bununla birlikte ile cümle
bununla birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
11
ORT. KELİME
Bununla birlikte haberler cereyan eden olaya ve neyin beklendiğine dair bilginin olmadığı üzerinde duruyordu.Однако репортаж был посвящён тому, что уже произошло, и там не сообщалось о том, чего стоит ждать дальше.
Bununla birlikte haberler cereyan eden olaya ve neyin beklendiğine dair bilginin olmadığı üzerinde duruyordu.מכל מקום, הדיווח התמקד במה שכבר קרה ולא הציע שום מידע על מה שצפוי עכשיו.
Bununla birlikte haberler cereyan eden olaya ve neyin beklendiğine dair bilginin olmadığı üzerinde duruyordu.و مع ذلك ركز التقرير على ما حدث في الواقع و لم يقدم أي معلومات عن ما يتوقع حدوثه الآن
Bununla birlikte haberler cereyan eden olaya ve neyin beklendiğine dair bilginin olmadığı üzerinde duruyordu.今後何が起こるのかはわからなかった すべては単なる噂にすぎず
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.A betegek szubjektív érzékelése ugyanakkor nem mindig megbízható vagy pontos.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Dar simţurile subiective ale pacientului nu sunt întotdeauna sigure sau precise.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.De subjectieve zintuigen van patiënten zijn echter niet altijd betrouwbaar of nauwkeurig.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Die subjektive Wahrnehmung des Patienten/der Patientin ist jedoch nicht immer zuverlässig oder genau.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Kuitenkin potilaan subjektiiviset tuntemukset eivät aina ole luotettavia tai täsmällisiä.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Men patientens subjektiva känsla är inte alltid pålitlig eller riktig.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Patientens subjektive fornemmelser er imidlertid ikke altid pålidelige eller nøjagtige.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Pourtant, les patients n’ont pas toujours une perception fiable ou exacte en la matière.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Přesto nejsou subjektivní pocity pacienta vždy spolehlivé nebo přesné.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Sin embargo, los sentidos subjetivos de los pacientes no siempre resultan fiables o precisos.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Subiektywne odczucia pacjenta nie są zawsze jednak niezawodne i dokładne.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Subjektívne pocity pacienta však nie sú vždy spoľahlivé alebo presné.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Todavia, as sensações subjectivas do doente nem sempre são fiáveis ou exactas.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Tuttavia, la capacità senziente del paziente può non essere sempre affidabile o precisa.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Vendar pacientovi subjektivni občutki niso vedno zanesljivi ali natančni.
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Σύστηα δύο εpiιpiέδων Κ α ί α piληροφόρηση
Bununla birlikte, hastanın öznel duyuları her zaman güvenilir ya da doğru olmayabilir.Субективните усещания на пациента обаче не винаги са надеждни и точни.
Bununla birlikte, hidroklorik asdi şu reaksiyona koyunca olanı biliyoruz.Dat gezegd hebbende, we weten dat als je zoutzuur hebt, dan weten we wat de reactie is.
Bununla birlikte, hidroklorik asdi şu reaksiyona koyunca olanı biliyoruz.Detto questo, sappiamo che quando abbiamo l'acido cloridrico conosciamo la reazione.
Bununla birlikte, hidroklorik asdi şu reaksiyona koyunca olanı biliyoruz.Most, hogyha sósavat veszünk tudjuk ezt a reakciót.
Bununla birlikte, hidroklorik asdi şu reaksiyona koyunca olanı biliyoruz.Nyní, když jsme toto řekli, víme, že když dáte kyselinu chlorovodíkovou, známe její reakci.
Bununla birlikte, hidroklorik asdi şu reaksiyona koyunca olanı biliyoruz.On sait maintenant que lorsqu'on a de l'acide chlorhydrique, on connaît cette réaction.
Bununla birlikte, hidroklorik asdi şu reaksiyona koyunca olanı biliyoruz.Skoro to już wiemy, przyjrzymy się tej reakcji. Kiedy masz chlorowodór w wodzie... Znasz już tę reakcję.
Bununla birlikte, hidroklorik asdi şu reaksiyona koyunca olanı biliyoruz.Έτσι ξέρουμε ότι με το υδροχλωρικό οξύ γνωρίζουμε την αντίδραση.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.Avem și un epilog la această poveste.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.Jedoch hat diese Geschichte ein Nachspiel.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.하지만, 이 이야기에는 끝맺는 말이 있어요.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.Sin embargo, hay un epílogo en esta historia.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.Toutefois, il y a un épilogue à cette histoire.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.Tuttavia, questo racconto ha un epilogo.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.Tuy nhiên, còn có một chi tiết bên lề câu chuyện của chúng ta.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.Παρ'όλα αυτά, υπάρχει ένας επίλογος στιν ιστορία αυτή.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.Однако у этой истории есть эпилог.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.עם זאת, ישנה אחרית דבר לסיפורינו.
Bununla birlikte, hikayeye bir ekleme yapıldı.غير أنّ هناك خاتمةً لهذه القصّة
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Ad ogni modo, quello su cui le donne concordano è il ruolo che svolgono, che deve essere centrale e attivo.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Donde las mujeres coinciden, sin embargo, es en su propio rol y que debe ser central y activo.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Frauen sind sich jedoch einig über ihre eigene Rolle. Die muss zentral und aktiv sein.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Jeżeli chodzi o rolę kobiet w społeczeństwie kobiety sa jednomyślne: ich rola musi być kluczowa i aktywna.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.그러나 여자들은 그들이 그들의 사회에서 중심적이고 활발한 역할을 해야 한다는 점에는 모두 동의하고 있죠.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Onde as mulheres concordam, contudo, é no seu próprio papel e que deve ser central e ativo.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Totuşi femeile sunt toate de acord în ce priveşte rolul lor, şi anume că el trebuie să fie central şi activ.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Tuy nhiên điều mà phụ nữ đồng thuận, là về vai trò của họ, và rằng nó phải trung tâm và năng động.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Vrouwen zijn het daarentegen wel eens over hun eigen rol, en dat deze centraal en actief moet zijn.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Ženy se však shodují že jejich role musí být stěžejní a aktivní.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Όλες οι γυναίκες, πάντως, συμφωνούν στο δικό τους ρόλο, ότι αυτός πρέπει να είναι κεντρικός και ενεργός.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Але усі жінки погоджуються, що їхня роль має бути центральною і активною.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Това, за което жените са съгласни, е за тяхната роля и за това, че тя трябва да бъде централна и активна.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.נשים מסכימות, לעומת זאת לגבי התפקיד שלהן ועל כך שהוא חייב להיות מרכזי ואקטיבי
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.لكن ما يتفق عليه النساء هو حول دورهن نفسه وهو الذي يجب أن يكون محوريا ونشيطا.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.同じ見解を示しています 彼女らの役割は中心的かつ行動的なのです 国内で最大の男女間の意見の相違を見るのは
Bununla birlikte, kendi tasviri Baxter Orr tarafından bir parçada kullanıldığındaB. オアに盗用された時 フェアリーは訴えると脅迫した
Bununla birlikte, kendi tasviri Baxter Orr tarafından bir parçada kullanıldığındaCu toate acestea, când o imagine a sa a fost folosită de Baxter Orr,
Bununla birlikte, kendi tasviri Baxter Orr tarafından bir parçada kullanıldığında그럼에도 불구하고, 백스터 오어가 그의 작품을 이용했을 때는
Bununla birlikte, kendi tasviri Baxter Orr tarafından bir parçada kullanıldığındaNéanmoins, quand c'est sa propre imagerie qui est reprise dans une œuvre de Baxter Orr,
Bununla birlikte, kendi tasviri Baxter Orr tarafından bir parçada kullanıldığındaNicméně, když byl jeho nápad využit v díle Baxtera Orra