"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."Ó, jöjj! gyere! "mondta egy rövid, dagadt férfi, léptetés előre, fúj az orra, mint így tett.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, kom! komen! "zei een korte, gezwollen man, stap naar voren en blies zijn neus als hij deed.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, kom! kommer! "sagde en kort, oppustede mand, træde frem og blæste hans næse som han gjorde det.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, kom! kom! "sade en kort, puffiga man kliva framåt och snöt sig som han gjorde så.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, pridi! prihajajo! "je dejal kratko, zabuhle človek, stopam naprej, in piha nos kot je to storil.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."Ó, príď! prísť, "povedal krátko, nafúknuté muž, vykročil vpred a Vysmrkal as on robil tak.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."Ó, přijď! přijít, "řekl krátce, nafouklé muž, vykročil vpřed a vysmrkal as on dělal tak.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, viens! venir! ", a déclaré un homme court et gonflées, un pas en avant, et soufflant son nez il fit ainsi.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım.Przyjdź! "powiedział krótko, podpuchnięte człowieka, krok naprzód, dmuchanie w nos jak tak zrobił.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."О, прийди! прийшов! ", сказав коротко, пухкі людини, виступивши вперед, і сякався, як Він так і зробив.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."О, хайде! дойде! ", заяви кратко, подпухнали мъж, пристъпи напред и издухва носа си като той направи така.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."يا ، وتأتي! تأتي! "قال رجل قصير سمين ، يخطو إلى الأمام ، وتهب على أنفه
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım.彼はそのようにした。 "若い男、このhaven'tの縮約形の話のようなものは何で
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."A Mormota megint alszik," mondta a Kalapos, s öntött egy kis forró tea után az orrát.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.Dále jen "Plch je zase spí," řekl Kloboučník a nalil trochu horkého čaje na jeho nos.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."Det Dormouse sover igen, sa Hatter, och han hällde lite varmt te på nosen.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.'De Zevenslaper is weer in slaap,' zei de Hoedenmaker, en hij goot een beetje hete thee op zijn neus.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.'Dormouse adalah tidur lagi, "kata Hatter, dan dia menuangkan teh panas sedikit pada yang hidung.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."Dormouse śpi znowu rzekł Kapelusznik, i wylał trochę gorącej herbaty na nos.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.'El Lirón se duerme otra vez-dijo el Sombrerero, y le sirvió un poco de té caliente en su nariz.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.Giống chuột nưa sóc là ngủ một lần nữa, Hatter, và ông đổ một ít trà nóng khi mũi.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.'Il Ghiro è addormentato di nuovo,' disse il Cappellaio, e si versò un po 'di tè caldo su il suo naso.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.'잠꾸러기가 다시 자고'해터 말했다, 그는시 조금 뜨거운 차를 부어 의 코.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."Le Loir est endormi à nouveau, dit le Chapelier, et il a versé un peu de thé chaud sur son nez.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.Nadaljevanju: The Polšji stresel z glavo nestrpno, in rekel, ne da bi odprl svoje oči, "z dne
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."O Leirão está dormindo novamente", disse o Chapeleiro, e derramou um pouco de chá quente em cima seu nariz.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."Plch je zase spí," povedal Klobučníka a nalial trochu horúceho čaju na jeho nos.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."The alunarilor este adormit din nou", a spus Palarierul, şi a turnat un ceai fierbinte, la puţin său nas.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.'The Dormouse er i søvn igen, "sagde hattemageren, og han hældte lidt varm te på dens næse.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."THE pähkinähiiri nukkuu taas," sanoi Hatter, ja hän kaatoi hieman kuumaa teetä, kun sen nenä.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."Ο Τυφλοπόντικας κοιμάται και πάλι", είπε ο Καπελάς, και είχε μάθει από λίγο ζεστό τσάι με την τη μύτη του.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."Соня знову спить, сказав Капелюшник, і він налив трохи гарячого чаю на його ніс.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."Соня снова спит, сказал Шляпник, и он налил немного горячего чая на его нос.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."Сънливец е заспал отново," каза Шапкаря и изля малко горещ чай при носа си.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."נמנמן הוא נרדם שוב," אמר הכובען, והוא שפך תה חם מעט על האף שלה.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu."إن الزغبة نائم مرة أخرى" ، قال حتر ، وأنه سكب الشاي الساخن عليها قليلا في الأنف.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.その鼻。 ヤマネは、'目を開けることなく、イライラして頭を横に振った、と言った
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler) Burnunu sabitleyince bütün hayvan sabitleniyor.Dus wanneer de storm opkomt, slaat het een pin in de grond.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler) Burnunu sabitleyince bütün hayvan sabitleniyor.Tehát amikor közelít a vihar, egy cöveket ver le a talajba.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler) Burnunu sabitleyince bütün hayvan sabitleniyor.Więc kiedy nadchodzi sztorm, mocuje się kołkiem do ziemi.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler) Burnunu sabitleyince bütün hayvan sabitleniyor.Когда приближается буря, он забивает колья в землю.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Damit verringert ihr die Flugzeuggeschwindigkeit, um die Nase schneller herumzudrehen.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Ils permettent de ralentir et de changer de cap plus rapidement.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Pomagają on zmniejszać prędkość samolotu oraz umożliwiają szybsze obracanie nosa samolotu.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Se utilizan para reducir la velocidad y para reorientar antes el morro del avión.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Slouží ke snížení rychlosti letadla a přitažení nosu do obratu.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Eu mai totdeauna am un sinus înfundat aşa că deseori respir pe gură.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Io ho sempre i seni nasali congestionati, quindi spesso debbo fare tutto con la mai bocca.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Ja mam zwykle zatkane zatoki, więc muszę często oddychać ustami.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Ja vždy mávam zapchaté dutiny, takže si často musím vystačiť s ústami.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.저는 항상 부비강(두개골 속의, 코 안쪽으로 이어지는 구멍)이 꽉 막혀있어서 입으로 숨을 쉬어야 할 때가 많습니다.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Pořád mám ucpané dutiny a tak si musím vystačit s ústy.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Saya selalu memiliki sinus tersumbat sehingga saya sering harus berurusan dengan mulut saya.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Siempre tengo un seno obstruido por lo que a menudo tengo que lidiar con mi boca.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Понеже носът ми е запушен, трябва да вдишвам с устата.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.У мене часто закладений ніс, тому я вдихаю через рот.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.ונחשוב איך אנו מכניסים את החמצן לגופנו ואיך אנו משחררים אותו חזרה לאטמוספרה.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.أعاني دائما من انسداد في الأنف لذا علي دائما أن أتنفس باستخدام الفم
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.16000人の兵士を率いるスタブルバイン少将は
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Apoi, Generalul Stubblebine s-a izbit cu putere cu nasul de peretele biroului lui.