Ana içeriğe geç
Sözlük

burası ile cümle

burası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.전 변호사가 아닙니다만, 제가 만약 변호사라면 여기서 "사건은 종결 났습니다."라고 말하고 싶군요.
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Minä en ole lakimies... mutta jos olisin, toteaisin tässä vaiheessa: "Ei muuta sanottavaa".
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Na most, én nem vagyok ügyész, de ha az lennék, akkor itt mondanám: "Befejeztem vádbeszédemet."
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Nie som právnik, ale keby som ním bol, tu by som povedal: "Prípad je jasný."
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Non sono un avvocato, ma se lo fossi, a questo punto direi "Il caso è chiuso."
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Nu är inte jag en advokat, men om jag vore det, skulle jag säga , "Jag har inget mer att tillägga".
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Nu ben ik geen advocaat, maar als ik dat zou zijn zou ik nu zeggen: "..en daarmee beëindig ik mijn betoog."
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Nu sunt avocat, dar dacă aș fi, aș spune: "Mi-am încheiat pledoaria."
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Saya bukan pengacara, tetapi kalau saya pengacara, saya akan bilang, "Kasus terungkap".
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Takže, já nejsem právník, ale kdybych byl, toto je chvíle, kdy bych řekl "Případ uzavřen".
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Я, звичайно, не адвокат, та якби я ним був, зараз я б сказав: "Я виклав свою версію".
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.Я не адвокат, но если бы я был им, то я бы сказал, что моя речь окончена.
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.עכשיו, אני לא עורך דין, אבל אם הייתי, זה השלב שבו הייתי אומר "סיימתי את טיעוניי".
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.الان انا لست محامي لكن اذا كنت كذلك هنا حيث اقول "انا اختم قضيتي"
Ben bir avukat değilim, ama eğer olsaydım, burası, "Başka sorum yok" dediğim yer olurdu.もしそうだとしたら 「以上で論証を終わります」と言っているところです (笑)
- Bilemezsin. Burası, New York.Bármi történhetett.
- Bilemezsin. Burası, New York.Em Nova Iorque tudo pode acontecer.
- Bilemezsin. Burası, New York.- Fiindcă suntem în New York.
- Bilemezsin. Burası, New York. Herşey olabilir.Alles is mogelijk in New York.
- Bilemezsin. Burası, New York. Herşey olabilir.- Защото това е Ню Йорк.
- Bilemezsin. Burası, New York.- Kerana ini kota New York.
- Bilemezsin. Burası, New York.-Miksi me ei liikkua?
- Bilemezsin. Burası, New York.Porque esto es Nueva York.
- Bilemezsin. Burası, New York.-Proč my nejet?
- Bilemezsin. Burası, New York.- Varför står vi stilla?
- Bilemezsin. Burası, New York.Zakaj ne gremo?
- Bilemezsin. Burası, New York.."ריצ'רד הקטן"
- Bilemezsin. Burası, New York.لماذا لا نتحرك ؟ أتعرف لماذا ؟ هذه مدينة نيويورك
Biraz daha büyük yazayım. Burası hipotenüs.A potom máme stranu vpravo, která vede rovně nahoru.
Biraz daha büyük yazayım. Burası hipotenüs.Ceci est l'hypoténuse.
Biraz daha büyük yazayım. Burası hipotenüs.И след това имаме страната отдясно, страната която отива право нагоре и надолу.
Bir fikrim var. Houston, burası Freedom.Am o idee. <i>Houston, aici Freedom.
Bir fikrim var. Houston, burası Freedom.Itt Freedom.
Bir fikrim var. Houston, burası Freedom.- Jag har en idé.
Bir fikrim var. Houston, burası Freedom.- Jeg har en idé.
Bir fikrim var. Houston, burası Freedom.-Minä keksin jotain.
Bir fikrim var. Houston, burası Freedom.- Качвай се в Армадило.
Bir milimin binde biri kadar sola doğru. İşte resmin olmasını istediğimiz yer burası.Um milésimo de centímetro para a esquerda.
Bir parti yaptık. Burası Afrika --저희는 파티를 했었습니다. 아프리카에서요.
Bir parti yaptık. Burası Afrika --ובכן, ערכנו מסיבה. זו אפריקה -
Bir parti yaptık. Burası Afrika --حسنا , كنا في حفل , هذه هي إفريقيا
Bir ülke olarak bulunduğumuz nokta burası.Cam așa suntem noi ca popor.
Bir ülke olarak bulunduğumuz nokta burası.Daarin zitten we nu als land.
Bir ülke olarak bulunduğumuz nokta burası.Da stehen wir als Land.
Bir ülke olarak bulunduğumuz nokta burası.In quanto paese siamo a questo punto.
Bir ülke olarak bulunduğumuz nokta burası.Itt tartunk, mint ország.
Burası toplumsal ocağın olduğu yerdi.To místo byl veřejný dům.
Burası neresi?Kdo tam?
Hâlbuki; burası körfezdi: "Frobisher Körfezi".Na jeho počest je pojmenován Frobisherův záliv (Frobisher Bay).
Burası aynı Silent Hill gibi garip canavarlarla doludur.To je osud podobný filmovému Silent Hillu.
Burası kısaca zengin bir bölgeymiş.Jedná se o bohatě zalesněnou oblast.
Bu eşleşmenin sonsuza kadar gittiğini varsayıyoruz(önemli olan nokta burasıdır).Tento rys je považován za měřitelný na škále (tento předpoklad vychází již z pouhé existence samotného testu).
İkincisi, Orta Çin'dir; burası, "Xıtay" adını alır.Šen Ťün je čínské jméno, v němž Šen je příjmení.
Burası Los Angeles'ın merkezindeki Mid-Wilshire bölgesindedir.Nachází se v oblasti Century City ve městě Los Angeles.
Sirius Black'in ölümüyle burası Harry'e miras kalmıştır.Po Siriusově smrti dům připadne Harrymu.
Burası ayrıca turistlerin sık ziyaret ettikleri yerlerden biridir.V současné době je často navštěvovaným turistickým místem.
Kraliçe bunların birinde yaşar, burası doğduğum yerdir.V této době se stává Uruk centrem jedné z pěti provincií a dokonce se stává sídlem královny.
Burası birçok kişiyi korkutan ve Urgalların evi olarak düşünülen gizemli bir yerdir.Je to záhadné místo, kam se mnozí lidé bojí vkročit.
Burası bir üniversite şehridir.Este un oraș universitar.
Burası sadece tiyatro değil, opera temsilleri de sahnelenen bir mekandı.Atelierul nu e doar un spațiu de lucru, mai e ceva care se întâmplă acolo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod