bununla beraber ile cümle

bununla beraber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla beraber moleküllerin üç boyutlu biçimleri, bütünüyle belirsizdi, çünkü doğrudan gözlemlenemiyorlardı.אבל המבנה התלת-ממדי של המולקולות היה לגמרי לא ברור, מכיוון שלא היה ניתן לצפות בהן בצורה ישירה.
Bununla beraber moleküllerin üç boyutlu biçimleri, bütünüyle belirsizdi, çünkü doğrudan gözlemlenemiyorlardı.غير أن الشكل الثلاثي الأبعاد للجزيئات، كان مبهماً تماما بما أنهم لم يستطيعوا ملاحظته بشكل مباشر.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.Az egyes országokon belül azonban igen nagy különbségek figyelhetők meg a nemek között.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.Contudo, ao nível nacional, é possível observar diferenças importantes.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.Cu toate acestea, la nivel individual se pot observa diferenţe mari de la o ţară la alta.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.I enkelte lande kan der dog forekomme store forskelle.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.I enskilda länder finns dock stora skillnader.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.In afzonderlijke landen kunnen zich echter grote verschillen voordoen.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.In einzelnen Ländern sind jedoch erhebliche Unterschiede zu beobachten.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.Maita yksittäin tarkastellen voidaan kuitenkin havaita suuria eroja.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.Niemniej jednak w poszczególnych krajach można zauważyć duże różnice.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.On peut cependant observer des différences importantes à l’échelle de chaque pays.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.Sin embargo, se observan grandes diferencias por países.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.Tuttavia, nei singoli paesi si possono osservare differenze più marcate.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.Vendar je v posameznih državah mogoče opaziti velike razlike.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.V jednotlivých zemích lze však pozorovat velké rozdíly.
Bununla beraber, münferit ülkelerde çok büyük farklar gözlemlenebilir.При все това, в отделните държави могат да се наблюдават големи разлики.
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Doch im arabischen Original ist es nur das eine Wort:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:E tutto quello che c'è nell'arabo originale è quell'unica parola:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime: Huriler.Avšak v pôvodnej arabčine je to len to jedno slovo:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime: Huriler.Jednak w oryginale, po arabsku zostało użyte jedno słowo:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime: Huriler.Mégis, az eredeti arab szövegben csak az az egy szó áll: hurik.
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime: Huriler.Tuy nhiên, trong nguyên bản kinh Koran bằng tiếng Ả rập chỉ có từ Houris.
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime: Huriler.В то время как в оригинале, на арабском, есть всего одно слово: гурии.
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:하지만 원래 아랍어로는
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Kuitenkin alun perin arabiaksi on vain yksi sana:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Maar in de originele Arabische tekst staat alleen dat ene woord:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Mais dans le texte original en arabe, il n'y a qu'un seul mot:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Men allt som står i originalets arabiska är det där enda ordet:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Men alt, der er i den originale arabiske, er det ene ord:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Namun yang ada dalam bahasa Arab aslinya hanya satu kata itu:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:No entanto tudo o que existe no original árabe é aquela única palavra:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Și cu toate astea în araba originară avem un singur cuvânt:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Sin embargo, todo lo que se lee en el árabe original es solo esa palabra:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Vše, co najdete v originální arabštině, je ale jediné slovo:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Αλλά στο αραβικό πρωτότυπο υπάρχει μόνο μία λέξη:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:И все пак, това което е в оригиналния арабски е тази една дума:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:Проте в оригіналі на арабській мові є лиш одне слово:
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:ולמרות זאת, כל מה שנאמר בערבית המקורית
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:ولكن كل ما في النص العربي
Bununla beraber, orijinal Arapçadaki ifadesiyle tek kelime:「フーリー」の一語のみです
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokCu toate acestea, extrasul
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokNapriek tomu táto vybraná otázka odhaduje,
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokNiemniej jednak w wybranych zagadnieniach szacuje się, że w Europie
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokNonostante ciò, dalle stime effettuate nell’ambito della questione specifica emerge che circa
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokNo obstante, la cuestión
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokToch wordt in de selected issue geschat dat ongeveer
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokTrots detta uppskattas det i temakapitlet att omkring
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokZwar ist nicht geklärt, in welchem Maße dies ein Problem darstellt, jedoch muss
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokΩστόσο, σύµφωνα µε το
Bununla beraber, seçili konu Avrupa’da yaklaşık 4.000 çokВъпреки това подбраният материал определя, че
Bununla beraber, sınırlı veri bulunmasından ötürü, bu sebeplerin genel etkisini değerlendirmek güçtür.Az adatok korlátozott hozzáférhetősége miatt azonban nehéz megítélni mindezen okok összesített hatását.
Bununla beraber, sınırlı veri bulunmasından ötürü, bu sebeplerin genel etkisini değerlendirmek güçtür.Contudo, o impacto global destas causas é difícil de avaliar devido aos poucos dados disponíveis.
Bununla beraber, sınırlı veri bulunmasından ötürü, bu sebeplerin genel etkisini değerlendirmek güçtür.De vurderede, at mellem to og 12 dødsfald om året kan være undgået (Milloy et al., 2008).
Bununla beraber, sınırlı veri bulunmasından ötürü, bu sebeplerin genel etkisini değerlendirmek güçtür.Het globale effect van deze oorzaken is bij gebrek aan gegevens evenwel moeilijk te bepalen.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Avšak přeshraniční spolupráce se netýká − a nemůže se týkat − jednoduše pouze místní úrovně.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Grænseoverskridende samarbejde drejer sig dog ikke, og kan ikke være, kun omkring det lokale niveau.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Helyi szinten azonban a határokon átnyúló együttműködés nem igazán egyszerű, és nem is lehet az.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Ma la cooperazione transfrontaliera non è, e non può essere, solo un fenomeno a livello locale.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Men gränsöverskridande samarbete handlar inte och kan inte handla bara om den lokala nivån.

İlgili Sayfalar