Ana içeriğe geç
Sözlük

buru ile cümle

buru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Dovete avere osservato come indossato, rugosa e colorate erano.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Du måste själv ha sagt hur slitna, skrynkliga och missfärgade de var.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Du skal selv have bemærket, hvordan slidt, rynket, og farves de var.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Meg kell magad is megjegyezte, hogy kopott, ráncos, és festett voltak.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Morate sami so pripomnili, kako je obrabljena, nagubana, in obarvajo so bili.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Musisz sam pan zauważył, jak zużyte, pomarszczona i zabarwione są.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Musíte si poznamenali, ako opotrebovaný, vráskavá, a farebné boli.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Musíte si poznamenali, jak opotřebovaný, vrásčitá, a barevné byli.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Sie müssen selbst bemerkt haben, wie abgenutzt, zerknittert, und gefärbt waren.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Sinun on itse huomannut miten kuluneet, ryppyinen, ja värjätä ne.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Trebuie să te purtat cum au remarcat, încreţită, şi se colorează au fost.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.U moet zelf hebben opgemerkt hoe gedragen, gerimpeld, en bevlekt waren.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Usted debe haber observado cómo usar, arrugada y manchada que eran.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Você deve-se ter observado como gasto, enrugada, e eles estavam manchadas.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Vous devez vous ont remarqué combien usés, ridée, et ils étaient tachés.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Πρέπει ο ίδιος παρατήρησε πώς φοριέται, ρυτίδες, και χρωματίζονται ήταν.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Ви повинні самі помітили, як носити, зморшками, і фарбують їх.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Вы должны сами заметили, как носить, морщинами, и окрашивают их.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Трябва да себе си отбелязал колко носи, те са намачкани, и се оцветяват.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.Alle Bahamas, abbiamo anche dei tursiopi residenti che interagiscono socialmente con le stenelle maculate.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.Auf den Bahamas sind auch ein paar Tümmler ansässig, die mit den Fleckendelfinen sozial interagieren.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.Bahamy obývajú aj delfíny skákavé, ktoré udržiavajú kontakt s delfínmi škvrnitými.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.În Bahamas mai trăiesc și delfini cu bot gros care interacționează cu delfinii pestriți.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.우리가 바하마에서 연구하던 곳에는 큰돌고래도 상주해서 알락돌고래들과 사회적으로 교류했습니다.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.Na Bahamach mam także butlonosy, które integrują się z delfinami plamistymi.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.På Bahamasøerne, har vi også bosiddende øresvin der interagerer socialt med de plettede delfiner.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.Tady na Bahamách sídlí také delfín skákavý, který se socializuje s kapverdskými delfíny.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.Στις Μπαχάμες, έχουμε επίσης το ρινοδέλφινο που συναναστρέφεται κοινωνικά με τα δελφίνια με τα στίγματα.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.В багамских водах обитают афалины, которые поддерживают социальные связи с пятнистыми дельфинами.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.На Багамах проживають також афаліни, які соціально взаємодіють з крапчастими дельфінами.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.באיי-בהאמה, גר דרך קבע דולפין בעל אף-בקבוק הבא במגע חברתי עם הדולפינים המנומרים.
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.في الباهاما لدينا أيضاً دلافين قارورية المنقار تتفاعل اجتماعياً مع الدلافين المرقَّطة
Bahamalar'da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor.マダライルカと交流しています お互いに子供の面倒を見たり
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.A minap éppenséggel kotnyeles kölyöknek nevezett.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.De fapt, mi-a spus că sunt ca un copil băgăcios zilele trecute.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.En fait, il m'a traité de gosse qui se mêle de tout, l'autre jour.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Er hat mich letzens tatsächlich ein aufrdringliches Kind genannt.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Hij noemde mij onlangs een bemoeial.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Hôm kia nó còn bảo tôi là kẻ phá đám.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Ia sebenarnya menyebut saya turut campur di suatu hari.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.하루는 절 참견쟁이*라 하더군요 (*스쿠비두에서 나온 유행어)
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.L'altro giorno mi ha persino chiamato ragazzo impiccione.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Me llamó niño chismoso el otro día.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Nazwał mnie nawet któregoś dnia wścibskim dzieciakiem.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Outro dia, chamou-me "miúdo intrometido".
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Μάλιστα με είπε ανακατωσούρη τις προάλλες!
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Всъщност ме нарече досадно хлапе оня ден.
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.Недавно он обозвал меня "надоедливым мальцом".
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.הוא ממש קרא לי יום אחד "ילד חטטן."
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.لقد نعتني بالطفل الفضولي ذلك اليوم
Bana ertesi gün burunlu çocuk dedi.(笑)
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Adjátok nekem a maradékot, amit az iskolatársaim lesajnáltak."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Dajte mi zvyšky, nad ktorými moji spolužiaci ohrnuli nosy."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Dați-mi resturile de mâncare pe care le-au lăsat colegii mei mofturoși."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Dejte mi zbytky, nad kterými moji spolužáci ohrnují nos."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Gebt mir die Essensreste, die meine Mitschüler nicht haben wollten."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Ge mig matresterna som mina skolkamrater har lämnat."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Hãy đưa con thức ăn thừa mà bạn bè con đã bỏ đi."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""학교 친구들이 질색하고 안먹을 먹다 남은 잔반을 좀 주세요."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Por favor denme las sobras que mis compañeros no quieren comer".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod