Bununla birlikte, 1381'de geri dönmesine izin veren bir antlaşma imzalandı.Porém, em 1381, um tratado foi firmado e que permitiu-lhes voltar.
Bununla birlikte, çok dokunmalı parmak girişi hala iPad Pro için birincil giriş mekanizmasıdır.Contudo, as entradas por toques de dedo continua a ser o principal mecanismo de interacção com o iPad Pro.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Volta-lhes as costas e escapa: depois poderás te colocar contra eles.
Bununla beraber duruma göre karar vermekte serbestsiniz.” denilmektedir.Também vos está vedado fazer adivinhações com setas, porque isso é uma profanação.").
Bununla birlikte, ateistlere karşı önyargı Batı ülkelerinde mevcuttur.No entanto, ainda existe preconceito contra no mundo ocidental.
Bununla birlikte öğrenciler Pekin'deki üniversitelerde boykot çağrısında bulundular.Em consequência, os estudantes iniciaram um chamamento à greve nas universidades de Pequim.
Bununla birlikte, bu zafer Perslerin direnişlerini parçalayacak kadar önemliydi.Contudo, a vitória foi suficientemente significativa para destroçar a resistência dos Persas.
Bununla beraber Su-26, Su-29 ve Su-31 modelleri ile akrobasi uçağı dalında da lider firmalardan birisidir.Com os modelos Su-26, Su-29 e Su-31, a Sukhoi também é uma das líderes no mercado de aviões acrobáticos.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.No entanto, os observadores encontraram um terreno perigoso, repleto de leões e outras criaturas.
Bununla da yetinmeyip Osmanlı şehri şeklinde olan bu şehrin Osmanlı niteliğini yok ettiler.Fiquei cansado dessa cidade de merda e do teu jeito inflexível.
Bununla birlikte, Segev'in kitabı Los Angeles Times'ın kitap incelemesinde Elie Wiesel tarafından övülmüştür.Embora sob críticas, foi elogiado por Elie Wiesel Elie Wiesel no jornal Los Angeles Times.
Bununla birlikte, yazın daima geri döneceğini, onu da neşelendiren bir düşünce olduğunu da ekliyor.Contudo, diz que irá sempre voltar, um pensamento que parece alegrá-lo.
Bununla birlikte, genel olarak, ciddi bir durum değildir.Geralmente, no entanto, não é uma condição séria.
Bununla birlikte 2A45 Sprut-B tanksavar silahından atılabilmektedir.Ele também pode ser disparado a partir do armamento antitanque 2A45 Sprut-B.
Bununla beraber park ile şehir birbiri içine geçmiştir.O parque foi inaugurado junto com a cidade.
Bununla birlikte, Phocas, Narses'i canlı canlı yakarak idam ettirdi.Focas, no entanto, executou Narses queimando-o vivo.
Bununla da kıyamet koptu.Sucedeu, então, o inevitável.
Bununla birlikte, 2013'te toplam maliyetin 5 milyar dolara yaklaştığı tahmin edilmektedir.Porém, em 2013 o custo total foi estimado como perto de 5 bilhões de dólares.
Bununla beraber Sivas işhan köyü ,Artvin işhan köyü (Yusufeli) bulunmakdadır.Castelo de Matsuyama (Iyo) é um castelo em Matsuyama (Ehime) (antiga Província de Iyo).
Bununla birlikte, daha sonra Axmann, Reichsführer-SS gibi benzer bir rütbeyi kabul etmiştir.Com Artur Axmann adotou-se um insígnia semelhante a da Reichsführer-SS.
Bununla birlikte Mars yörüngesinin geniş eksantrikliği ilginç bir sonuç sağlamaktadır.A relativamente grande excentricidade da órbita de Marte tem um efeito significativo.
Bununla birlikte yılanlarda da bulunur.A ela também eram associadas as serpentes.
Bununla birlikte, daha fazla sağlık sıkıntısı, 1961 ve 1962 başlarında revizyonları yavaşlattı.Porém, outros problemas de saúde acabaram por atrasar a revisão final em 1961 e no começo de 1962.
Bununla birlikte devamlı polis baskınlarını önlemek için polise para öderlerdi.No entanto, eles também pagavam a polícia para evitar os ataques frequentes.
Bununla beraber, Yunan çalışmaları, koordinat sistemini tam olarak tanımlayamamıştır.A matemática grega, no entanto, não se estendeu a um sistema de coordenadas completo.
Bununla beraber Liman savunmasını arkadan vuran Japon kara güçlerince basıldılar.No entanto, eles foram surpreendidos por forças terrestres japonesas, que submergidos defesas do porto.
Bununla birlikte, Fujiwara-kyō ismi Nihon Shoki'de hiç kullanılmamış olup Aramashi-kyō olarak kaydedilmiştir.No entanto, o nome Fujiwara-kyō nunca foi usado no Nihon Shoki.
Bununla birlikte ':', tayf değerlerinde bazı belirsizlikler olduğunu göstermektedir.Contudo, o ':' indica alguma incerteza no valor espectro.
Bununla birlikte, Internet Explorer Mobile tarayıcısının yeni bir sürümü geldi.Com ele, veio uma nova versão do navegador Internet Explorer Mobile.
Bununla birlikte, daha küçük ölçekli figüratif asmalar ve ipekli kıyafetler de söz konusudur.No entanto, a uma escala menor, há menções a cortinados e roupa.
Bununla birlikte bazı ekonomik ve toplumsal reformlar yaptı.Nesse período desenvolveu um conjunto de reformas economicos-sociais.
Albüm bununla birlikte, üçlünün uzun bir aradan sonra bir araya gelmiştir.O Voleibol reapareceu, depois de um longo interregno.
Bununla beraber mangada sadece Mitsuki’yi takma isimle çağırır.Consegue apenas o tempo de pronunciar o nome Mitsuhirato.
Bununla birlikte, Unix/Linux gibi diğer işletim sitemleri için bağımsız sürümleri 4.8 sürümüne kadar vardı.Versões autônomas para outros sistemas operacionais como Unix/Linux foram mantidas até a versão 4.8.
Dini edebiyatın yoğun bir şekilde ortada olmasına rağmen, Mısır edebiyatı bununla sınırlı değildir.Apesar de conter referências a Deus, a obra não é estritamente religiosa.
Bununla birlikte, bu hikaye tam bir kurguydu.Sem dúvida, todo este relato era uma patranha.
Bununla birlikte, Japonya kıyılarında nadir toprak elementlerinin büyük miktarda birikimi tespit edilmiştir.No entanto, depósitos massivos de terras raras foram encontrados perto da costa do Japão.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Apesar disso, o grupo era relativamente desconhecido no estrangeiro.
Bununla birlikte bu reform kısa ömürlü oldu.Entretanto, as reformas chegaram tarde demais.
Bununla beraber, bu uğraşını "çok küçük bir deney" olarak değerlendirmiştir.No entanto, foi considerado "um pouco demais no nariz".
Bununla beraber animasyon filmi olan Batman: Bad Blood'da (2016) Batwoman'ı seslendirmiştir.Eletrocutador fez sua estreia em um filme em Batman: Bad Blood de 2016.
Bununla birlikte, Mezopotamya'da, savaş Bizans'a felâketle başladı.Na Mesopotâmia, porém, a guerra começou de forma desastrosa para os bizantinos.
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik."Não sei o que se passa comigo.
Bununla birlikte hemen hemen her renkte ve desende fes üretilmektedir.Entretanto, podem ser tingidos e adquirirem praticamente todos os tipos de cores.
Bununla birlikte, plakalar arasında bir akım varmış gibi bir manyetik alan oluşur.No entanto, existe um campo magnético entre as placas, como se uma corrente estivesse presente.
Bununla yeni bir kriz başlar.Começa assim um novo mistério.
Bununla birlikte, Nokia üç uygulama içeriyordu.Supernatural recebeu três indicações.
Bununla birlikte, bazıları bunu hayranlık duydu.Mas alguns se interessaram por ela.
Sonraki yıllarda bununla yetinmeyip Sadri Alışık Akademi'de oyunculuk eğitimi aldı.Quem pode com essa idade ter freqüentado academia?
Bununla birlikte, iyi bir yerçekimi ile karıştırılmamalıdır.Apesar disso, não deve ser confundida com altura.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.O jogo é livre para fazer o que quiser.
Bununla birlikte, işlemci ve grafik performansı MacBook Air'den daha düşük.A placa lógica do MacBook é 67% menor que a placa mãe do MacBook Air.
Bununla birlikte çatışmalar dört gün boyunca sürdü.Os confrontos duraram quatro dias.
Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır.A população distribui-se desigualmente pelo país.
Bununla birlikte, LGBT toplulukta sıkça kullanılan bir LGBT argosudur.O grupo de consumidores LGBT está sendo descoberto.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Os riscos, seja como for, estão sempre presentes.
Bununla birlikte bazı bölgelerde (Leipzig, Kopenhag, Milano gibi) kitap yasaklanmıştır.Isto resultou no banimento do livro em diversos lugares, como Leipzig e Copenhague.
Bununla beraber, bu hesaplamalar kuasarın bütün yönlerde enerji yaydığı farz edilerek yapılmıştır.Entretanto, este valor assume que o quasar esteja emitindo energia em todas as direções.
Bununla birlikte daha düşük tahminler de yapılmış.No entanto, as reduções mais fracas também são consideradas.
Bununla birlikte aynı maskelerin farklı renklerde olanını da takmıştır.Existem, porém, muitas máscaras diferentes desta cor.