bununla birlikte ile cümle
bununla birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla birlikte diğer ülkelerde üretimi devam etmiştir.Тем не менее скальпирование продолжалось в других штатах.
Bununla birlikte Orta ya da Geç Halaf Dönemi olarak bir yaklaşım ileri sürülebileceği belirtilmektedir.В то же время, они не могли не предвидеть, что рано или поздно железная дорога положит конец их бизнесу.
Bununla birlikte bunların bir çekirdek ve halkası olur.Но на самом-то деле это всё ложь и вымысел.
Birkaç yıl içerisinde firmanın ilerleme tarzı değişmiş, bununla birlikte firma çok daha başarılı olmuştur.В последующие годы руководство сменялось достаточно часто, и компания развивалась с переменным успехом.
Bununla birlikte, negatif elektrotlar kadmiyum yerine bir hidrojen emici alaşım kullanmaktadır.Батарея имеет для отрицательного электрода вместо кадмия водородопоглощающий сплав.
Bununla birlikte ülkede birçok suikast girişimleri olmuştu.Однако и с их стороны было совершено несколько убийств.
Bununla birlikte Erken Demir Çağı'nda yerleşim daralmıştır.Построен он был в период раннего железного века.
Bununla birlikte, Mihail Şolohov'un arkadışıydy.Но окончательно его утвердил сам Михаил Шолохов.
Bununla birlikte müzik derslerinden çok zevk alıyordu ve iyi bir harpçı ve dansçı olmuştu.Она получила домашнее воспитание, была хорошей музыкантшей и танцовщицей.
Bununla birlikte, Unix/Linux gibi diğer işletim sitemleri için bağımsız sürümleri 4.8 sürümüne kadar vardı.Отдельно браузер для других операционных систем, таких как Unix и Linux, поддерживался до версии 4.8.
Bununla birlikte basında birtakım söylentiler ortaya çıktı.В округе начали ходить слухи об их тайной связи.
Bununla birlikte temel bir zenginlik ölçüsüdür.Однако оно представляет большую природную ценность.
Bununla birlikte genel olarak Comte sosyolojinin kurucusu olarak görülmez.В целом, не стоит воспринимать SOX, как проект.
Bununla birlikte yasama organı Senato'ya devredildi.Тем не менее, Приск был исключён из сената.
Bununla birlikte Guardiola, Avrupa Kupası kazanan en genç teknik direktörü oldu.Также Ренату стал самым молодым победителем первенства Европы.
Bununla birlikte Şili devlet başkanlığını Bernardo O’Higgins’in lehine reddeder.Назван в честь государственного деятеля Чили Бернардо О’Хиггинса.
Bununla birlikte, şiddetli Hristiyan muhalefetini takiben, yasak eski haline getirildi.Это было небезопасно так как проповедь христианства была на тот момент запрещена законом.
Bununla birlikte Alman kayıpları da ağır olmuştur.Немецкие части также понесли тяжёлые потери.
Bununla birlikte birahâneler büyük şehirlerde de bulunur.Курдские общины есть также во всех крупных городах.
Bununla birlikte, çifti sonunda ayrıldı.Пара в итоге развелась.
Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır.Население распределено неравномерно.
Bununla birlikte çoğunlukla ABD Ordusu için üretilmiştir.Это в основном используется американскими военными.
Bununla birlikte, anlatılanlara bakıldığında da ölü sayısının oldukça az olduğu sanılmaktadır.Но, по-видимому, число их невелико ввиду большого числа опрошенных.
Bununla birlikte yerleşmede yoğun bir biçimde dokuma yapıldığı düşünülmektedir.Однако можно говорить о том, что поселение этого этапа уже было четко структурировано.
Bununla birlikte kulenin içerisinde en yüksek katına çıkmaya yarayan bir asansör bulunmaktadır.И тогда первым, как правило, наблюдается лифт, который идёт вверх.
Bununla birlikte filmi tümüyle baştan çekti.Поэтому в целом фильм пришёлся по душе.
Bununla birlikte lifler ezilmeye dayanıklı değildir.Тем не менее гвардейцы не отчаялись.
Bununla birlikte eğim hep aynı kalmaz; yer yer eğim kırıkları görülür.Прерывистое разминание выполняется аналогично непрерывистому, но движения скачкообразны.
Bununla birlikte gerek bitki topluluğu, gerek hayvan topluluğu, bu sert koşullara uyum sağlamışlardır.Невозмутимые животные спокойно отнеслись к наградам и к обрушившейся на них популярности.
Bununla birlikte Sakarya ili ile aynı tarihe sahip olduğu anılmaktadır.На вопрос Натана, он отвечает, что они преследуют одинаковые цели.
Bununla birlikte kentsel işlevler açısından birbirini çevreleyen eşmerkezli üç kuşağa ayrılabilir.Между тем представители всех трёх групп потенциально заразны для окружающих.
Bununla birlikte, 2013'te toplam maliyetin 5 milyar dolara yaklaştığı tahmin edilmektedir.Однако в 2013 году была произведена переоценка, и в результате общая стоимость составила свыше 5 млрд. $.
Bununla birlikte izlenen tüm bu politikalar, komünist sistemin doğasında olan sınırlamaları atlatmaya yetmedi.Однако, оказывается, что одного желания недостаточно, чтобы выбраться из этого коллективного кошмара.
Bununla birlikte zehirli yılanlar -Antarktika haricinde- her kıtada bulunur.Ядовитых змей можно найти практически на всех континентах, кроме Антарктиды.
Bununla birlikte, bazı semptomlar üç haftaya kadar sürebilir.Подобные симптомы могут длиться до нескольких недель.
(Bununla birlikte milletvekili olmayan kişiler de bakan olarak atanabilir.)Разница только в том, что лица с непогашенной судимостью не могут быть избраны.)
Bununla birlikte Alaylar kendi güçlerini abartmışlardı.Тем не менее, атакующие переоценили свои силы.
Bununla birlikte arıcılık da önemli ekonomik faaliyetlerdendir.Но торговля наркотиками остаётся для них основным бизнесом.
Bununla birlikte manastırın uzun süre ayakta kaldığı bellidir.Монастырь долгое время оставался заброшенным.
Bununla birlikte, 4:3 çerçeve oranlı eski programlar yine 4:3 olarak gösterilmektedir.Модели с дисплеем 4:3 больше не производятся.
Bununla birlikte, ilkinin kısa sürede üzerindeki ilgiyi kaybetmesi, ikinciyi de etkilemiştir.Однако последний лишился влияния также быстро, как и приобрёл его.
Bununla birlikte, 100-200 Venedikli öldürüldü.Всего учитывают 100-200 лейкоцитов.
Bununla birlikte Anadolu'nun Hristiyanlaşma süreci hızlandı.Проблем с воспитанием Анатолия становилось всё больше.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.ابقى بعيدا عن أزرار (No Thanks) (If you can help it) وبدلا من ذلك قم بإغلاق النافذة باستخدام " × ".
Bununla birlikte, bazen etkisizdir, çünkü bir MAC adresi sahte olabilir.ومع ذلك فإنه في بعض الأحيان غير فعال لأنه يمكن تزوير عنوان MAC.
Bununla birlikte, son yıllarda nominal ücretler rakip ülkelerdeki ücretlerin biraz üstünde olmuştur.ومع ذلك ، فإن الأجور الاسمية في السنوات الأخيرة كانت أعلى قليلاً من الأجور في البلدان المنافسة.
Bununla birlikte, başlangıç koşulları genellikle iyi bilinmemektedir.إلا أن الشروط الأولية غالبًا لا تكون معروفة بصورة جيدة.
Bununla birlikte bazı ülkelerdeki uyarı işaretleri, standart üçgen biçimin yerine elmas şeklindedir.إشارات التحذير في بعض البلدان لديها شكل مَعيـن بدلا من شكل المثلث القياسي.
Bununla birlikte, bu yeni düzen uluslararası alanda tanınmayı başaramadı ve savaş devam etti.ومع ذلك، فشل هذا النظام الجديد في كسب الاعتراف الدولي به واستمرت الحرب.
Bununla birlikte ödülleri nasıl kazandığı konusunda bir nebze mahcuptur.على أية حال فقد بقى محرجا بعض الشيء بالنسبة إلى كيفية ربحه للجوائز.
Bununla birlikte bu kuramları halkın inançlarına ters düşmüştür.لقد فرح الناس بهؤلاء الفتية المؤمنين.
Bununla birlikte, USB On-The-Go desteklenmektedir.يدعم USB On The Go .
Bununla birlikte, Suffolk Dükü tarafından kralın emirlerinin görmezden gelineceği sözü verildi.ومع ذلك، تم تجاهل الوعود التي قدمها لهم دوق سوفولك بناء على أوامر الملك.
Bununla birlikte O, Kâbe'ye yönelmeyi arzu ediyordu.ويدلّ على ذلك قول البراء بن عازب: " وكان يحب أن يوجّه إلى الكعبة ".
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.ومع ذلك، فإن 60٪ من الأشخاص يصابون بنوبة ثانية في غضون عام واحد.
Bununla birlikte, genel olarak, ciddi bir durum değildir.ولكن بشكل عام هذه ليست مشكلة.
Bununla birlikte yaradılış işinde Tavus'a yardımcı olacak altı melek daha yaratır.ثم خلق بعد ذلك ستة ملائكة لتساعده في ذلك.
Bununla birlikte anlaşma yürürlüğe girmedi.ومع ذلك لم تتم الصفقة.
Bununla birlikte soyut yapının kendisi herhangi özel bir uygulamaya bağlı olmayacak şekilde tanımlıdır.ولكن تعرف البنية المجردة نفسها بطريقة لا تعتمد على خصائص أي تنفيذ معين.
Bununla birlikte Sakarya ili ile aynı tarihe sahip olduğu anılmaktadır.أو تضمن أن متلقيها ستكون لهم الحقوق ذاتها.