Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.Nowojorscy policjanci są nazywani New York’s Finest.
Burası son bölümdür.Ostatni rozdział.
Burası tepe arkasındadır.Znajduje się na zboczu wzgórza.
Burası 1 salon, 3 odadan ibarettir.III Piętro to trzy pokoje hotelowe.
Burası Kutsal Toprak yolu üzerindeki önemli bir istasyondu.Był cenionym przewodnikiem po Ziemi Świętej.
Burası Ogidi’ye bağlı, günümüzde ise Anambra ilinde bulunan bir kasabadır.Den ligger i Hiiu kommun och i Hiiumaa (Dagö) (Dagö kommun och län).
Ancak kim olduğumuzu hatırlatmamıza izin verin, burası Amerika.Han minns inte var brodern befinner sig, men tror att det kan vara Afrika.
Burası Giresun.Hon går in.
Burası çok ağaçlı bir arazidir.Här finns mycket gammal skog.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.Invånarna kallas "New Yorkers".
Bazıları burasının Paris'in üçüncü havalanı olmak için iyi bir aday olduğunu düşünmektedir.Він є хорошим кандидатом для перетворення на третій Паризький аеропорт. (фр.)
Burası aynı Silent Hill gibi garip canavarlarla doludur.Тут також знаходяться такі чарівні місця, як, наприклад, гора Сильвестр.
Burası benim memleketim.Моя родина.
Burası Sovyet genel karargâhını bulunduğu yerdi.Служив у Центральній групі радянських військ.
Ayrıca burası Planelerde ki eğlencenin merkezidir.Є також центром нічних розваг острова.
Burası karanlık.Тут темно.
Burasının Tom'un bürosu olduğundan emin misin?Ти певен, що це офіс Тома?
Burası ayrıca dünyada deniz seviyesinden en düşük yerdir.Zároveň je nejvzdálenějším místem na světě od moře.
Burası tepe arkasındadır.Leží na úpatí kopce Vrch.
Burası Los Angeles'ın merkezindeki Mid-Wilshire bölgesindedir.Nachází se v oblasti Century City ve městě Los Angeles.
Burası birçok kişiyi korkutan ve Urgalların evi olarak düşünülen gizemli bir yerdir.Je to záhadné místo, kam se mnozí lidé bojí vkročit.
Burası benim memleketim.E țara în care m-am născut.
Burası sadece tiyatro değil, opera temsilleri de sahnelenen bir mekandı.Atelierul nu e doar un spațiu de lucru, mai e ceva care se întâmplă acolo.
Burası Yüreğir ve birlikte gelen Salur, Kınık ve Bayındır boylarının yurdudur.Ei sunt oglinda și avertismentul, vii, ale poporului care i-a zămislit.
Burası Jason'un bir canavarı devirdiği yerdir.Acolo se spune că Iason a învins un monstru.
Burası bizim evimiz.Ez az otthona.
Burası Antik çağdan beri ticaret merkezidir.Aktív kereskedelmi központ a középkor óta.
Burası gerçekten karanlık. Bir şey göremiyorum.Igazán nagyon sötét van itt, nem látok semmit.
Burası doğal bir limana benzer.Kaupunki on luonnollinen satamapaikka.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Hän työskenteli myös ajoittain valintamyymälässä.
Daha sonra burası bir beylerbeyilik haline getirildi.Lopulta hänet kuitenkin otettiin vastaan kaupunkiin ystävänä.
Daha eskiden burası Atlı top-Golf Meydanı imiş.Se oli ennen osa Viipuri–Joensuu-rataa.
Burası benim memleketim.Tämä maa on minun isänmaani.
Ayinlerin ve törenlerin yapıldığı yer burasıdır.Näistä on mukana kirkkaudet ja sijainnit.
Burası Kutsal Toprak yolu üzerindeki önemli bir istasyondu.Siltä alkoi pohjoiseen pyhäkköalueelle suuntautunut Pyhä tie.
Burası bizim evimiz.Αυτή είναι το σπίτι μας.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Μερικές φορές, είναι επίσης το καθιστικό ή η τραπεζαρία του σπιτιού.
Fars dilinin kökeni de burasıdır ki yerel ağızda Farsi veya Parsi denmektedir.Το όνομα των ίδιων των Περσών για τη γλώσσα τους είναι φαρσί ή παρσί.
Burasının, savunması da kolaydır.Området er nemt at forsvare.
Burası Antik çağdan beri ticaret merkezidir.Den har været et handelssted siden Middelalderen.
Burası senin için çok küçük." demiştir.Here you’re all too big for the place."
Burası İsviçre'nin Fransızca konuşan bölgesi içerisindedir.Det er et sprog, der tales i det sydøstlige Nigeria.
Ülkedeki tek üniversite burasıdır ve Rusça eğitim verilmektedir.Portugisisk er det andre språket i landet og blir undervist i skolen.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Området blir ofte truffet av tyfoner.
Sirius Black'in ölümüyle burası Harry'e miras kalmıştır.Huset ble etter lang tid arvet av Sirius Svaart.
1830larda burası terk edilip, yaklaşık sekiz kilometre doğusunda yeni kasaba Sparta inşa edilmiştir.Pada tahun 1830-an, kota ini ditinggalkan dan kota baru Sparti dibangun delapan kilometer di sebelah timur.
Burası bizim evimiz.Itulah rumah.
Fakat burası daha önce hiç rastlamadığı bir yapıdadır ve içerisinde ilerlemek neredeyse imkansızdır.Suatu prestasi yang belum pernah terjadi sebelumnya dan sangat sulit terulang kembali hingga sekarang ini.
Arkeolojik çalışmalarla, burasının son 1000 yıldır yerleşimde olduğu tespit edilmiştir.Para ahli ahli arkeologi juga meyakini, situs ini dibangun secara bertahap selama lebih dari seribu tahun.
Burası eğlence mekanlarıyla ünlüdür.Tempat ini sekarang terkenal dengan Panembahan Salam.
Ancak kim olduğumuzu hatırlatmamıza izin verin, burası Amerika.Người này nghĩ là Anh, có người lại cho là Mỹ.
Burası yalan çünkü her şey devlet imkânıyla yapıldı.Một số không thực hiện được, phải nhờ đến sự can thiệp của chính phủ.
Burası Leonardo'nun Hint-Arap sayı sistemini öğrendiği yerdir.Việc đếm que có trước hệ thống chữ số Ả Rập Hindu.
Burası İsviçre'nin Fransızca konuşan bölgesi içerisindedir.Từ năm 1956, bà sống tại vùng nói tiếng Pháp của Thụy Sĩ.
Burası kısaca zengin bir bölgeymiş.Khu vực này giàu tài nguyên nước.
Burası daha sonra rahiplerin oturduğu yer olarak kullanılmıştır.)Tại đây, có đình Tương Mai là nơi thờ cúng ông).
Burası senin için çok küçük." demiştir.非常に微かである」とした。
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.たまに、事務所スタッフに手料理を振舞っている。
Burası günümüzün Veracruz şehridir.これが現在のヴェルネである。
Burası ise yumuşak sesler üretmek içindir.これも繊細な音作りのためである。