Ana içeriğe geç
Sözlük

bununla ile cümle

bununla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben eğer bakkal yapıyorsam bununla gurur duyarım.أنا لو كنت أقوم بالبقال لشعرت بالغرور مع هؤلاء .
Bununla birlikte, "Sue" olarak bilinen Tyrannosaurus rex türünün gut hastalığına yakalandığına inanılmaktadır.إلا أنه من المعتقد أن التيرانوصورس ريكس المعروف باسم "سو" قد عانى من مرض النقرس.
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.قوبل هذا الأفتراض بقبول محدود.
Bununla birlikte İkinci Dünya Savaşı'nda, Ainaži yeniden imha edildi.لكن بعد انتهاء الحرب العالمية الثانية غطى النسيان على اسمه مرة أخرى.
Bununla birlikte sürgüne gönderilecekti.تم إرساله إلى المنفى.
Bununla birlikte, negatif kültürlü kadınlar yine de antibiyotik tedavisiyle iyileşebilirler.ولكن، لا يزال من الممكن للنساء اللاتي تكون نتيجة المزارع لديهن سلبية التحسن مع العلاج بالمضادات الحيوية.
Bununla birlikte, Adolf Hitler'in Gürcüler konusundaki düşünceleri olumlu değildi.كل ما هو متعلق بأدولف هتلر ليس سيئا.
Bununla birlikte enfeksiyon kan veya lenf yoluyla da ortaya çıkabilir.ولكن، قد تحدث العدوى كذلك من خلال الدم أو السائل اللمفاوي.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.بالإضافة إلى أن النوم أثناء الليل قد يكون متقطعاً مع حالات إستيقاظ متكررة.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.بيد أن المراقبين وجدوا أرضاً خطرة مليئة بالأسود وغيرها من المخلوقات.
Bununla birlikte Hindistan'da resmi bir devlet dini bulunmamaktadır.حيث أنه لا يوجد دين رسمي للدولة.
Bununla beraber "gişe hasılatı zehiri" diye unvanlandırıldı.يقال: بل هو العيص بن ضمرة بن زنباع.
Bununla ilgili: "Sanki bu benim ilk albümüm gibi.أما هو فيقول " أعتبره أول ألبوم حقيقي لي".
Bununla birlikte Kaşa Lazare’nin yaptıkları yanına kar kalmaz.لكن هذا لا يمنع الحزم المملوكة من تطويرها مع لازاروس، .
Bununla birlikte, bu tür başka hiçbir parçacık bilinmemektedir.وبالرغم من ذلك ليس معروفاً بالضبط أى صِنفٍ من الأسماك تلك.
Bununla birlikte bu evrim bir ilerleme ya da gelişmeye işaret etmez.بيد أن هذا لا يفسر العرض أو نسبة الارتفاع.
Bununla beraber bu kıyafetler onun benliğinin bir parçası gibidir ama istediği zaman değiştirebilir.لذا نجده يغير المهن التي امتحنها كما يغير ملابسه.
Ben kendimi bununla akladım.' ^ "Doğruyu arayan yorgun savaşçı"."بسام الشكعة..المناضل الذي قاوم الترويض".
Bununla beraber, ilk albümlerinin basımından kısa bir süre sonra Sony sözleşmeyi bitirir.ومع ذلك، قبل وقت قصير من الافراج عن الألبوم الأول، سوني إنهاء العقد المبرم بينهما.
Bununla birlikte, bu ad 1874 yılına kadar sürekli olarak kullanılmamıştır.إلا أن هذا الاسم لم يستخدم بشكل صحيح حتى عام 1874.
Bununla birlikte Kremençug bölgesinde çatışmalar halen devam etmekteydi.ومع ذلك، استمر القتال في منطقة زواغة.
Bununla birlikte Yüksek Sovyet hala çalışmaya devam etti.بنفس الوقت، طور السوفييت المدينة بشكل كبير.
Bununla birlikte, Damyanah'ın kendisini en seçkin bir amiraldi.ومع ذلك، اصبح داميان أمير البحر الأكثر تميزا.
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.ونحن لا يمكن أن نبقي فقط نشتت أنفسنا نحن يجب علينا أن نربي أنفسنا ونستيقظ ونفعل شيئا حيال ذلك.
Bununla birlikte Latince ve İngilizce perfect yapılar arasında önemli farklılıklar vardır.إلا أن هناك ثلاث اختلافات محورية في الصفات بين اللغتين الإسبانية والإنجليزية.
Bununla birlikte gerçel analizin kapsamı gerçel sayılarla sınırlıdır.ومع ذلك، كان حجم عينة التجارب السريرية صغير نسبيًا.
Bununla birlikte, çeşitli uçuşlarda yedek olarak görev yaptı.فعلت ذلك من خلال التطوع في مختلف مجالات الطيران.
Bununla birlikte Obeyd özellikleri de gösterir.علي الرغم من أودين لديه هذه الصفات أيضًأ.
Bununla beraber, Osmanlı savaş uçakları da denizaltı-savar timlerde görev yapmakta idi.كذلك غواصات الصواريخ الباليستية السوفيتية تعمل ضمن مناطق بحرية محصنه ومحمية.
Ve yeni yetişen nesil bununla aşina olur.”هذا ما أجابهم به الوحي".
HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur.ففي اللحظة التي تصل بها الفيروسات إلى داخل الجسم تبدأ بصنع نسخ عن نفسها بهدف الانتشار داخل الجسم.
Bazen bununla ilgili araştırmalar yaptım.ففهمت حينها بأن عليّ أن أقوم بالأبحاث.
Bununla birlikte dumanlı sisin olduğu yerlerde ozon miktarı artmaktadır.وتزداد وفيات التنفس في الأوقات التي تزداد فيها مستويات غاز الأوزون..
Bununla birlikte zamanaşımı borcu sona erdirmez, sadece borçluya ödemekten kaçınma hakkı verir.عندئذ اغتنم بعض سيئي النية الفرصة، وامتنعوا عن دفع الضريبة.
Bununla birlikte bu kişilerin sadece %60'ı osteoartrit belirtileri gösterirler.60٪ منهم يحملون شهادات متقدمة.
Hatta bununla ilgili kesin kanunlar koymuşlardır.وعليه لهُ أيضاً حقوقٌ راسخة.
Bununla birlikte, ilk yıllardaki seyircilerin önemli bir görev ve işlevleri vardır.وخلال السنوات الأولى من عهده كان من الواضح أنه يضطلع بوظيفته بفعالية ومسؤولية.
Bununla beraber yine de menstrüasyon esnasında örnek alınması önerilmez.ولكنه لم يكن مستعدا أن يغامر بالنشر في فترة ملتبسة.
Bununla birlikte Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Irak'tan bağımsızlık talebi.لكن مع تأسيس منطقة الحكم الذاتي الكردستاني.
Bununla birlikte, evde uzun vakitler kitap okurdu.خلال فترة احتجازها ، قضت الكثير من الوقت في قراءة الكتب.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.ومع ذلك ، كان سجل أمن اس ميل نظيفًا إلى حد ما.
Bununla ilgili söylemek istediğin bir şey var mı?هل لديك ما تقوله بخصوص هذا الأمر؟
Bununla ilgili bir sorun görmüyorum.لا أرى مشكلةً بذلك.
Bununla birlikte, 3.3 milyon seçmenin oyu 'geçersiz' sayıldı.Ainda assim, 3,3 milhões de eleitores deixaram votos "inválidos".
Bununla birlikte aslında bu cisimler diğer fenomenlerin bir karışımıdır.No entanto, esses objetos são, na verdade, uma mistura de outros fenômenos.
Albüm dijital olarak kaydedildi ve Bush bununla ilgili pişmanlıklarını daha sonraları dile getirdi.O álbum foi gravado digitalmente, e desde então Bush expressou arrependimentos sobre os resultados disso.
Bununla birlikte, USB On-The-Go desteklenmektedir.Entretanto, há suporte para USB On-The-Go.
Bununla birlikte, ertesi yıl hem Zoe hem de Stylianos öldü.No ano seguinte, contudo, ambos Zoé e Estiliano morreram.
Bununla birlikte, bu ateşkes yalnızca Mezopotamya cephesine uygulanmıştı; Kafkasya'da savaş devam etti.Porém, estas tréguas se aplicavam unicamente ao front mesopotâmico; no Cáucaso, a guerra continuava.
Bununla birlikte, azalan görüntüleme yüzünden televizyon kanalı 30 Eylül 2009'da havaya kaldırıldı.No entanto, devido a problemas, o canal de televisão foi retirado do ar no dia 30 de setembro de 2009.
Bununla birlikte TNT, atomik olmayan geleneksel patlayıcıların en etkilisi değildir.Porém, o TNT não é o mais energéticos dos explosivos convencionais.
Bununla birlikte Mars’ın geçmişte bugünkünden daha dairesel bir yörünge çizdiği bilinmektedir.Sabe-se que, no passado, Marte teve uma órbita muito mais circular do que atualmente.
Type 59-I ayrı versiyondur ve bununla birlikte farklı zırh ve farklı ateş kontrol düzeni içermektedir.O tipo 59-I inclui várias versões com armaduras diferentes e configurações de controle de fogo.
Bununla beraber Sezar, karısı Pompeia'dan "karım hakkında hiçbir şüphe olmamalı" diyerek boşanmıştı.Mesmo assim, César se divorciou de Pompeia, afirmando que "minha esposa não deve estar nem sob suspeita".
Bununla birlikte, Halys Nehri'nden geçmesi engellendi ve kutsal bir yere sığınmaya çalıştı.No entanto, foi impedido de atravessar o rio Hális, e buscou refúgio num local sagrado.
Bununla birlikte, Cafer han onları kolayca yenmeyi başarmasıyla.Entretanto, Jafar Cã conseguiu derrotá-los facilmente.
Bununla birlikte genç Kraliçe popülaritesini mevcut hükümete olan güveni geri kazanılmasına yardımcı oldu.Contudo, a popularidade da jovem rainha ajudou a restaurar a confiança no governo.
Müzik bununla anlaşmak zorunda.A música deve lidar com isso.
Bununla birlikte, reformlar ve piyasa ekonomisine geçiş başladı.No entanto, as reformas foram realizadas e iniciou-se a transição para uma economia de mercado.
Bununla birlikte, kişiler bazılarına daha iyi yanıt verebilir.No entanto, é possível que uma pessoa possa responder melhor a uns do que a outros.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod