bununla beraber ile cümle

bununla beraber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
11
ORT. KELİME
Bununla beraber organizasyonun geleceği konusunda tartışmalar başladı.Sellegipoolest algasid arutelud tulevase põhiseaduse üle.
Bununla beraber eşit fırsatlar ve yükümlülükleri de içerir, böylece toplumun bütününü kapsar.Võrdsus tähendab ka võrdseid võimalusi ja kohustusi, mis omakorda hõlmavad ühiskonna tervikuna.
Ve bununla beraber dünyadaki 56. büyük adadır.Ta on pindalalt 56. saar maailmas.
Bununla beraber maliyetleri çok ucuzdu.Nende hind osutus odavaimaks.
Bununla beraber bu belge onun yaşadığını gösteren en iyi kanıt olarak kabul edilmektedir.See on siis tema tunnistuse parim seletus.
Bununla beraber Top 10'a girmesi 4 hafta almıştı.Selle aja jooksul tegi ta kaasa 40 kohtumises lüües kokku 4 väravat.
Bununla beraber dünyada kişi başına en çok cola tüketilen ülkedir.Lisaks on saarel maailma suurim kookosevaraste populatsioon.
Bununla beraber 257 milyon euro değerinde bir gelir elde edildi.Samas jäädi 245 tuhande euroga kahjumisse.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Selliste võtetega kaasneb alati risk kiipi kahjustada.
Mahallede ilköğretim okulu vardır, bununla beraber taşımalı eğitim de yapılmaktadır.See hõlmab ka lennukooli ja seal saab ka ekskursioone teha.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Ta on laialt tuntud ka välismaal.
Bununla beraber kullanım alanları geniş olan ürünledir.Nende mõju põllukultuuridele on siiski suur.
Bununla beraber bir çok karar vericiler riski nötr olarak ele almaz.Siiski esinevad paljud juhud lastel, kellel riskitegurid puuduvad.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Aber es gibt trotzdem eine klare Unterscheidung zwischen Nahrungsmitteln und Gift.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Ale pomimo tego istnieje przecież wyraźny podział pomiędzy żywnością, a trucizną.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Ale predsa len existuje jasný rozdiel medzi jedlom a jedom.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Contudo, há uma clara distinção entre alimento e veneno.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Însă există în orice caz o distincţie clară între mâncare şi otravă.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.그리고 음식과 독약사이에도 분명한 구별이 있습니다.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Mais il y a cependant une claire distinction entre la nourriture et le poison.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Ma nonostante questo c'è una chiara distinzione tra cibo e veleno.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Mégis egyértelmű a különbség étel és méreg között.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Nhưng dù gì thì vẫn có một sự nhận biết rõ ràng giữa thức ăn và thuốc độc.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Pero hay, no obstante, una distinción clara entre comida y veneno.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Přesto existuje jasný rozdíl mezi jídlem a jedem.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Siitä huolimatta on selvä ero ruoan ja myrkyn välillä.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Toch bestaat een onderscheid tussen eten en gif.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Ωστόσο υπάρχει ξεκάθαρη διάκριση μεταξύ φαγητού και δηλητηρίου.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Но въпреки това има ясно разграничаване между храна и отрова.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.אולם יש בכל זאת הבחנה ברורה בין אוכל לרעל.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.ولكن هنالك فرق واضح ايضاً بين الطعام وبين السموم
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.簡単につけることができます 食品とは何か という問いに
Bununla beraber, 2004’te veri bildiren ülkeler arasında (19) % 3’lük küçük bir artış olmuştur.207) Pozri obrázok DRD-5 v štatistickej ročenke 2006.208) Pozri obrázok DRD-6 v štatistickej ročenke 2006.
Bununla beraber, 2004’te veri bildiren ülkeler arasında (19) % 3’lük küçük bir artış olmuştur.Blandt de lande, der har fremlagt oplysninger for 2004 (19), var der imidlertid en mindre stigning på 3 %.
Bununla beraber, 2004’te veri bildiren ülkeler arasında (19) % 3’lük küçük bir artış olmuştur.prosenttia.
Bununla beraber, 2004’te veri bildiren ülkeler arasında (19) % 3’lük küçük bir artış olmuştur.Toutefois, parmi les pays ayant fourni des données en 2004 (dix-neuf), on observait une petite hausse de 3 %.
Bununla beraber, 2004’te veri bildiren ülkeler arasında (19) % 3’lük küçük bir artış olmuştur.Tuttavia, tra i paesi che forniscono informazioni nel 2004 (19) si osserva un leggero aumento del 3 %.
Bununla beraber, 2004’te veri bildiren ülkeler arasında (19) % 3’lük küçük bir artış olmuştur.U zemí uvádějících údaje za rok 2004 (19 zemí) byl však zaznamenán menší nárůst o 3 %.
Bununla beraber, 21. yüzyılda, iletişim bunun medya ile veya medya olmadan olup olmadığına indirgenemez.В XXI веке коммуникацию нельзя определять как происходящую со СМИ или без них.
Bununla beraber, ailelerin önemli riskJahresbericht2008:StandderDrogenproblematikinEuropa
Bununla beraber, ailelerin önemli riskWykonywanie testów narkotykowych w szkołach
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Allt fler länder har dock landstäckande nätverk av nål- och sprutprogram.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Čoraz väčší počet krajín má však celoštátne siete NSP.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Cu toate acestea, un num≤r tot mai mare de †≤ri dispun de re†ele de PAS la scar≤ na†ional≤.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Er zijn echter wel steeds meer landen met landelijke OvN-netwerken.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.In der Regel sind die Spritzenausgabestellen in spezialisierten Drogendiensten angesiedelt.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Neulojen ja ruiskujen vaihto-ohjelmat
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Tű- és fecskendőcsere-programok
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Vendar pa ima vedno več držav nacionalne mreže programov injekcijskih igel in brizg.
Bununla beraber, artma eğilimi en yeni verilerde dengelenir gibi görünmektedir.L’aumento della domanda di trattamento per consumo di cannabis non sembra avere una spiegazione semplice.
Bununla beraber, artma eğilimi en yeni verilerde dengelenir gibi görünmektedir.Padrões globais da procura de tratamento
Bununla beraber, artma eğilimi en yeni verilerde dengelenir gibi görünmektedir.Tuoreimpien tietojen perusteella kasvusuuntaus vaikuttaa kuitenkin olevan tasaantumassa.
Bununla beraber, artma eğilimi en yeni verilerde dengelenir gibi görünmektedir.Zdá sa však, že stúpajúci trend sa stabilizuje vo väčšine nedávnych údajov.
Bununla beraber, Avrupa ülkeleri tarafından bazı ölümler rapor edilmiştir.Cependant, quelques décès ont été rapportés en Europe.
Bununla beraber, Avrupa ülkeleri tarafından bazı ölümler rapor edilmiştir.Der er imidlertid indberettet nogle dødsfald fra europæiske lande.
Bununla beraber, Avrupa ülkeleri tarafından bazı ölümler rapor edilmiştir.Er worden zeer weinig sterfgevallen door een overdosis
Bununla beraber, Avrupa ülkeleri tarafından bazı ölümler rapor edilmiştir.Európske krajiny však uvádzali nejaké úmrtia.
Bununla beraber, Avrupa ülkeleri tarafından bazı ölümler rapor edilmiştir.Přesto jsou nějaká úmrtí evropskými zeměmi hlášena.
Bununla beraber, Avrupa ülkeleri tarafından bazı ölümler rapor edilmiştir.Ωστόσο, ορισµένοι θάνατοι αναφέρθηκαν αpiό ευρωpiαϊκές χώρες.
Bununla beraber, Avrupa ülkeleri tarafından bazı ölümler rapor edilmiştir.Смъртни случаи от бупренорфин и фентанил

İlgili Sayfalar