bununla beraber ile cümle

bununla beraber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla beraber, Jang-geum nereye gitseler hastaları tedavi etmeye devam etmiştir.Cu toate acestea, Jang-Geum continuă sa trateze pacienții peste tot unde se duce.
Bununla beraber 1869 yılına kadar toplam 63 element bulunabilmiştir.Din 1869, un total de 63 de elemente au fost descoperite.
Bununla beraber, kısa süre sonra keşfeder ki Jang-deok ünlü bir hemşiredir.Ea descoperă că Jang-Deok este un medic celebru.
Bununla beraber, ilk albümlerinin basımından kısa bir süre sonra Sony sözleşmeyi bitirir.La scurt timp după lansarea primului lor album, Sony a terminat contractul.
Bununla beraber, Yunan çalışmaları, koordinat sistemini tam olarak tanımlayamamıştır.Lucrările grecești, însă, nu s-au extins la un întreg sistem de coordonate.
Bununla beraber, diğer üç virüsten sadece kısa süre için korunabilir.Cu toate acestea, protecția împotriva celorlalte trei tipuri de virus va fi una de scurtă durată.
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.Marea majoritate a acestora au fost dizolvate.
Bununla beraber şarkıya bir klip çekilmemiştir.Totuși, ea a decis să nu înregistreze cântecul.
Bu yöntem, bununla beraber, zanpakutōnun ruhu zorla maddeleştirildiği için çok tehlikelidir.Totuși, acesta dezlănțuie atâta putere încât lama zanpakutō-ului devine foarte uzată.
Bununla beraber, reaksiyonun varlığı antik çağlardan beri bilinmektedir.Însă reacția ca atare a fost descrisă începând cu antichitatea.
Bununla beraber nasyonal sosyalistler 15 Eylül 1935 tarihinde Nürnberg Yasaları'nı çıkarttılar.La 15 septembrie 1935 au fost adoptate primele legi rasiale, cunoscute ca Legile de la Nürnberg.
Bununla beraber, bu, kendi kendine verilmiş bir unvandır ve diğer beş köy tarafından resmen tanınmaz.Ez azonban egy önkényes cím és a másik öt falu sem ismerte el.
Bununla beraber, dizinin gidişatı üzerine, Tohru, Sohma ailesine ait olabileceği bir yer bulur.Később Tohru rájön, hogy a Sohma család területén van a sátra.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.Ébredés után kis ideig általában kipihentség tapasztalható.
Bununla beraber Danimarka ile İsveç arasında yer alan Öresund Köprüsü, ülkeleri birbirine bağlar.Ez a híd Svédország és Dánia közt fekszik, így kapcsolva össze a szereplőket.
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.Döntő többségüket kitelepítették.
Bununla beraber, yapıldığı yer neresi olursa olsun, kaynak çeşitli tehlikeler barındırır.Tudta, hogy bármit tesz is, nagy kockázatot vállal.
Bununla beraber, ikisi rekabetçi ilişkilerine de devam ettiler.Végül úgy döntöttek, megtartják a maradék két versenyt is.
Bununla beraber kemoterapiye yanıt iyidir..A vegyület klóratomjai reakcióképesek.
Bununla beraber Top 10'a girmesi 4 hafta almıştı.Mégis négy hétig volt a Top 10-ben.
Bununla beraber Alman müzisyenler de belli bir ilerleme kaydetmişlerdir.Csakhogy a francia zenészek túl ravasznak bizonyultak.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Kysymyksen ottamiseen sisältyi siis aina riski.
Bununla beraber bu kıyafetler onun benliğinin bir parçası gibidir ama istediği zaman değiştirebilir.Hänen univormunsa on muuttunut aikakausien mukaan, eikä se muutenkaan näytä aina samalta.
Bununla beraber kemoterapiye yanıt iyidir..Kemoterapia on yleisin hoitomuoto.
Bununla beraber Sony, sanatçıya bir milyar dolardan fazla para verdi.Laulajana hän ansaitsi yli miljoona Yhdysvaltain dollaria.
Fakat bununla beraber dilin tarihîliği şüpheli görülür olmuştur.Erittäin juhlallinen vastaanotto kuitenkin tuntuu epäilyttävältä...
Bununla beraber park ile şehir birbiri içine geçmiştir.Näin Unter den Linden siirtyi kokonaisuudessaan kaupungin sisäpuolelle.
Bununla beraber Su-26, Su-29 ve Su-31 modelleri ile akrobasi uçağı dalında da lider firmalardan birisidir.Su-26, Su-29 ja Su-31 ovat suosittuja taitolentokoneita.lähde?
Bununla beraber ikinci single da yayımlandı.Samalla julkaistiin uusi single Without you.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Yhtye on saanut hyvän vastaanoton myös ulkomailla.
Bununla beraber birçok farklı kişi ve kurum yorumu desteklemiştir.Monet muutkin järjestöt ja tahot ovat seuranneet esimerkkiä.
Bununla beraber arıcılık da yapılmaktadır.Marita Anna-Liisa Mäkinen (e.
Bununla beraber, diğer üç virüsten sadece kısa süre için korunabilir.Ωστόσο, προστατεύεται από τους άλλους τρεις τύπους του ιού μόνο για ένα σύντομο χρονικό διάστημα.
Bununla beraber, ilk albümlerinin basımından kısa bir süre sonra Sony sözleşmeyi bitirir.Παρ' όλα αυτά, λίγο καιρό πριν την κυκλοφορία του πρώτου τους δίσκου, η Sony τερμάτισε το συμβόλαιό τους.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Γνώρισε μεγάλη επιτυχία και στο εξωτερικό.
Bununla beraber bazı bestekârlar bir küçük mücennep aralığı ile nadiren karar vermişlerdir.Οι απόψεις αυτές δεν έπεισαν ποτέ σχεδόν κανέναν, εκτός από μία μικρή ομάδα οικονομολόγων.
Bununla beraber yine de menstrüasyon esnasında örnek alınması önerilmez.Ωστόσο, αυτό είναι αδύνατον να διαπιστωθεί στην παρατήρηση πεδίου.
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.Εκτός από καρκίνο ο καπνιστής μπορεί να εμφανίσει καρδιοαγγειακά προβλήματα.
Bununla beraber, başka kaynaklarda kalp krizi veya kalp durmasından öldüğü yazılır.Με τον τρόπο αυτό θα μπορούσε να ειπωθεί ποιητικά πως πέθανε από ραγισμένη καρδιά.
Bununla beraber bu etkiler çeşitli faktörlerden etkilenmektedir.Ωστόσο οι τιμές τους μπορεί να επηρεαστούν και από άλλους παράγοντες.
Bununla beraber maliyetleri çok ucuzdu.Επιπλέον, είχε χαμηλότερο κόστος.
Bununla beraber kemoterapiye yanıt iyidir..Οι παρενέργειες της χημειοθεραπείας είναι συνήθης.
Bununla beraber bazı durumlarda patolojik de olabilmektedir.Οφείλεται δηλαδή πάντα σε κάποια παθολογική κατάσταση.
Bununla beraber organizasyonun geleceği konusunda tartışmalar başladı.Kort efter begyndte debatter omkring organisationens fremtid at opstå.
Bununla beraber, panik odasına dışarıdan ulaşmak mümkün değildir.Og ikke for at slippe ud af sin kolde lejlighed.
Bununla beraber ayak tabanları şok emici bir özelliğe sahiptir.Dog har griflen har en karakteristisk nedadbøjet spids.
Bununla beraber, göründüğünden çok daha iyi kalpli ve zekidir.Han viser sig imidlertid, at være klogere end som så.
Bununla beraber bazı durumlarda patolojik de olabilmektedir.Man kan dog i nogle tilfælde symptombehandle.
Bununla beraber bu ayrımlar daha çok kral ve imparator için geçerlidir.Således fordeles suveræniteten ligeligt mellem folket og fyrsten.
Bununla beraber NBC aile şirketi RCA'dan hisse sahibi oldu.Tv-selskabet NBC blev grundlagt i RCA’s regi.
Bununla beraber cevaplanması gereken iki soru var.Derudover indeholder den to vigtige udsagn.
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.De fleste blev imidlertid henrettet.
Bununla beraber değişik şekilde olanları da vardır.Likeledes hadde de ulike typene forskjellig utfargning.
Bununla beraber Viking akınları ortaya çıktığı zaman gayet önemli etkileri olmuştur.Derimot i Vikingtiden skjer det noe spesielt.
Bununla beraber cevaplanması gereken iki soru var.Og med 6 spørsmål som de måtte svare på.
Bununla beraber, bu asker ocağı zamanla dejenere edildi.De ble derimot forsinket med lossingen av lasten.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Nytten må imidlertid alltid veies opp mot risikoen.
Bununla beraber yeni bir terminal Kasım 2008 de açılmıştır.En ny terminal åpnet vinteren 2008.
Bununla beraber gemi su altında altı adet 45 cm'lik torpido tüpü ile donatılmıştı.Ved samme anledning fikk skipet to 35,6 cm torpedoapparater installert.
Bununla beraber bu yolculuk gayet güç olmuştur."Sesungguhnya sesudah kesulitan itu ada kemudahan."

İlgili Sayfalar