Ana içeriğe geç
Sözlük

burnu ile cümle

burnu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
16. yakında biz onun burnunu damgalayacağız.The sixth time they thumb their nose at it.
Örneğin, bir F-16 burnu Von Karman şekline çok benzemektedir.For example, an F-16 Fighting Falcon nose appears to be a very close match to a Von Kármán shape.
Ünlü Horn Burnu da bu topraklarda yer alır.A large thoroughbred horse stud also has its base there.
Burnu kırılan Ba, 43. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı.However, he suffered an injury in the match and had to be substituted in the 42nd minute.
Grubun en ilginç özelliklerinden biri, vokalde B-Real'ın burnundan çıkardığı tiz sestir.One of the band's most striking aspects is B-Real's exaggeratedly high-pitched nasal vocals.
Buradan Ünye burnu görülebilir.I could see bone there.
Yönelim göstergesindeki ibre, istasyona göre uçağın burnunun yönelimini gösterir.Yaw refers to the direction in which the nose of the aircraft is pointing.
Yutak: (farinks veya farenks) ağız ve burnun hemen arkasındaki boyun bölümüdür.It will have Swwapnil Joshi and Mukta Barve in the lead roles.
Yeşil saçlı dikdörtgen kafalıdır ve kare bir burnu vardır.He has grey head-fur and a very large nose.
Boyu çoğunlukla burnundan kuyruğuna kadar 1.3-2 metre.It ranged from 1.2 to 2 metres long from nose to tail.
En güzel kumsal Bağlar Burnundadır.The most notable harbour is at Ytternäs.
Halife'nin vücudunda 20 kadar derin hançer yarası bulunmaktaydı ve burnu ve kulakları kesilmişti.The body now had more than 20 bullet wounds in the face and neck.
Kalın olanı çenesinde, daha ufak olan iki tanesi ise burnunda olan üç bıyığı vardır.Its forefeet are smaller than its hind feet, each with three toes.
Kürk olmayan dış organları burnu ve ayak tabanlarıdır.External structures are the skin and nipples.
2004 yılında, "Ümit Burnu'ndaki Koruma Alanları" Dünya Mirası olarak belirlenmiştir.In 2004, the "Cape Floral Region Protected Areas" were inscribed as a World Heritage Site.
Kavga sırasında Lynch, Nia Jax'in yumruğu sonrası sarsıntı geçirdi ve Lynch'in burnu kırıldı.During the melee, Lynch suffered a legit broken nose and concussion following a punch from Nia Jax.
Kuzeyinde York Burnu yer alır.North York Moors NPA.
Audrey'in büyük bir burnu vardır.Aircraft has a broad nose.
Eğitimler sırasında burnunu da kırdığını söylüyor.He also broke his nose during filming.
Bu gözlükler gözleri, burnu, burun deliklerini, ağzı ve kulakları tamamen kapatmaktadır.These completely cover the eyes, mouth, ears and nostrils of a person.
Sen neden burnunu sokuyorsun?Why are you butting in?!
Burnunuzun yerinde bir aletle doğduğunuzu düşünebilir misiniz?Could you imagine being born with a tool for a nose?
Mavi tüylerinin burnunuzu gıdıkladığını cidden hissedebiliyorsunuz.You can practically feel his blue fur tickling your nose.
İda, burnumuzun sol tarafına bağlı.İda is like when we breathe in from the left nostril.
Ve Pingala, burnumuzun sağ tarafından aldığımız nefese bağlı.And pingala is a sun channel when we breathe most of the times from right nostril.
Neden, boya gibi burnu, pembe! "Bu doğru," Fearenside söyledi.Why, his nose is as pink as paint!" "That's true," said Fearenside.
"Something gibi hissettim bir parmak ve başparmak tam burnumu kopardılar.""Something--exactly like a finger and thumb it felt--nipped my nose."
İlk önce burnumuzdan ya da ağzımıdan başlıyor.It starts off in either our nose or our mouth.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.I always have a clogged sinus so I often have to deal with my mouth.
Öncelikle ağzı ve burnu olan birini çizerek başlayalım.Let me draw someone with a nose and a mouth.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.And we know that they connect at the back of our nose or the back of our mouth.
Birinin burnunu sildiği mendil o takoya değmişti.Someone's snot rag was all over that taco.
Pardon, gergin olunca, Burnum tıkanıyor!Sorry, once I am tense, my nose gets blocked!
Chu Liu-hsiang, başkalarını işlerine burnunu soktuğuna pişman mısın?.Chu Liu-hsiang, you'd regret now you shouldn't mind others business.
Su kapısında kilitli. burnu olmadıkça 2 gün komada olacaktırWith the numbing incense of the Palace, unless you don't have a nose, you'll be in coma for 2 days.
Nasıl olur? olasılıkla burnumun tıkanık olduğunu bilmiyordun. tütsünüz bana geçmezHow come? Probably you don't know my nose doesn't work. Your incense was useless for me.
Tabii ki, eğer insanlara dokunmayı sevmiyorsanız, bunu her zaman burnunuza sokabilirim.Of course, if you don't like to touch people, I can always shove this up your nose. (Laughter)
Burnum kanıyor!! ah!Then should I stay outside with this?
Şu kanayan burnunu sil.Wipe your bloody nose.
Bazen ele burnumda tütüyir ki..Sometimes, I miss it a lot.
Senin burnunu sokmana ihtiyaçlarý yok.They don’t need you poking your nose in.
Kızıl saçını görebilirsiniz, bilmiyorum burnundaki halkayı görebiliyor musunuz?You can see the red hair, and I don't know if you can see the nose ring there.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.When we reach out and be vulnerable, we get the shit beat out of us.
Kýrdýrmasýn ađzýný burnunu!Don't wanna break his mouth and nose!
Burnunu sokmayı bırak lütfen!Please stop your meddling.
Burnumu sokmak mı?Meddling?
BURNUN YERE DEĞECEK!!TOUCH YOUR NOSE TO THE GROUND!!
Burnundan gelen hava var.You got air coming through your nose.
Dinlemezsen, burnunu kıvırırsan burnun kırılır ha.If you don't listen, if you turn your nose up your nose may be broken!
Doktor, onun burnundan bir örnek alarak, laboratuvara gönderdi.She took a nasal swab and sent it to the lab.
Burnu tıkalı olsa da, Matthew bugün sağlıklı durumda.Despite a stuffy nose, Matthew is doing well today.
Göster onlara. Bu sadece onun burnu.Edgar, you're making my life difficult right now.
Evet, o burnu, deđil mi? BURNU O, DEĐÝL MÝ?Just saying.
Ancak Burnunuzun ucunda bir yılan dengeliYet you balanced an eel on the end of your nose--
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.'The Dormouse is asleep again,' said the Hatter, and he poured a little hot tea upon its nose.
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarAs a duck with its eyelids, so he with his nose
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?''How COULD he turn them out with his nose, you know?'
Burnumu taksana.And if this were true, what did that make Ralph?
Ayının burnunu görüyorsunuz.Here is the nose of the bear.
İşaret parmaklarınızın uçlarını burnunuzdan 15 santim uzaklıkta birleştirin.Place the tips of your first fingers together like this around about six inches from your nose.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod