bununla beraber ile cümle

bununla beraber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
11
ORT. KELİME
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Ez a szám a 2020. évi nettó kibocsátások esetén azonban 40%.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Im Jahr 2020 wird diese Zahl jedoch 40 % der Nettoemissionen darstellen.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.In 2020 zal dit percentage echter 40 % van de netto uitstoot zijn.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Nadaljnje koristi zaradi omejevanja ali preprečevanja povečanja količine odpadkov
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Sin embargo, esta cifra representará el 40% de las emisiones netas en el 2020.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Tämä luku on kuitenkin 40 prosenttia nettopäästöistä vuonna 2020.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Todavia, este valor representa 40% das emissões líquidas em 2020.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Toto číslo však predstavuje 40 % čistých emisií v roku 2020.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Toutefois, ce chiffre représente 40 % des émissions nettes en 2020.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Tuttavia, questa cifra rappresenta il 40 % delle emissioni nette nel 2020.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Ωστόσο, το ποσοστό αυτό αντιστοιχεί στο 40 % των καθαρών εκπομπών το 2020.
Bununla beraber, bu rakam 2020’deki net emisyonların %40’ını temsil etmektedir.Това обаче представлява 40% от нетните емисии през 2020 г.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.(1,3—1,7 млн.) проблемно употребяващи опиати в ЕС и Норвегия.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Arviot eivät kuitenkaan ole läheskään varmoja, ja niitä on tarkennettava, kun tietoja saadaan lisää.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Detta är dock skattningar som är långt ifrån säkra; det behövs mer omfattande uppgifter.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Diese Schätzungen sind jedoch bei weitem nicht tragfähig, und es sind umfassendere Daten erforderlich.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Disse skøn er dog langtfra solide, og der er behov for mere omfattende data.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Dit zijn echter zeer grove schattingen en er zijn uitgebreidere gegevenssets nodig.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Ezek azonban messze nem szilárd becslések, ehhez az adatok minél szélesebb körére lenne szükség.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.No entanto, estas estimativas estão longe de ser sólidas, sendo necessários dados mais completos.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Tieto odhady však nie sú zďaleka pevné a vyžadujú sa rozsiahlejšie údaje.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Totuªi, aceste estim≤ri sunt departe de a fi suficient de solide, fiind necesare date mai complete în domeniu.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Tuttavia, queste stime sono tutt’altro che solide e rendono necessaria la raccolta di dati più esaustivi.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Tyto odhady nejsou však ani zdaleka pevné a je třeba rozsáhlejších dat.
Bununla beraber, bu tahminler güvenilir olmaktan uzaktır ve daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.Vendar pa te ocene še zdaleč niso zanesljive, zato je potrebnih več podatkov.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Ces mesures ne suffisent toutefois pas pour stabiliser la population de barges.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.I 2006 brugte man 1,2 mia. EUR under søjle I i Nederlandene, mens man brugte 83,2 mio. EUR under søjle II.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Men dessa åtgärder räcker inte för att stabilisera rödspovspopulationen.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.No entanto, estas medidas não são suficientes para fixar a população de limosas.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Queste misure non bastano però a stabilizzare la popolazione di pittime.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Tato opatření však nestačí ke stabilizaci populace břehoušů.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Tieto opatrenia však nie sú dostatočné na stabilizáciu populácie brehára.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Vendar pa ti ukrepi ne zadostujejo, da bi preprečili upad populacije črnorepih kljunačev.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Ce train de mesures serait toutefois très onéreux.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Det ”åtgärdspaket” som behövs skulle dock bli mycket dyrt.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Dit pakket maatregelen zou echter erg duur zijn.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Edellä mainittu "toimenpidepaketti" olisi kuitenkin hyvin kallis.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Ein solches Maßnahmenpaket wäre freilich sehr teuer.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.No entanto, este "pacote" de medidas seria muito dispendioso.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Questo “pacchetto” di misure sarebbe però molto costoso.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Sin embargo, este «paquete» de medidas sería muy costoso.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Tento balíček opatření by však byl velice nákladný.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Tento „balík“ opatrení by však bol príliš drahý.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Wspomniany powyżej „pakiet” środków byłby bardzo drogi.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Εν τούτοις, αυτό το «πακέτο» μέτρων θα ήταν πολύ δαπανηρό.
Bununla beraber, bu tedbirler ‘paketi’ çok pahalı olurdu.Този „пакет” от мерки би бил обаче много скъп.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Az ilyen típusú bűncselekményekről azonban közismerten nehéz igazságügyi bizonyítékot szerezni.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Cu toate acestea, dovezile criminalistice pentru acest tip de infrac†iuni sunt dificil de ob†inut.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Det är dock ett välkänt faktum att det är svårt att finna rättsmedicinska bevis för detta slags brott.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Gerichtsmedizinische Beweise für diese Art Verbrechen sind jedoch gemeinhin schwer zu erbringen.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Het is echter uitermate moeilijk dit type misdrijf forensisch te bewijzen.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Je však nechvalně známou skutečností, že se forenzní důkazy o trestném činu tohoto typu velmi těžko získávají.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Le prove legali di questo tipo di reato, tuttavia, sono notoriamente difficili da ottenere.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Näistä teoista on kuitenkin erittäin vaikea saada rikosteknistä näyttöä.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.No entanto, é muito difícil obter provas forenses deste tipo de crime.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Sin embargo, resulta muy difícil probar este tipo de delito mediante un análisis forense.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Toutefois, pour ce type de crime, il est notoirement difficile d’obtenir des preuves médico-légales.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Vendar pa je forenzične dokaze za take zločine zelo težko pridobiti.
Bununla beraber, bu tipteki suçlar için adli kanıt elde etmek, bilindiği gibi güçtür.Ωστόσο είναι γνωστό ότι δύσκολα εξασφαλίζονται ιατροδικαστικά στοιχεία για αυτό το είδος εγκλήµατος.
Bununla beraber, çoğunuz "intikamın tatlı olduğuna" inanıyorsunuz.Въпреки че повечето хора смятат отмъщението за сладко то е сладко само за детински наивните.

İlgili Sayfalar