"Burjuva" terimi hem orta hem de üst sınıflara bir hakaret olarak kullanılabilir.The term "bourgeois" can be used as an insult by both the lower and the upper classes.
O burjuva bir çevreden geliyor.She comes from a bourgeois background.
Desteklediği sol görüş, ona Kırmızı Burjuva takma adını kazandırdı.The left-wing ideas he supported earned him the nickname The Red Bourgeois.
Latsis konu hakkında şunları yazdı; "Burjuvaziyi bir sınıf olarak yok etmeye çalışıyoruz.Latsis wrote: We are engaged in exterminating the bourgeoisie as a class.
Burjuvazi tarih sahnesinden ayrılmadan önce kendi dünyasını yıkabilir.The bourgeoisie might blast and ruin its own world before it leaves the stage of history.
Burjuvazinin endüstrisinde veya ticari sınıfta bazı gelişmeler yaşandı.There was little development of a bourgeois industrial or commercial class.
Kitaplar artık profesyonel aşçılara değil, burjuva ev kadınlarına hitap ediyordu.Books written then were no longer addressed to professional chefs but to bourgeois housewives.
Fransızca, asalet ve burjuvazi tarafından benimsenen tek resmi dildi.French was originally the single official language adopted by the nobility and the bourgeoisie.
Çünkü tangonun burjuva ahenginin sovyet ruhuna uygun gelmediği bildirildi.She was told that tango's bourgeois harmony did not match the Soviet spirit.
Ayrıca yeni Türk burjuvazisinin ve seçkin orta sınıfın ortaya çıkmasına yol açtı.The appropriation led to the formation of a new Turkish bourgeoisie and an exclusive middle class.
Küçük burjuvazi: İşçi çalıştırmasına rağmen kendisi de çalışan kişilerden oluşur.The petty bourgeoisie are those who employ labor, but may also work themselves.
Bu liberal burjuvazinin muhalefetini arttırmasına yol açtı.Therefore, it tended to address only the concerns of the liberal bourgeoisie.
Proudhon`u burjuva üzerinde yükselmeye çalışmakla suçlar.Marx accused Proudhon of wanting to rise above the bourgeoisie.
Tablo, 19. yy Burjuvasından ayrı dursun istedi.Here was the Russian Revolution.
Asik, tipik burjuvanin konustugundan daha farkli bir ahlaki ve duygusal dil konusur.The lover speaks a different moral and emotional language than the typical bourgeois man does.
Ortalama burjuva insanin icini yakan, onu saskina ceviren arzulari yoktur.The average bourgeois man has no overwhelming, smoldering desires.
Yetkililer, burjuva nesli nedeniyle kendisini öğrenim görmekten men etti.Authorities banned him from studying because of his bourgeois descent.
Flaubert bu yeni burjuva sınıfını küçümserdi.Flaubert despised the bourgeoisie.
Burjuvazi ekonomiyi kontrol ederken, bu yolla devleti de kontrol eder.The bourgeoisie control the economy, therefore they control the state.
Burada burjuvazi köylülerle ittifak kurdu ve "aşağıdan bir devrim" yarattı.Here, the bourgeoisie allied with the peasants, and created a "revolution from below."
Kapitalist hukuk, "burjuva egemenliğinin bir aracı ve burjuva değerlerinin bir yansımasıydı"."Capitalist" law was a tool of "bourgeois domination and a reflection of bourgeois values."
Burjuva edebiyatıBourgeoisie literature
Varlıklı bir burjuva ailede doğan Ferrario, memur olarak çalıştı.Born into an affluent bourgeois family, Ferrario worked as a clerk.
Naziler yenildikten sonra, bazı burjuva gazeteleri tarafından Nazi karşıtı bir cadı avı başlatıldı.After Nazis been defeated, an anti-Nazi witch-hunt started by some bourgeois newspapers.
Girmişiz küçük burjuvanın içine yuvarlanıp gidiyoruz.Über eine steile Rampe steigt man in den kleinen Burghof auf.
Buna karşın Joseph önemli bir Aydınlanmacı ve burjuva toplumunun hazırlanmasının öncüsü olarak kabul edilir.Trotzdem gilt Joseph als wichtiger Aufklärer und entscheidender Wegbereiter der bürgerlichen Gesellschaft.
1923 yılının sonuna doğru burjuvazinin artık işine yaramayan SPD hükümetten ayrılmıştı.Nach 1922 war die SPD nicht mehr an der Regierung beteiligt.
Burjuva kelimesinin kökeni Latince burgus (kale burcu) sözcüğüne dayanır.Zum Einen wird der Begriff auf das lateinische burgus (deutsch: Burg) zurückgeführt.
Yaptırdığı krallık sarayları ve konakları, burjuva konaklarına örnek olmuştur.Die fränkischen Königsburgen und -höfe dienten ihm dabei als Stützpunkte.
"Burjuva Toplumunu Dava Konuşması", Moabiter Olağanüstü Mahkemesi önünde yaptığı konuşma, 22 Haziran 1921.Gehalten vor dem Moabiter Sondergericht am 22. Juni 1921 in Berlin.
Önce bir burjuva devrimi yapmaya gerek yoktur.Nous ne prêchons pas une doctrine révolutionnaire.
Bir millî burjuvazi yaratma çabasında idiler.Il propose la création d’une milice bourgeoise.
Osman Çakmaçi, « Burjuva yaşamına 'sızmak' ».Claude Burgelin, « Donner son corps à la littérature ?
Emekçi sınıfa vurgu yapılarak burjuva sınıfına karşı topyekun mücadele edileceği açıkça belirtildi.Il a toujours défendu l'idée que l'antifascisme était une arme de la bourgeoisie contre la classe ouvrière.
En çok da burjuvazinin ikiyüzlülüğüne vurgu yapmıştır.N'a que du mépris pour la bourgeoisie.
Burjuva geçici hükümeti karşısınnda sovyetlerin varlığı ülkede ikili erk yarattı.Le gouvernement de Vichy va voir la naissance d'une région Bretagne sous deux formes.
Burjuva devriminin gerekleri bile ancak ve ancak işçi sınıfı tarafından yerine getirilebilir.La revolución misma sólo puede ser llevada a cabo por la clase trabajadora.
Gianni Le charme discret de la bourgeoisie (Burjuvazinin Gizli Çekiciliği) (1972) ....El discreto encanto de la burguesía (Le charme discret de la bourgeoisie, 1972).
Ailesi orta halli burjuvalardandı.Parece que su familia era de origen burgués.
Ayrıca yeni Türk burjuvazisinin ve seçkin orta sınıfın ortaya çıkmasına yol açtı.Empieza la inmigración de familias poderosas y de la clase media ilustrada.
Bombayı yerleştirirken olabildiğince çok sayıda burjuvanın ölmesini amaçlıyordu.El objetivo de su atentado era matar tantas personas como fuese posible con la explosión de una bomba.
Bu liberal burjuvazinin muhalefetini arttırmasına yol açtı.Ello buscaba limitar el auge de la burguesía.
Çünkü tangonun burjuva ahenginin sovyet ruhuna uygun gelmediği bildirildi.Se afirma que el matiz burgués del tango no se concuerda ni se lleva bien con el espíritu soviético.
Sait Faik daha sonra, çocukluğunda "haşarı bir burjuva çocuğu" olduğunu yazacaktı.Luego le mencionaría en algún libro como «hijo de un torero español».
Marx, kalkınma sürecinde küçük burjuva katmanının tarihsel olarak kaybedici bir rol oynadığını belirtmiştir.Storicamente, Marx aveva previsto che la petite bourgeoisie avrebbe perso nel corso dello sviluppo economico.
Çünkü tangonun burjuva ahenginin sovyet ruhuna uygun gelmediği bildirildi.Perché l’armonia borghese del tango non si conforma allo spirito sovietico.
Taşra burjuvazisidir.Una borghesia di provincia.
Prag'ın küçük burjuvaları ile ilgili yazdığı hicivler çok ünlüydü.Le sue poesie che celebravano il fascino delle antiche città di Varsavia erano particolarmente popolari.
Girmişiz küçük burjuvanın içine yuvarlanıp gidiyoruz.Крадучись, мы вышли и стали ползком пробираться в мелкий кустарник.
Küçük burjuvazi kesiminden bir aileye mensuptu.Семья относилась к сословию мелких буржуа.
Giuseppe Gioacchino, Roma'da bir burjuva ailesinde doğdu.Джузеппе Джоакино родился в Риме в мелкобуржуазной семье.
Bu tabakada burjuvalar, zanaatkarlar, köylüler ve işçiler bulunuyordu.Здесь жили торговцы, ремесленники и крестьяне.
On dokuzuncu yüzyıl Paris'inde burjuvazinin yükselişi ile cinsel bir devrim yaşanıyordu.في القرن التاسع عشر في باريس كانت تعاش ثورة جنسية مع صعود البرجوازية.
Ayrıca yeni Türk burjuvazisinin ve seçkin orta sınıfın ortaya çıkmasına yol açtı.والذي أدى إلى تشكيل البرجوازية التركية الجديدة والطبقة الوسطى التركية.
Fransızca, asalet ve burjuvazi tarafından benimsenen tek resmi dildi.كان في الأصل الفرنسية اللغة الرسمية واحدة التي اعتمدتها طبقة النبلاء والبرجوازية.
Kahraman, ne kadar pervasız olsa da bir türlü burjuva dünyasının zincirlerini kıramamaktadır.والبطلة هنا بالرغم من عدم تناهي شجاعتها إلا أنها لم تستطع كسر أغلال عالم البرجوازية.
Birlikte tüm dünya ile burjuvaziye karşı mücadelede, Ülkemizin mezarları olacak Kapitalizmin ve sömürünün.Unido ao mundo inteiro, Lutando contra a burguesia, Nossa Pátria será túmulo Do capitalismo e exploração.
En çok da burjuvazinin ikiyüzlülüğüne vurgu yapmıştır.Com isso, pretende demonstrar a hipocrisia das classes burguesas.
Burjuva sınıfına mensup kadınların sınırlı seçme hakkı alma durumu artmaya başladı.Integrou desde muito jovem as categorias de base da Seleção Croata.
Burjuvazinin bütün kesimleri tamamen gericidir.Qualquer função holomorfa é meromorfa.