Burası bizim evimiz.那裡才是我的家。
Burasının, savunması da kolaydır.這座宮殿很容易防守。
Burası Fırat nehri ile Cudi Dağı arasında uzanan bir bölgedir.从这里到露尔河有阶梯状的地形。
Burası Los Angeles'ın merkezindeki Mid-Wilshire bölgesindedir.西蒙·維森塔爾中心的总部位于洛杉磯。
Burası bir nevî cennetti.这是最后一座这样的圣殿。
Burası kısaca zengin bir bölgeymiş.당시에는 매우 부유한 지역이었다.
Burası, Crowley'in öldüğünü sandığımız noktadır.멀린이 매장되었다고 전해지는 장소 중 하나다.
Burası bir üniversite şehridir.이 도시는 대학도시로 유명하다.
León'un orijinal konumu burasıydı.이것은 일리노이 지방에서 첫 영구적 정착지였다.
Burası yaşamımın başladığı yer.”이것은 나에게 새 인생의 시작이었습니다.
Ancak kim olduğumuzu hatırlatmamıza izin verin, burası Amerika.נכון שלא באתי מאמריקה, אבל אבא שלי בא משם!
Burası Shenyang’dadır.מתגורר בשכונת נווה שאנן.
Burası Helenistik dönemin en büyük kitaplıklarından biriydi.היה מגדולי משורריה של התקופה ההלניסטית.
Burası antep ile Besni arasındadır.שיתוף פעולה זה הוא הראשון של אניטה עם מאלומה.
Burası Sovyet genel karargâhını bulunduğu yerdi.כפי הנראה זה היה מקומו של מטה המפקדה הסורית.
Daha sonra Türk Orduları için burası önemli karargâh yerlerinden biri olmuştur YerelNETמאז, זהו אחד הנושאים העיקריים שבהם עוסק משרד החוץ הטורקי.
Ancak dünyanın en büyük bilim insanı olan Dr. Vegapunk'ın memleketi de burasıdır.Le Docteur Vegapunk est un des plus grands scientifiques au monde.
Bu eşleşmenin sonsuza kadar gittiğini varsayıyoruz(önemli olan nokta burasıdır).On suppose en outre que U {\displaystyle U} est connexe (cette hypothèse est essentielle).
Burası Doyle'nin olduğu yerdir.On y trouve la ville de Dolisie.
Burası tepe arkasındadır.Cette rue est située derrière les remparts.
Burası tarih öncesi dönemlerden itibaren önemli bir merkez olmuştur.Vous avez été une part importante dans notre histoire depuis nos débuts.
Burası bugün hala görülebilir.On peut aujourd’hui le visiter.
Burası benim doğduğum hastane.Éste es el hospital en el que nací.
Burası benim doğduğum kasaba.Ésta es la ciudad en la que nací.
Burası çok soğuk.Hace mucho frío aquí.
Onların yeri burası değil.Este no es su lugar.
Burası gerçekten sıcak, değil mi? Klimayı açmam gerekiyor mu?¿A que hace mucho calor? ¿Debería encender el aire acondicionado?
Burası harika bir yer."Es un lugar maravilloso».
Fakat burası, 7. yüzyıl boyunca, askeri amaçlar için kullanılmıştır.Sin embargo, se usaron posteriormente con fines militares durante el siglo VII.
İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası.A la ciudad se le conoce como La Ciudad de los Jardines (The Garden City).
Burası Copacabana!Questa è Copacabana!
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.También apareció en "Policías de Nueva York" al año siguiente.
Burası benim memleketim.Es mi país.
Böylelikle burası Jacob Grimm Okulu olarak adlandırılmıştır.De allí pasaría a la escuela de Jorge Griffa.
Bu yüzden burası Kocakofalık adını almış.En ellos llegó a adquirir nombre de buen malagueñero.
Burası benim memleketim.È il mio paese.
Burası bugün hala görülebilir.È possibile ancora oggi visitarle.
Burası Akşehir’in bir çeşit karşılama ve uğurlama yeridir.Ci riservò un caloroso ed umile saluto.
Burası kana boyanmış, derelerden kan aktığı söylenir.Viene divorato dagli squali, accorsi richiamati dal sangue.
Burası bir nevî cennetti.Uno scampolo di paradiso.
Burası bizim evimiz.Это наш дом.
Burası aynı Silent Hill gibi garip canavarlarla doludur.Здесь также находятся такие завораживающие места, как например гора Сильвестр.
Burası İrlanda'nın en yüksek dağıdır.Это самый старый город Ирландии.
Aslında burası bir caddedir.Сейчас такая улица в другом месте.
Burası neresi?Что это за место?
Dış giriş kapısından girince sağ ve soldan üst kata çıkılır, burası hanımlar içindir.الآن في الأعلى، ادخل من الباب الأيمن أو الأيسر لأن كليهما يقودان لمنطقة واحدة.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Às vezes, também tem a função de controle fiscal.
Burası sadece tiyatro değil, opera temsilleri de sahnelenen bir mekandı.Não só do teatro, mas da dramaturgia como um todo.
Burasının, Nil Nehrinin kaynağı olduğuna emindi.Acreditava-se que a água era trazida do Nilo.
Burası, günümüz anlamıyla bir cami de olabilir, bir türbe de, hatta birinin evi dahi olabilir.Talvez esse terreno fosse em alguma época propriedade da Igreja ou até mesmo, uma igreja.
Neredeyse 150 sayfaya yaklaşan bir bölüm burası.Cada número possui, aproximadamente, 150 páginas.
Burası güneşli.Aqui está fazendo sol.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Ook vindt hij af en toe werk bij een kwekerij.
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.Midden negentiende eeuw werd dit buiten opgegeven en afgebroken.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Daarbij wordt hij verslonden door de tyrannosaurus.
Burası yalan çünkü her şey devlet imkânıyla yapıldı.Als grond wordt onteigend, wordt alles wat daar vast op staat eigendom van de overheid.
Burası, günümüz anlamıyla bir cami de olabilir, bir türbe de, hatta birinin evi dahi olabilir.Naast een straatnaam, kon dit ook de naam van een eigendom of van een huis zijn.
Şubatta burası çok soğuk olur.Het is heel koud hier in februari.
Burası bizim evimiz.Tu jest nasz dom.
Burası son bölümdür.Ostatni rozdział.