bununla beraber ile cümle
bununla beraber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.Sajnos mindezen felül a menhelyekre juttatott állatok közel 50%-át a gondozóik adják be.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.Sorgligt nog, ovanpå allt detta, är nästan 50% av djuren som tagits till härbärgen inlämnade av sina vårdare.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.Traurigerweise werden obendrein fast 50% der Tiere von ihren Besitzern in den Heimen abgegeben.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.,לצערנו מעל כל זה כמעט 50% מכלל החיות שמובאות למחסה .מועברות לשם על ידי הבעלים שלהם
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Je smutným faktem, že téměř polovinu všech zvířat přinesou do útulků sami jejich majitelé.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Lamentablemente, y pese a todo, casi el 50% de los animales en las perreras son llevados por sus dueños.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Niestety na niedomiar złego, prawie połowa zwierząt w schroniskach została zwrócona przez swych właścicieli
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Sajnos mindezen felül a menhelyekre juttatott állatok közel 50%-át a gondozóik adják be.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Sorgligt nog, ovanpå allt detta, är nästan 50% av djuren som tagits till härbärgen inlämnade av sina vårdare.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Traurigerweise werden obendrein fast 50% der Tiere von ihren Besitzern in den Heimen abgegeben.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Tristement, presque 50% des animaux sont amenés au refuge par leurs maîtres.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.К сожалению, на вершине всего этого, почти 50 % животных, принесенных к убежища возвращены их смотрителями.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.לצערנו, מעל כל זה כמעט 50% מכלל החיות שמובאות למחסה מועברות לשם על ידי הבעלים שלהם.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.Ceci dit, ça fonctionne avec de l'azote comprimé.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.Detto questo, funziona ad azoto compresso.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.Dicho esto, funciona con nitrógeno comprimido.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.După ce v-am spus asta, funcţionează cu azot comprimat.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.Generalnie działa to na sprężony azot.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.Het werkt met gecomprimeerde stikstof.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.이것은 압축된 질소로 작동합니다.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.Sie arbeitet mit komprimiertem Stickstoff.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.Говоря проще, она работает на сжатом азоте.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.При това, работи с компресиран азот.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.הוא עובד עם חנקן דחוס.
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.انها تعمل بواسطة النيتروجين المضغوط
Bununla beraber basınçlı azotla çalışır.上向きになっていますが これに乗って
Bununla beraber, belli bir eşiği ya da sıklığı aşan esrar kullanımı anlamına gelen kapsamlı bir terimdir.Demzufolge gehen die Konsumraten in der Regel mit zunehmendem Alter zurück.
Bununla beraber, belli bir eşiği ya da sıklığı aşan esrar kullanımı anlamına gelen kapsamlı bir terimdir.( indyjskich przekraczające określony próg częstotliwości.
Bununla beraber, belli bir eşiği ya da sıklığı aşan esrar kullanımı anlamına gelen kapsamlı bir terimdir.Je to však široký výraz, ktorý znamená užívanie kanabisu, ktoré presahuje určitý prah frekvencie.
Bununla beraber, belli bir eşiği ya da sıklığı aşan esrar kullanımı anlamına gelen kapsamlı bir terimdir.Kyseessä on väljä käsite, jolla tarkoitetaan tietyn toistuvuuskynnyksen ylittävää käyttöä.
Bununla beraber, belli bir eşiği ya da sıklığı aşan esrar kullanımı anlamına gelen kapsamlı bir terimdir.( надхвърляща определена гранична честота.
Bununla beraber, bilgi düzeyleriniÎn acelaªi timp, alte
Bununla beraber, bilgi düzeyleriniZakres informacji rozszerzyły Niemcy, Niderlandy i Norwegia.
Bununla beraber, bilgi düzeyleriniZistilo sa však, že zvyšuje úrovne informácií a poskytuje podporu iniciatívam politiky“.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Afigura-se, todavia, que está a gerar-se algum consenso.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Cu toate acestea, se pare c≤ se profileaz≤ un consens.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Därmed inte sagt att det råder total enighet om fördelarna med denna typ av program.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Jednak zaczyna się kształtować wspólne stanowisko w tej sprawie.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Jedoch zeichnet sich offenbar ein gewisser Konsens ab.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Némi konszenzus azonban kialakulni látszik.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Niistä on kuitenkin muodostumassa jonkinasteinen yksimielisyys.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Sin embargo, parece que se está alcanzando cierto nivel de consenso.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Tuttavia, sembra che il consenso stia crescendo.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Určitá shoda se však objevuje.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Vendar pa se zdi, da se uveljavlja nekakšno soglasje.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Zdá sa však, že sa objavuje určitá zhoda.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Ωστόσο, φαίνεται να αναδεικνύεται ένας βαθµός συναίνεσης.
Bununla beraber, bir fikir birliği oluşur gibi görünmektedir.Все пак има признаци за зараждането на известен консенсус.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'da실제로 이것 때문에 2006년에만 상파울루 주에서 26,267마리의 새가 죽게 될 뻔했습니다.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daAle to oznaczałoby zabicie 26 267 ptaków, tylko w stanie São Paulo, tylko w 2006 roku.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daSin embargo, ello significaría matar a 26.267 aves, sólo en el estado de San Pablo y únicamente en el 2006.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daTo by ovšem znamenalo, že bychom museli zabít 26 267 ptáků pouze ve státu São Paulo v roce 2006.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daToto však znamená, že by sme museli zabiť 26 267 vtákov, a to len v štáte Sao Paulo, len v roku 2006.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daTotuși, acest lucru ar însemna uciderea a 26 267 de păsări, numai în Sao Paulo, doar în 2006.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daTuttavia, questo vorrebbe dire aver ucciso 26.267 uccelli, solo nello stato di San Paolo, solo nel 2006.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daΩστόσο, αυτό θα σήμαινε τη θανάτωση 26.267 πουλιών, μόνο στην πολιτεία του Σάο Πάολο, μόνο το 2006.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daНо, това би означавало да убием 26,267 птици, единствено в щата на Сао Паолу, само през 2006г.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daОднако это значит, что нужно было убить 26 267 птиц, в одном только штате Сан-Паулу, только в 2006 году.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daОднак це означає, що потрібно було б вбити 26 267 птахів, в одному тільки штаті Сан-Пауло, тільки в 2006 році.
Bununla beraber,bu 26,267 kuşun öldürüldüğü anlamına gelir sadece Sao Paulo sehrinde,sadece 2006'daיומתו ללא ייסורים. אבל זה אומר שיהיה צורך להרוג 26,267 ציפורים,