Ana içeriğe geç
Sözlük

bununla ile cümle

bununla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla birlikte tarihî konulardaki araştırmalarına aralıksız devam ettirdi.No entanto, ele gradualmente começou a pesquisar temas não convencionais.
Bununla birlikte zehirli yılanlar -Antarktika haricinde- her kıtada bulunur.As serpentes venenosas estão presentes em todos os continentes, exceto na Antártida.
Vince, bununla yetinmeyip Trish Stratus ile birlikte olmaya başladı.Com Linda em coma com o seu estado, Vince começou a ter um caso com Trish Stratus.
Bununla birlikte bir dizi kaçırılma ve şiddet olayları meydana gelmeye başladı.Imediatamente, uma série de estranhos incidentes e perturbadores começam a ocorrer.
Bununla birlikte Mabel'ın sağlığı bir çöküş sürecine girmişti.A saúde da Mme de Staël estava em declínio.
Bununla beraber birçok kesim filmi 1978 yılının en iyi filmlerinden biri olarak göstermektedir.A publicação acabaria por escolhê-lo como um dos melhores filmes de 1978.
Fakat yine de bununla ilgili şüpheler devam etmektedir.No entanto esta afirmação continua a suscitar dúvidas.
Bununla birlikte, dünyadaki toplam Yahudi nüfusunun büyüklüğünü tam olarak saptamak zordur.A população total mundial judia, entretanto, é difícil de medir.
Bununla birlikte, onun tam yeri açıklanmadı.Sua localização exata, contudo, não foi divulgada.
Bununla birlikte, Mısır'a gelen bu düşünceler herkesi memnun etmedi.Mesmo assim, a ideia não agradou a todos.
Bununla birlikte, Damyanah'ın kendisini en seçkin bir amiraldi.Mesmo assim, foi como um almirante que Damião se distinguiu.
Bununla birlikte Kaşa Lazare’nin yaptıkları yanına kar kalmaz.Não se deve sair no frio após praticar asanas.
Bununla birlikte bazı farklılıklar da vardı.Porém há também algumas diferenças.
Bununla birlikte Sisam gemileri muharebe hattından çark ederek uzaklaşmıştır.A tripulação teve dificuldades em liberar o bote das cordas.
Bununla birlikte plan genelde başarılı oldu.A campanha foi, no geral, bem-sucedida.
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.Precisamos respirar, descansar, pensar em tudo.
Bununla birlikte kilise törenleri kanunen geçerli olduğundan dileyen dini nikah yaptırabilir.Alguns celebrantes podem celebrar o casamento religioso para efeito civil, conforme a lei.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.Ela é relacionada às Forças de van der Waals.
Bununla birlikte, bazı lisansüstü dersleri de İngilizce verilmektedir.Além disso, alguns exames estão somente disponíveis em inglês.
Bununla birlikte, bu yıldız aktivitesi bir obje de olabilir.Entretanto, as manchas podem ocorrer em ambas as estrelas.
Bununla ilgili: "Sanki bu benim ilk albümüm gibi."Mas na minha opinião, é bem melhor do que o meu primeiro álbum.
Bununla birlikte, daha karmaşık işlerde kullanılan iletkiler daha hassas şekilde ölçeklendirilmiş olabilir.Sem dúvida, questões tão complexas como essas mereceriam tratamento mais aprofundado.
Bununla birlikte, Herakleios, bir dizi manevra ile kuşatmayı önledi.Heráclio, contudo, conseguiu evitar o cerco através de uma série de manobras.
Bununla birlikte muhalefet bir bütünlük oluşturmuyordu.Mas o movimento não era unanimidade.
Tüm nesneler verili olsa, bununla işlerin olanaklı tüm durumları da verilmiş olur.Sabendo tudo que ocorria no país, teria o poder de tomar todas as providências necessárias.
Bununla beraber yine de menstrüasyon esnasında örnek alınması önerilmez.Também não é recomendado durante a lactação.
Bununla birlikte güçlü tarım, sanayi ve ticaret sektörleri bulunmaktadır.O município tem no entanto e continuam a ter forte setores agrícola, industrial e comercial.
Bununla birlikte çoğunlukla ABD Ordusu için üretilmiştir.É preparado geralmente pelo método Americano.
Bununla birlikte %6 kadar Almanlar ve %1.7 kadar Romanlar yaşamaktadır.Além do mais, 6,1% têm pelo menos um parente francês.
Bununla birlikte zaman geçtikçe grup içinde uzaklaşmalar başladı.Entretanto, o tempo estava acabando para o pequeno território.
Fakat bununla beraber dilin tarihîliği şüpheli görülür olmuştur.Apesar disso, seu talento para línguas foi imediatamente reconhecido.
Bununla birlikte, tremissis denilmiyordu.Matthäus, inclusive, nem foi convocado.
Bununla birlikte bazı ülkelerde telif hakkı ihlalleri için cezalar vardır.Abolição dos direitos de herança em qualquer caso.
Bununla birlikte İngiltere'ye de götürülmüştür.Todos foram levados para a Inglaterra.
Bununla birlikte, bazı semptomlar üç haftaya kadar sürebilir.Os sintomas podem persistir por até 3 semanas.
Bununla birlikte, tarih alanındaki yazılarında bir değişiklikte bulunmadı.Não mudou nada desde seu projeto original.
Bununla beraber bu kıyafetler onun benliğinin bir parçası gibidir ama istediği zaman değiştirebilir.Pode também mudar de forma, as vezes tendo a aparência parecida com a do seu pai.
Bununla beraber şarkı ABD, Avustralya ve Kanada'da 1 numaraya erişmiştir.Ele chegou a número um na Austrália e nos Estados Unidos.
Bununla ilişkili olarak ateş, iyi ve kötüyü birbirinden ayıran Tanrısal bir güce sahiptir.Ab (Ib) – O coração, esta é a fonte do bem e do mal dentro de uma pessoa.
Bununla birlikte antagonist yapının insan olma zorunluluğu yoktur.E contra a natureza a gente não tem como lutar.
Bununla birlikte isim metinlerde o harfinin üzerinde fonetik belirtke içermez.Como dito acima, ele não recebeu crédito na tela para isso.
Bununla birlikte modern müzikle de ilgilenmektedir.Também se interessava por músicas tradicionais.
Bununla ilgili çok sayıda site kurulmuştur.Têm havido séries inteiras dedicadas a este tema.
Bununla beraber Sony, sanatçıya bir milyar dolardan fazla para verdi.Em agradecimento, Hanlon dá ao doutor mil dólares.
Bununla beraber, dayısı da Servilia henüz 9 yaşındayken vefat etti.Viram que Maradona realmente tinha apenas nove anos de idade.
Bununla birlikte bazı ülkelerde ek olarak özel branşlarda bulunmaktadır.No entanto, ele também tinha epítetos específicos em diferentes locais.
Bununla beraber Command and Conquer 3'ün müthiş çekişmesinin sonucudur.O mesmo acontece em Portugal, com a Super Cola 3 da Loctite.
Bununla birlikte grafitteki grafen katmanlar arasındaki bağlar oldukça zayıftır.Porém, a relação com a gravadora californiana dura pouco.
Bununla ilgili suç duyurusunda bulunduk.Novamente confessaram o crime.
Bununla birlikte Sovyetler Birliği konferansta temsil edilmemiştir.Contudo, não é apenas no Congresso Nacional que o grupo se faz presente.
Hatta bununla dans bile edebilirsiniz. " demiştir.Você pode brincar com isso."
Bununla birlikte, bunlar diğer şarj edilebilir boyutlardan daha az yaygındır.Dessa forma, menos força é necessária do que seria requerida em outros aparelhos.
Bununla birlikte çok karlı olan köprüyü, Fransa hükumeti 2044 yılında işletmeye başlayabilir.Entretanto se a concessão for muito rentável, o governo tem a opção de assumir a ponte em 2044.
Bununla paralel ilerleyen yakıt tüketimi de epey yüksektir.Além disso, o consumo de combustível de ambos era muito elevado.
Bununla birlikte onları Afrika yaban köpeği de avlar.A predação direta também é uma causa substancial da morte de cães-selvagens africanos.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Inevitavelmente, o projecto tornou-se formalmente num falhanço.
Maria ve Balian bununla I. Richard'ın ve onun Vakanüvislerinin hasımlığını kazanmışlardır.Mas deste modo Maria e Balião atraíram a inimizade de Ricardo I da Inglaterra.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Contudo, a fonte sobre eses fragmentos é incerta.
Masaj salonu çalışanına kartı gösterir ve bununla bedava masaj yapılacağını söyler.Os passageiros do trem o veem sem a máscara, mas prometem guardar segredo.
Bununla birlikte epey sessizdir.Uma delas é, claro, Quiet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod