"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Potete darmi il cibo rifiutato dai miei compagni?"
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Δώστε μου τα αποφάγια που οι συμμαθητές μου απέρριψαν".
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Дайте ми отпадъците, които моите съученици не искат да ядат."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""תנו לי את השאריות שחברי ללימודים עיקמו את אפם לעומתם."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""أعطني بقايا الطعام التي ترّفع عنها أصدقائي في المدرسة."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin."とお願いし 地元のパン屋に行っては 古くなったパンをもらいました
Barmen odaya girdi, o, Marvel gördüm merakla buruşturup bahçesinde ve mutfak kapı karşı mücadele.the 바텐더가이 방에 들어왔을로서 그는 마블보고 호기심까지 구겨진 and 마당, 부엌시킨 문에 고민.
Barmen odaya girdi, o, Marvel gördüm merakla buruşturup bahçesinde ve mutfak kapı karşı mücadele.Як бармен увійшли в кімнату він побачив Marvel як дивно зім'яв і боротьба з дверей, що вела у двір і кухня.
Barmen odaya girdi, o, Marvel gördüm merakla buruşturup bahçesinde ve mutfak kapı karşı mücadele.كما بارمان دخلت الغرفة رأى أعجوبة ، تكوم صعودا والغريب تكافح ضد الباب الذي أدى إلى فناء ومطبخ.
Barmen odaya girdi, o, Marvel gördüm merakla buruşturup bahçesinde ve mutfak kapı karşı mücadele.庭とキッチンに導いたドアに苦戦。 バーテンは躊躇し、マーベルがに巻き込まれながら、ドアが開いて飛んで
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil adalah seorang anak kecil dengan biru kurang ajar mata dan hidung berubah-up, dan Mary membencinya.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil bol malý chlapec s drzým blue oči a noštekom, a Mary ho nenávidela.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil byl malý chlapec s drzým blue oči a nosíkem, a Mary ho nenáviděla.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basile est un petit garçon en bleu insolent les yeux et un nez retroussé, et Marie le détestait.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil egy kisfiú szemtelen kék Szem-és egy bekapcsolt fel az orr, és Mary gyűlölte őt.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basílio era um garotinho com azul impudent olhos e um nariz arrebitado, e Maria o odiava.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basilio era un niño pequeño de color azul insolente los ojos y una nariz respingada, y María lo odiaba.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basilio era un ragazzino con il blu impudente occhi e un naso all'insù, e Maria lo odiava.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil je bil majhen deček z modro impudent oči in nos obrnjen navzgor, in Mary ga sovražil.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil là một cậu bé nhỏ với màu xanh vô liêm sỉ mắt và mũi quay lên, và Mary ghét anh ta.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil oli Pikkupoika röyhkeä sininen silmät ja kääntyi ylöspäin nenä, ja Mary vihasivat häntä.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil var en lille dreng med frække blå øjne og en drejet op næse, og Mary hadede ham.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil var en liten pojke med fräcka blå ögon och en uppnäsa, och Mary hatade honom.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil war ein kleiner Junge mit frechen blauen Augen und eine Stupsnase, und Maria hasste ihn.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil was een jongetje met blauwe onbeschaamd ogen en een wipneus, en Mary haatte hem.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Bazyli był małym chłopcem z bezczelną niebieski oczy i zadarty nos, i Mary go nienawidzili.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.눈과 설정되어 업 코, 메리 그를 싫어.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Vasile a fost un băieţel cu albastru neruşinată ochii şi un nas transformat-up, şi Maria l-au urât.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василий бил малко момче с нахални синьо очи и се превърнаха в носа, и Мария го мразели.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василий был маленьким мальчиком с наглыми синий глаза и вздернутый нос, и Мэри ненавидела его.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василь був маленьким хлопчиком з нахабними синій очі і кирпатий ніс, і Мері ненавиділа його.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.עיניים אף סולד, ומרי שנאו אותו.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.يكره العينين والأنف تحولت المتابعة ، ومريم عليه.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.彼女は一日遊んできたのと同様に、木の下で一人で遊んでいた
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.C'è un gran naso che non sembra essere collegato a nulla in particolare.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Có một cái mũi rất lớn có vẻ như không được liên hệ với bộ phận nào cụ thể.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Een zeer grote neus die schijnbaar niet verbonden is met iets in het bijzonder.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Há um nariz muito largo que parece não estar ligado a nada em particular.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Hay una nariz muy grande que no parece estar conectada a nada en particular.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Il y a un très gros nez qui ne semble pas être relié à quoi que ce soit en particulier.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Itt egy hatalmas orr is, ami látszólag semmihez sem kapcsolódik.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Jest też bardzo duży nos, który wydaje się nie łączyć z niczym konkretnym.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Je tu také opravdu velký nos, který jako by nebyl připojený k něčemu konkrétnímu.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.매우 큰 코도 있는데요. 특별히 다른 어떤 것과도 연결되 보이지 않네요.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Potom tu máme veľmi veľký nos, ktorý akoby ani nebol k ničomu pripojený.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Un nas foarte mare care nu pare a fi conectat cu nimic.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Μια πολύ μεγάλη μύτη, που δε φαίνεται να συνδέεται με κάτι συγκεκριμένο.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Има много голям нос, който изглежда не е свързан с нищо.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.Очень большой нос, который, судя по всему, ни с чем особенно не связан.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.ויש אף גדול מאוד שלא נראה מחובר לשום דבר.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.وهناك أنف كبير جداً لا يبدو أنه يرتبط بأي شيء على وجه الخصوص.
Belirli bir şeye bağlı olduğu görülmeyen büyük bir burun var.特に何ともつながっていません この図を最近の
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.A kedvencem a középső - az MP3 lejátszó, orrszőrzet vágó és Crème Brûlée készítő.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Kesukaan saya yang di tengah -- pemutar MP3, alat merapikan bulu hidung, dan pembakar creme brulee.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Mijn favoriet is de middelste -- die met mp3-speler, neushaarknipper en crème-brûléebrander.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Min favorit är den i mitten -- med MP3-spelare, näshårstrimmer och crème brulée-brännare.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.O meu favorito é o do meio — leitor de MP3, aparador de pelos nasais e queimador de leite creme.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Tôi thích cái ở giữa -- máy nghe MP3, cạo lông mũi, và quẹt ga.
Benim favorim ortadaki- MP3 çalar, burun kılı makası ve créme brulée hamlaçı.Средният ми е любим - с МП3 плейър, с машинка за подстргване на космите на носа и горелка за крем брюле.
Benimle birlikte şu an sekiz şişe burunlu atlantik yunusundan üçü var.8 마리의 대서양 주먹코 돌고래 중 3 마리가 제 옆으로 있습니다.