Ana içeriğe geç
Sözlük

burun ile cümle

burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.På Bahamasøerne, har vi også bosiddende øresvin der interagerer socialt med de plettede delfiner.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.Tady na Bahamách sídlí také delfín skákavý, který se socializuje s kapverdskými delfíny.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.Στις Μπαχάμες, έχουμε επίσης το ρινοδέλφινο που συναναστρέφεται κοινωνικά με τα δελφίνια με τα στίγματα.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.В багамских водах обитают афалины, которые поддерживают социальные связи с пятнистыми дельфинами.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.На Багамах проживають також афаліни, які соціально взаємодіють з крапчастими дельфінами.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.באיי-בהאמה, גר דרך קבע דולפין בעל אף-בקבוק הבא במגע חברתי עם הדולפינים המנומרים.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.في الباهاما لدينا أيضاً دلافين قارورية المنقار تتفاعل اجتماعياً مع الدلافين المرقَّطة
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.マダライルカと交流しています お互いに子供の面倒を見たり
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.A minap éppenséggel kotnyeles kölyöknek nevezett.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.De fapt, mi-a spus că sunt ca un copil băgăcios zilele trecute.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.En fait, il m'a traité de gosse qui se mêle de tout, l'autre jour.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Er hat mich letzens tatsächlich ein aufrdringliches Kind genannt.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Hij noemde mij onlangs een bemoeial.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Hôm kia nó còn bảo tôi là kẻ phá đám.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Ia sebenarnya menyebut saya turut campur di suatu hari.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.하루는 절 참견쟁이*라 하더군요 (*스쿠비두에서 나온 유행어)
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.L'altro giorno mi ha persino chiamato ragazzo impiccione.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Me llamó niño chismoso el otro día.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Nazwał mnie nawet któregoś dnia wścibskim dzieciakiem.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Outro dia, chamou-me "miúdo intrometido".
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Μάλιστα με είπε ανακατωσούρη τις προάλλες!
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Всъщност ме нарече досадно хлапе оня ден.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Недавно он обозвал меня "надоедливым мальцом".
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.הוא ממש קרא לי יום אחד "ילד חטטן."
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.لقد نعتني بالطفل الفضولي ذلك اليوم
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.(笑)
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Adjátok nekem a maradékot, amit az iskolatársaim lesajnáltak."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Dajte mi zvyšky, nad ktorými moji spolužiaci ohrnuli nosy."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Dați-mi resturile de mâncare pe care le-au lăsat colegii mei mofturoși."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Dejte mi zbytky, nad kterými moji spolužáci ohrnují nos."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Gebt mir die Essensreste, die meine Mitschüler nicht haben wollten."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Ge mig matresterna som mina skolkamrater har lämnat."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Hãy đưa con thức ăn thừa mà bạn bè con đã bỏ đi."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""학교 친구들이 질색하고 안먹을 먹다 남은 잔반을 좀 주세요."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Por favor denme las sobras que mis compañeros no quieren comer".
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Potete darmi il cibo rifiutato dai miei compagni?"
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Δώστε μου τα αποφάγια που οι συμμαθητές μου απέρριψαν".
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Дайте ми отпадъците, които моите съученици не искат да ядат."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""תנו לי את השאריות שחברי ללימודים עיקמו את אפם לעומתם."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""أعطني بقايا الطعام التي ترّفع عنها أصدقائي في المدرسة."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin."とお願いし 地元のパン屋に行っては 古くなったパンをもらいました
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil adalah seorang anak kecil dengan biru kurang ajar mata dan hidung berubah-up, dan Mary membencinya.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil bol malý chlapec s drzým blue oči a noštekom, a Mary ho nenávidela.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil byl malý chlapec s drzým blue oči a nosíkem, a Mary ho nenáviděla.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basile est un petit garçon en bleu insolent les yeux et un nez retroussé, et Marie le détestait.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil egy kisfiú szemtelen kék Szem-és egy bekapcsolt fel az orr, és Mary gyűlölte őt.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basílio era um garotinho com azul impudent olhos e um nariz arrebitado, e Maria o odiava.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basilio era un niño pequeño de color azul insolente los ojos y una nariz respingada, y María lo odiaba.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basilio era un ragazzino con il blu impudente occhi e un naso all'insù, e Maria lo odiava.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil je bil majhen deček z modro impudent oči in nos obrnjen navzgor, in Mary ga sovražil.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil là một cậu bé nhỏ với màu xanh vô liêm sỉ mắt và mũi quay lên, và Mary ghét anh ta.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil oli Pikkupoika röyhkeä sininen silmät ja kääntyi ylöspäin nenä, ja Mary vihasivat häntä.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil var en lille dreng med frække blå øjne og en drejet op næse, og Mary hadede ham.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil var en liten pojke med fräcka blå ögon och en uppnäsa, och Mary hatade honom.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil war ein kleiner Junge mit frechen blauen Augen und eine Stupsnase, und Maria hasste ihn.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil was een jongetje met blauwe onbeschaamd ogen en een wipneus, en Mary haatte hem.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Bazyli był małym chłopcem z bezczelną niebieski oczy i zadarty nos, i Mary go nienawidzili.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.눈과 설정되어 업 코, 메리 그를 싫어.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Vasile a fost un băieţel cu albastru neruşinată ochii şi un nas transformat-up, şi Maria l-au urât.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василий бил малко момче с нахални синьо очи и се превърнаха в носа, и Мария го мразели.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
burun ile cümle - Sayfa 12 - burun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App