Uyandığında ağzından ve burnundan gerçekten kan gelmektedir.Allerdings: ich hafte nicht, wenn Sie am Ende Aus Mund und Nase bluten.
Bu moment uçağın burnunu kaldırır.Die Nase des Flugzeugs sackte ab.
Buradan Ünye burnu görülebilir.Von dort aus lässt sich die Elbmündung sehen.
16. yakında biz onun burnunu damgalayacağız.14 und die Oper Die Nase op.
Gize'de bulunan Sfenks'in burnu Sufi Müslüman fanatikler tarafından kırılmıştır.Eine junge Muslimin im Hidschab hört ihnen dabei ironisch lächelnd zu.
Tokat yöresinde "gül burnu" olarak bilinir.Im Volksmund wird die Grünanlage „Rosengärtchen“ genannt.
Selvi Burnu ile Anadolukavağı arasında yer alır.Zwischen Auge und Nasenloch verläuft eine Längsfurche.
Eğitimler sırasında burnunu da kırdığını söylüyor.Im Rahmen ihrer Ausbildung lernte sie das Weben.
Bu bağlamda sıralamada, Horn Burnu, Diego Ramirez Adaları ve Ateş Toprakları burasını geride bırakır.In dieser Hinsicht laufen ihr das Kap Hoorn, die Diego-Ramírez-Inseln und Feuerland den Rang ab.
Burnu kırılan Ba, 43. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı.Aufgrund von Ausschreitungen wurde das Spiel in der 44. Spielminute abgebrochen.
Mora'nın güneybatı ucundaki Gallo Burnu'nun açıklarında iki dev Donanma karşı karşıya geldi.Schließlich sichtete Prien im äußersten Nordosten der Bucht zwei große Kriegsschiffe.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Schweinefresse, Stutenarsch, Metzgerhund, ungetaufte Stirn, gefickt sei deine Mutter!
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnunu geçti.1488 erreichte Bartolomeu Dias das Kap der Guten Hoffnung.
Khersones Burnu, onun son direnek bölgesiydi.Das prußische Gebiet um Kulm war sein Kriegsziel.
Bart, mücadele eder fakat yanlışlıkla Nelson'un burnundan kan gelmesine neden olur.Als er Bart festhält, schlägt dieser Nelson auf die Nase, woraufhin sie blutet.
Burnu tümsekliydi.Die Nase war etwas flacher geraten.
Adanın en doğu ucu Kap San Juan burnunu oluşturur.Den östlichsten Punkt der Insel bildet das Kap San Juan.
Kedi burnunu pencereye dayadı.Le chat a appuyé son nez contre la fenêtre.
Pinokyo dedi ki: "Şimdi benim burnum uzayacak."Pinocchio dit : "Maintenant mon nez va s'allonger".
Burnun kanıyor.Tu as saigné du nez.
Burnu büyüktü.Il a pris le melon.
Oraya bir burnumuzu soktuk.On y a fourré le nez.
Örneğin, bir F-16 burnu Von Karman şekline çok benzemektedir.Par exemple, la pointe avant des F-16 ressemble fortement à une forme de Von Karman.
Justinianos'un burnu ve dili kesilip, Kırım'da Cherson'a sürgüne gönderildi.Le nez et la langue de Justinien sont coupés, puis il est envoyé en exil à Chersonèse en Crimée.
Bu oluşum nedeniyle Sarayburnu'nun burnu bugün olduğundan daha belirgindi.En raison de cette formation, le point de Sarayburnu était plus visible qu'il ne l'est aujourd'hui.
Uyandığında ağzından ve burnundan gerçekten kan gelmektedir.Des cris sont entendus alors que le sang sort de son nez et de sa bouche.
1482 yılında Diogo Cão Kongo’yu keşfedecek ve 1486 yılında bugünkü Namibya’da bulunan Haç Burnu’na ulaşmıştır.En 1482, le fleuve Congo est exploré par Diogo Cão qui en 1486 atteint le Cape Cross dans l'actuelle Namibie.
Eğitimler sırasında burnunu da kırdığını söylüyor.Gene lui casse le nez durant une session d'entraînement.
Wallace'ın kel bir kafası, kocaman kepçe kulakları ve de kocaman bir burnu vardır.Lucario a un grand nez et de grandes oreilles.
Onların öfkelerinden kaçarak, Kafireas burnunda bulunan bir kaleye sığındılar.Puis, comme elle ne veut plus se séparer de lui, ils sautent ensemble dans le volcan qui les recrache.
1487 yıllarında Bartolomeu Dias, Ümit Burnu'na, 1498 yılında da Vasco de Gama, Hindistan'a ulaşmayı başardı.En 1488, Bartolomeu Dias dépasse le cap de Bonne-Espérance et Vasco de Gama arrive aux Indes en 1498.
16. yakında biz onun burnunu damgalayacağız.Juste après, son nez se met à saigner.
Çalgıya daha korkutucu bir görünüm vermek amacıyla chusingin burnuna püsküller de asılabilmektedir.Mais Nanshe peut également apparaître avec un visage plus menaçant.
Yani küme, atın tam burnunun ucunda denebilir.Elles permettent de placer le cheval en lui fléchissant la nuque.
Pinokyo periye yalan söyledikçe burnu uzamakta ve herkes yalan söylediğini fark etmektedir.Le personnage de fiction Pinocchio est connu pour son nez qui grandit à chaque fois qu'il ment.
Yutak: (farinks veya farenks) ağız ve burnun hemen arkasındaki boyun bölümüdür.Elle est connue pour ses bières à base d'épeautre (la Joseph) et de sarrasin (la Sara).
Agrippa, Sextus'un donanmasıyla Naulochus burnu önlerinde karşılaştı.À Naulochus, Agrippa rencontre la flotte de Sextus.
Burnu yoktur.Pas de rostre.
Roca Burnu, (Portekizce: Cabo da Roca), Avrupa'nın en batı ucu.Le Cabo da Roca (le cap de Roca) est le point le plus occidental du continent européen.
Devlet başkenti eski ismi "Tanjung Puteri (Prenses Burnu)" olan Johor Bahru'dır.Sa capitale est Johor Bahru, autrefois Tanjung Puteri.
29 Mayıs'ta Ümit Burnu'nu dolanırken, dört gemisini tüm mürettebatıyla birlikte yitirdi.Au cours du mois de mars, il sombre avec tout son équipage.
1488'de Burnu keşfeden Portekizli Bartolomeu Dias da ölenler arasındaydı.Le cap de Bonne-Espérance a été découvert en 1488 par l'explorateur portugais Bartolomeu Dias.
Umman Burnu üzerinde konumlanır.Húrin lui rit au nez.
Burnunu bu mendille sil.Límpiate la nariz con este pañuelo.
Ağzından değil, burnundan nefes al.No tienes que respirar por la boca, sino que por la nariz.
Kleopatra'nın burnu daha kısa olmuş olsaydı, dünya tarihi farklı olurdu.Si la nariz de Cleopatra hubiera sido más pequeña, la historia del mundo habría sido diferente.
Tom'un burnu kırmızıydı.Tom tenía la nariz roja.
Tam bu sırada Kovalyov uyanır ve burnunun yerinde olmadığını anlar.Mientras tanto Kovalyov se despierta y encuentra que le falta la nariz.
Bir grup polis şehirlerarası araba istasyona gidip burnun şehirden kaçmasını önlemek için tedbir alırlar.Un grupo de policías están en una estación de autobuses, para impedir que la nariz se escape.
Kovalyov bir gazete ofisine gidip kayıp ettiği burnu için bir kayıp esya ilanı koymak ister.Kovalyov visita la oficina del periódico para poner un anuncio sobre la pérdida de su nariz, pero lo rechazan.
1450 - 1500) - ünlü Portekizli kâşif Portekiz'den yola çıkıp Ümit Burnu'na gitmişti.1450-1500), explorador y navegante portugués, que desde Portugal llegó al cabo de Buena Esperanza.
Umman Burnu üzerinde konumlanır.El cliente se conecta al NAS.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Morro de cerdo, culo de yegua, perro de matadero, rostro del anticristianismo, folla a tu propia madre!
Bu oluşum nedeniyle Sarayburnu'nun burnu bugün olduğundan daha belirgindi.Por ello, el cabo de Sarayburnu era más destacado que en la actualidad.
Sağ avucuyla burnuna, genzine kadar üç defa su çeker, her defasında sol eliyle burnunu temizler.Con cuidado huela el agua en la nariz tres veces, haciéndolo volar cada vez usando la mano izquierda.
Agrippa, Sextus'un donanmasıyla Naulochus burnu önlerinde karşılaştı.Enfrente del promotorio de Nauloco, Agripa se encontró frente a la flota de Sexto.
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Atrapan a la nariz, la pegan y se la devuelven a Kovalyov; sin embargo, es incapaz de volver a pegársela.
Nogentli Guibert'e göre, burnunun yerine altından bir protez vardır.Según Guibert de Nogent, Tatikios tenía una prótesis de oro reemplazando a la nariz perdida.
Benim özel hayatıma burnunu sokma.Non ficcare il naso nella mia vita privata.
Öğretmen burnunu her şeye sokar.Il professore ficca il naso dappertutto.