─坦桑尼亞、坦桑尼亞─烏干達邊境的一部分。
Tutuklanan anne ve oğluna işkence yapılarak her ikisinin de burunları kesildi.其母亲凛因头上有角而饱受欺凌,母子俩受尽折磨。
9 inçlik uzun burunlu maskesiyle dikkat çeker.短而大的鼻子,有時會飾以數根突出的鼻毛。
O sırada Peter'a bir yıldırım çarpar ve Peter, ölümle burun buruna gelir.敲門聲響起---彼得堅持那是死神敲門。
Ancak gitiği zamanda, kimliğine büründüğü kişiye ait hiçbir geçmiş ve gelecek bilgisine sahip değildir.但本人卻記不得過去、有時會和過去的自己進行人格轉換。
Fakat Kovalyov burununu yüzüne geri takmayı başaramaz.楚留香找到無花戳穿其面目。
Tumşuk ise burun demektir.구강(口腔)은 입안을 뜻한다.
Genellikle at gibi göründüğü söylenir ama insan formuna da bürünebilir.종종 '여성'이라고 하지만 드물게 남성으로 묘사되기도한다.
Çünkü o diğer dostları gibi belli bir surete bürünmezdi.그는 자기 형제들처럼 눈에 띄는 삶을 살지 않았다.
Koku almada burun deliklerini değil dillerini kullanırlar.성우가 목소리 연기를 하는 것이 아니라 한국어 자막을 사용했다.
Burun delikler dışa doğru yönelmektedir.수염이 나는 반대 방향으로 면도한다.
Kısa burunlu tırtak (Delphinus delphis), Akdeniz alt türüdür.짧은부리참돌고래(Delphinus delphis)는 참돌고래의 일종이다.
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.허름한 옷만을 입고 속인의 옷을 입는 자에게 죄를 줄 것.
Ayrıca gözleri ve burun delikleri de küçük sayılırdı.또한 눈과 목 등도 미묘하게 작아졌음을 알 수 있다.