Burası neresi?Что это за место?
Burası kuş gözlemcileri ve yaban hayat tutkunları için bir cennettir.كما تعد جنة لمراقبي الطيور وعاشقي البرية.
Burası birçok ticaret gemisinin demir atıp beklediği bir ticaret limanıydı..." demektedir.هنا ميناء تجاري ترسى العديد من السفن التجارية إليه وتنتظر...".
Burası benim ait olduğum yer."هذا المكان الذي أنتمي إليه..."
Burası benim memleketim.هذه بلادنا.
Ayrıca kuzey sınırının belirlenmesi ve burasının yerleşime açılması da planlanmaktaydı.لقد أرادوا أن تضيق موارد الشمال، وقد كان.
Burası aynı Silent Hill gibi garip canavarlarla doludur.الوحوش في silent hill 3 شبيهة بـالموجودة في silent hill 2 ...
"Aradığın yer burası istediğin şey burada!".هذا هو المكان الذي أريد أن أذهب إليه".
Burası Giresun.علي داخل.
Neredeyse 150 sayfaya yaklaşan bir bölüm burası.عدد الصفحات نحو 150صفحة.
Burası gerçekten kraliyet sarayı odası idi.كان حاجبا في القصر الملكي.
Dış giriş kapısından girince sağ ve soldan üst kata çıkılır, burası hanımlar içindir.الآن في الأعلى، ادخل من الباب الأيمن أو الأيسر لأن كليهما يقودان لمنطقة واحدة.
Burası yokluk kapısıdır ve biz bu kapının kuluyuz.أية ضوضاء هذه؟ إنها الريح تحت الباب..
Burası "Rue de la Paix" bölgesinin başlangıç noktasıdır.É o ponto de início da Rue de la Paix.
Burası bugün hala görülebilir.Ainda a podem ver até hoje.
Burası harika bir yer."É um lugar maravilhoso."
Burası bizim evimiz.Isto é minha casa.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Às vezes, também tem a função de controle fiscal.
Burası benim ait olduğum yer."Isto é onde eu pertenço."
(Muazzam, yalnız burası tren istasyonu değil mi?) diye haykırmıştır.("Onde está a próxima estação de trem?").
Burası yaşamımın başladığı yer.”É o lugar onde comecei."
"Aradığın yer burası istediğin şey burada!"."Cuidado, lá vem o quero-quero".
Burası sadece tiyatro değil, opera temsilleri de sahnelenen bir mekandı.Não só do teatro, mas da dramaturgia como um todo.
Burası senin için çok küçük." demiştir.A Macedônia é pequena demais para você".
Burası Shenyang’dadır.Está situado em Xangai.
Burası 1924 yılında araç trafiğine açıldı.Esta linha foi depois aberta ao tráfego de passageiros em 1924.
Almanya'da, II. Dünya Savaşı ile ilintili en büyük mezarlık burasıdır.De salientar que nesta localidade fica o maior cemitério de soldados alemães da II Guerra Mundial.
Burası bir nevî cennetti.Nós nos chamávamos PARADIZ.
Burasının, Nil Nehrinin kaynağı olduğuna emindi.Acreditava-se que a água era trazida do Nilo.
Burası kısaca zengin bir bölgeymiş.É uma região riquíssima.
Bu felsefenin kendine özgü güçlüklerinin kaynağı da yine burasıdır.Na base dessa relação aparecia mais uma vez os próprios fundamentos da filosofia.
Burası Türkiye´nin en soğuk yerlerinden biridir.É um dos locais mais frios do Brasil.
Burası, günümüz anlamıyla bir cami de olabilir, bir türbe de, hatta birinin evi dahi olabilir.Talvez esse terreno fosse em alguma época propriedade da Igreja ou até mesmo, uma igreja.
Burası bom boş ve eski bir yerdir.Era um lugar sem vida, antigo e obscuro.
Bir süre sonra ise burası kapatılmıştır.Pouco tempo depois foi fechado.
Kraliçe bunların birinde yaşar, burası doğduğum yerdir.Os reis que aparecem nesta secção estão entre os melhores que o império alguma vez viu.
Burasına ören denilmektedir.Um Lugar Chamado Aqui.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.Trata-se de uma dimensão de onde é impossível se escapar.
Burası da neresi?Wat is dit voor een plaats?
Neredeyse 150 sayfaya yaklaşan bir bölüm burası.Cada número possui, aproximadamente, 150 páginas.
Burası karanlık.Está escuro aqui.
Burası Copacabana!Essa é Copacabana!
Burası güneşli.Aqui está fazendo sol.
Burası, her şeyin başladığı yerdir.Dit is de plek waar het allemaal begon.
Burası Japonya'nın uzay araştırmaları ağının merkezidir.Dit is het centrum van Japans ruimtenetwerk.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Ook vindt hij af en toe werk bij een kwekerij.
Burası bir üniversite şehridir.Het is een universiteitsstad.
Burası "Rue de la Paix" bölgesinin başlangıç noktasıdır.Omhoog richting de Rue de la Paix.
Sirius Black'in ölümüyle burası Harry'e miras kalmıştır.Na de dood van Sirius erfde Harry deze motor.
Burası binlerce yıl, birçok devlete kucak açmıştır.Tijdens die 1000 jaar zijn vele zwakkere naties verloren gegaan.
Burası idari teşkilatta 2009'a kadar Çakırağa mahallesi olarak geçmekteydi.Hier lag de achtbaan tot 2009 in de opslag.
Burası, Black ailesinin evidir.Hier woont de familie Darling.
O, 1922 yılında New York Brooklyn Teknik Lisesi'nden mezun olduğunda burasının ilk mezunlarının bir üyesiydi.Hij was lid van de eerste afstudeerklas van de Brooklyn Technical High School in 1922.
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.Midden negentiende eeuw werd dit buiten opgegeven en afgebroken.
Burası büyük bir açık hava pul marketidir.El Rastro is een grote openlucht vlooienmarkt in Madrid.
Kraliçe bunların birinde yaşar, burası doğduğum yerdir.De geboorteplaats is de plaats waar iemand geboren is.
Alaska'da yaşadıkları tek yer burasıdır.Daarom blijft hij als enige in Alaska achter.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Daarbij wordt hij verslonden door de tyrannosaurus.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.Ze werden bekend als de New Yorkse veldtocht.
Günümüzde burası 871 sokaktır.Bij de plaats loopt de Länsväg 187.