bununla birlikte ile cümle

bununla birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla birlikte idam hükmü ömür boyu hapse çevrildi ve Rus yetkililere teslim edildi.Zavoljo njegove plemiške rodbine so kazen znižali na dosmrtno in ga predali ruskim oblastem.
Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır.Prebivalstvo je neenakomerno razporejeno.
Bununla birlikte, tremissis denilmiyordu.Posledično je bil nepotreben triforij.
Bununla birlikte, Ba'al panteonun başı değildi.Kljub temu se ni nikoli imel za vodjo benda.
Bununla birlikte etiol fideler ışıklandırıldığı zaman ancak etioplastlar kloroplastlara olgunlaşabilir.Po izpostavljenju svetlobi se etioplasti končno diferencirajo v kloroplaste.
Bununla birlikte Eusebius, bu sürenin yalnızca 10 ay olduğunu yazmıştır.Zgodovinar Evzebij pa po drugi strani pravi, da je njegovo vladanje bilo dolgo le 10 mesecev.
Bununla birlikte höyükte Geç Kalkolitik Çağ ve Erken Tunç Çağı I yerleşmesinin de olduğu kabul edilmektedir.Zato lahko govorimo o zgodnji in poznejši dobi zaratustrstva.
Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.Na koncu pride preverjanje dolgotrajnega spomina.
Bununla birlikte, birçok önemli detayları içerir.Vseeno pa vsebuje veliko pomembnih podrobnosti, ki bi jih sicer izgubili.
Bununla birlikte mekanların küçük boyutlu olduğu tahmin edilmektedir.Znano je tudi, da so imeli zelo majhno ozemlje.
Bununla birlikte 2050 yılına kadar ABD ordusunda hizmetinde kalması planlanmaktadır.Ameriška vojska ga namerava uporabljati vsaj do leta 2038.
Bununla birlikte, çocuklar arasındaki görülme sıklığı büyük farklılıklar gösterebilir.Ocene pogostnosti med otroki pa se močno razlikujejo med seboj.
Bununla birlikte, 16. yüzyılda Dayan Han kenti birkez daha başkent yaptı.V drugi polovici 16. stoletja je grad doživel ponovno prezidavo.
Bununla birlikte, Nokia üç uygulama içeriyordu.Enstein je predlagal tri oblike.
Bununla birlikte bazı yıllar kar oranı daha aşağılara düşer.To je tudi razlog, da snega že dolga leta ni več.
Bununla birlikte, De Gaulle'ün siyasi zaferi kısa süreli olur.Frangipanovo zmagoslavje pa je bilo kratkotrajno.
Bununla birlikte, paleointensity ölçümlerinden elde edilen veriler, manyetik alanın kaybolmamasıdır.V feromagnetnih snoveh gostota magnetnega polja v splošnem ni sorazmerna jakosti magnetnega polja.
Bununla birlikte, yanıtın bu türü psikofizikte yaygın kalmıştır.Tovrstni pristopi so danes v psihoanalitični praksi v veliki meri opuščeni.
Bununla birlikte savaşlar daha sık görülür.Nepaisant to, jie vis dažniau susitikinėja.
Bununla birlikte Baze v.Sudarytojas V. Stepulis.
Bununla birlikte, başlangıç koşulları genellikle iyi bilinmemektedir.Tačiau nelygių galimybių problema paprastai nelaikoma išspręsta.
Bununla birlikte görüntü ve ses kalitesini artırdı.Šis standartas užtikrina daug geresnę vaizdo ir garso kokybę.
Bununla birlikte, yakın zamanda alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesini desteklediğini belirtmiştir.Pastaruoju metu daugiausia dėmesio skiriama alternatyvios energijos panaudojimui.
Bununla birlikte mekanların küçük boyutlu olduğu tahmin edilmektedir.Manyta, kad tokiu atveju derlius bus mažas.
Bununla birlikte, bu şubeler yaşayan canlıların % 96’sına karşılık gelir.Bestuburiai sudaro 96% visų gyvūnų rūšių.
Bununla birlikte ön cephede ateş bölgesi,arkada ise motor vardır.Kovinis skyrius su patranka būdavo priekyje, variklio skyrius – gale.
Bununla birlikte, yetişkin pandalardan daha iyi işitir.Jauniklių apdaras blyškesnis už suaugusių paukščių.
Bununla birlikte diğer stüdyoların desteğini çekmesi sonucunda HD DVD tarih olmuştur.Jo darbų pagrindu buvo vykdomi tolesni DNR tyrimai.
Bununla birlikte, Saar'daki plebisitten sonra, Nazi yanlısı mahkumların çoğu için af ilan edildi.Vis dėlto, po plebiscito Sare dauguma suimtųjų buvo amnestuoti.
Bununla birlikte yeni geliştirilen standartlarda çok çeşitli varyasyonlar mevcut.Tačiau bus įgyvendintas įvairių dabartinių reikalavimų supaprastinimas.
Bununla birlikte, belki de en ünlü Taksiarh, antik Makedon Pezhetairoi piyadeleriydi.Žinomiausi taksiarchai iš senovės Makedonijos pėstininkų pezetairų.
Bununla birlikte, ormansızlaşma ve kaçak avlanma nedeniyle zayıf kalmaktadırlar.Pilkosios mazamos arealas nyksta dėl medžioklės ir miškų kirtimo.
Bununla birlikte Simran babasına arkadaşlarıyla birlikte Avrupa gezisine katılmak için rica eder.Kartu su drauge Amanda ji nori išvykti į Europą.
Bununla birlikte 1968-1981 yılları arasında Dünya Bankası Başkanıydı.Nuo 1968 m. balandžio iki 1981 m. birželio vadovavo Pasaulio bankui.
Bununla birlikte, Cafer han onları kolayca yenmeyi başarmasıyla.Gotranksas bet Bū lengvai nugali jį.
Bununla birlikte açık yaralardan da enfeksiyon kapılabilir.Medžiai gali būti infekuoti per padarytas žaizdas.
Bununla birlikte Avustralya ve Yeni Zelanda'da da ekilir.Jų aptinkama Australijoje ir Naujojoje Zelandijoje.
Bununla birlikte öğrenciler Pekin'deki üniversitelerde boykot çağrısında bulundular.Būtent todėl tarptautiniai atlikėjai festivalio metu dirba su mokiniais iš Beigango.
Bununla birlikte, bazı kilolu hastalar, ağırlıklarından dolayı tip 2 ile yanlış teşhis edilir.Tačiau pasitaiko, kad nemažai vaistažolių yra sunaikinama dėl neteisingo jų rinkimo.
Bununla birlikte, Arktik Okyanusu'ndan daha sıcak ve daha tuzludur.Pietinė dalis yra sausesnė ir karštesnė negu šiaurinė.
Bununla birlikte Eusebius, bu sürenin yalnızca 10 ay olduğunu yazmıştır.Tuo tarpu Eusebijus iš Cezarijos teigia, kad Eutichijaus pontifikavimas tęsėsi tik 10 mėnesių.
Bununla birlikte onları Afrika yaban köpeği de avlar.Kertant miškus, su jais traukiasi ir afrikos auksinių kačių arealas.
Bununla birlikte belirli bir müzeyi gezdirmek üzere çalışan lokal rehberler de mevcuttur.Be to, žymių žmonių gimtinėse veikia memorialiniai muziejai.
Bununla birlikte zaman geçtikçe grup içinde uzaklaşmalar başladı.Grupė vis mažiau laiko pradėjo leisti kartu.
Bununla birlikte kuşatılan Kızıl Ordu birlikleri tümüyle imha olmadılar.Tuo metu čia apsistojusi Raudonoji armija nuniokojo muziejų.
Bununla birlikte, ZipCD sürücüleri herhangi bir boş CD-R veya CD-RW medyasına oluşturulabilecekti.Kuid ZipCD-draivid lubasid andmeid kõrvetada juba niigi mis tahes tühjale CD-R- või CD-RW-meediumile.
Bununla birlikte, kullanılan şifreleme olmadığı için DRM, çipte mevcut değildir.DRM puudub, kuna krüpteeringut kasutatud ei ole.
Bununla birlikte, Nokia üç uygulama içeriyordu.Ordenil oli kolm järku.
Bununla birlikte yaklaşık 40 civarında kişisel bilgi-işlem yatırımı yapmıştır. ^ Wei, Coach K.Avaldanud üle 40 teadustrükise, s.h.
Bununla birlikte, uygun görüldüğü takdirde yüksek lisans (MSc) öğrencileri de araştırmaya katkıda bulunabilir.Nii saavad (edasijõudnud) õpilased katana lõiget päriselt proovida.
Bununla birlikte parlamento hükümet aleyhinde her zaman güven oylaması yapabilir.Parlament võib ka iga hetk korraldada uue usaldushääletuse valitsusele.
Bununla birlikte Çin, Sovyetler Birliği ve ABD'nin ardından uzay yürüyüşü gerçekleştiren üçüncü ülke oldu.Hiina oli Nõukogude Liidu ja USA järel kolmas riik, mis lennutas inimese kosmosesse.
Bununla birlikte, Internet Explorer Mobile tarayıcısının yeni bir sürümü geldi.Lisaks aitab kaasa ka Internet Explorer Developer Toolbar.
Bununla birlikte antikorlar yeterince spesifik değildirler.Antikehade tiitrid ise ei ole kuigi spetsiifiline FIPi näitaja.
Bununla birlikte taze bezelyeyi sindirmek daha kolaydır.Siiski ei ole inimesel lihtne värsket ristikut seedida.
Bununla birlikte, şarkı Portekiz'de popüler olduğu kanıtlandı.Laul oli populaarne ka Saksamaal.
Bununla birlikte, Hofmann esaretten kaçtı ve Almanya'ya döndü.Monck ise jäi aga parlamendile truuks ning naasis Inglismaale.
Bununla birlikte namazdan bahsetmesi ilginçtir.Samuti on kesksel kohal palvetamine.
Bununla birlikte, ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.Loodusvarade poolest rikkamaid riike.
Bununla birlikte, ilçedeki kentleşme oranı kent nüfusuna paralel olarak yüksek değildir.Kuid paljudes kohtades ei ole elanikkonna vanuseline struktuur üleriigilisele keskmisele vastav.

İlgili Sayfalar