Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Μοιάζει με φεγγάρι, αλλά στη πραγματικότητα, είναι μία φωτογραφία της Γης.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Выглядит, как луна, но на самом деле — это изображение Земли.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Прилича на луна, но всъщност е снимка на Земята.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!זה נראה כמו ירח אבל למעשה, זאת תמונה של כדור הארץ
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!إنها تبدو مثل قمر من أقمار زحل و لكن في الحقيقة ، هي صورة لكوكب الأرض.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!地球の写真です 土星の写真に収められた地球です
Ayrıca burası yırtıp açılan bir yer.Y se estaba abriendo.
Ayrıca burası yırtıp açılan bir yer.Και τότε σχίζεται στα δύο.
Ayrıca burası yırtıp açılan bir yer.А мы её тогда рассекретили.
Ayrıca burası yırtıp açılan bir yer.И тогава беше разцепено.
Ayrıca burası yırtıp açılan bir yer.ואז הוא נפתח ונקרע.
Ayrıca burası yırtıp açılan bir yer.ثم توسعت.
Ayrıca burası yırtıp açılan bir yer.しかしその頃、我々は特定の科学的問題を扱っていました
Bana Yüzbaşı Steele'ı bul! Jülyet 64, burası Jülyet 25. Cevap ver.Galentine!
Bana Yüzbaşı Steele'ı bul! Jülyet 64, burası Jülyet 25.Passa-me o Capitão SteeIe!
Bana Yüzbaşı Steele'ı bul! Jülyet 64, burası Jülyet 25.Група 64, тук е Група 25.
Başka ne bulabiliriz bir bakalım. Eğer burası dik bir açıysa,Hvad kan vi ellers regne ud? .
Başlıyoruz. Orada, görebiliyor musunuz? Burası Çin.Ali é a China, a dirigir-se para melhor saúde, a melhorar.
Belki burası proteinin bir şekilde içi de olabilirاحتمال هي داخل البروتين بشكل ما لاكن لاشي
Belki buraya olabilir, damarın burasına. İşte tüp....Nebudu příliš zacházet do detailů.
Belki buraya olabilir, damarın burasına.Misschien kunnen we dit stuk van de slagader uitvergroten.
Belki buraya olabilir, damarın burasına.Może uda nam się zoom na nią... O tę tutaj część tętnicy.
Belki buraya olabilir, damarın burasına.Nous pouvons peut-être zoomer ici, sur cette partie de l'artère
Belki buraya olabilir, damarın burasına.Vamos ampliar una parte de ella aquí al lado derecho.
Belki buraya olabilir, damarın burasına.Vamos aproximar mais esse esquema aqui, nessa ponto da artéria.
Belki buraya olabilir, damarın burasına.Vielleicht können wir mal hier 'ranzoomen, zu diesem Teil der Arterie.
Belki buraya olabilir, damarın burasına.Да кажем, тази част на артерията.
Belki buraya olabilir, damarın burasına.Может быть мы можем увеличить вот здесь, эту часть артерии.
Ben hiçbir yere gitmiyorum. Burası benim yerim.אני לא הולך לשום מקום. זה המקום שלי.
Ben hiçbir yere gitmiyorum. Burası benim yerim.أنا لا أذهب إلى أي مكان. هذا هو مكاني.
Ben hiçbir yere gitmiyorum. Burası benim yerim.ウンスは私と一緒に同意した。
- Bilemezsin. Burası, New York.Bármi történhetett.
- Bilemezsin. Burası, New York.Em Nova Iorque tudo pode acontecer.
- Bilemezsin. Burası, New York.- Fiindcă suntem în New York.
- Bilemezsin. Burası, New York. Herşey olabilir.Alles is mogelijk in New York.
- Bilemezsin. Burası, New York. Herşey olabilir.- Защото това е Ню Йорк.
- Bilemezsin. Burası, New York.- Kerana ini kota New York.
- Bilemezsin. Burası, New York.-Miksi me ei liikkua?
- Bilemezsin. Burası, New York.Porque esto es Nueva York.
- Bilemezsin. Burası, New York.-Proč my nejet?
- Bilemezsin. Burası, New York.- Varför står vi stilla?
- Bilemezsin. Burası, New York.Zakaj ne gremo?
- Bilemezsin. Burası, New York.."ריצ'רד הקטן"
- Bilemezsin. Burası, New York.لماذا لا نتحرك ؟ أتعرف لماذا ؟ هذه مدينة نيويورك
Bilmiyorum, öncelikle işletmeyle temasa geçmeliyiz evet burası Uminekomaru, UminekomaruIch weiß es nicht. Kontaktiere das Festland per Funk. Jawohl.
Bir Budist manastırını yeniden inşa ettik, burası Budizm ve konservasyon diyaloğu için bir mekân haline geldi.Wir bauten ein buddhistisches Kloster wieder auf, das zum Schauplatz für Buddhismus und Naturschutz wurde.
Bir Budist manastırını yeniden inşa ettik, burası Budizm ve konservasyon diyaloğu için bir mekân haline geldi.בנינו מחדש מנזר בודהיסטי שהפך למרכז של שיח על בודהיזם ושימור הסביבה,
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.A fost o fotografie, nu a spaţiu-timpului, ci a unei eclipse, cu un punct aici mai degrabă decât acolo.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.Bola to fotografia, nie časopriestoru, ale zatmenia, kde bola bodka tu, nie tam.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.Byla to fotografie, ne časoprostoru, ale zatmění hvězdy, s tečkou tady místo támhle.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.Było to zdjęcie, nie czasoprzestrzeni, ale elipsy zamiast punktowej pętli czasu.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.Det var et foto, ikke af rumtiden, men af en solformørkelse, med en prik her, i stedet for der.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.Het was een foto, niet van de ruimtetijd, maar van een eclips, met een vlekje hier in plaats van daar.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.Una fotografia, non dello spazio-tempo, ma di un'eclisse, con un puntino qui invece che lì.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.Ήταν μια φωτογραφία, όχι του χωροχρόνου, αλλά μιας έκλειψης, με μία κουκίδα εκεί αντί για εκεί.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.Една снимка, не на пространство-времето, а на слънчево затъмнение, с една точка там, а не там.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.Фотография, не пространства-времени, а затмения, на которой точка стояла тут, а не там.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.זה היה צילום, לא של המרחב-זמן, אלא של ליקוי-חמה, עם נקודה פה במקום נקודה פה.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.إنها صورة، لم تكن الزمكان. لكن الكسوف، هناك نقطة بدلاً عن هناك.
Bir fotoğraftı, uzay-zamanın değil, ama bir güneş tutulmasının, burası yerine burada olan bir nokta ile.日食の写真です。点がここではなくここにある、というような。 進化の証拠とはなんでしょう?