bununla beraber ile cümle
bununla beraber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.實際上,大多數已知屬都已滅絕。
Bununla beraber teleskilerin bazı sakıncaları bulunmaktadır.그러나 하나님을 경외하는 자들과 개종자를 구별한다.
Bununla beraber Sezar, karısı Pompeia'dan "karım hakkında hiçbir şüphe olmamalı" diyerek boşanmıştı.그러나 카이사르는 "내 아내는 어떤 의심도 받아서는 안 된다"면서 폼페이아와 이혼하였다.
Bununla beraber, ne animede ne de mangada hiç terfi alıp almadığından bahsedilmez.너는 그것들에게 경배하거나, 그것들을 섬기지 못한다.
Bununla beraber IŞİD 5,000 civarında Yezidi erkeğini de katletmiştir.또한 이회성씨는 한성기씨에게 여비 명목으로 500여만원을 전달하였다.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.휴일이 되면 자주 낮잠을 잔다.
Bununla beraber kemoterapiye yanıt iyidir.화학 합성에 유용한 반응물이다.
Bununla beraber bölgedeki sömürgelerini kaybetmemek için tedbirler aldılar.그러나 그는 그러면서도 동방의 상황에 대한 정보를 수집하는 것을 게을리하지 않았다.
Bununla beraber anne ile kız arasında gerçek sürtüşmeler de var.어머니와 자식 사이에는 폭력이 발생하기도 한다.
Bununla beraber bu yükümlülükler mezhepten mezhebe değişir.그러나 가장 현저한 현상은 지각(地殼)변동이다.
Bununla beraber İngiliz savunması gittikçe daha efektif hale gelmiştir.이에 따라 영국 정부의 태도는 더욱 강경해졌다.
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.대부분 죽은 채로 발견되었다.
Bununla beraber manga da popülaritesini Japonya'da ve dünyada zirveye taşımıştır.מאנגה זו זכתה לפופולריות רבה ביפן ובעולם.
Bununla beraber nasyonal sosyalistler 15 Eylül 1935 tarihinde Nürnberg Yasaları'nı çıkarttılar.הרדיפות קבלו תוקף חוקי בחוקי נירנברג ב-15 בספטמבר 1935.
Bununla beraber yeni bir terminal Kasım 2008 de açılmıştır.כמו כן ישנו שדה תעופה שנפתח בדצמבר 2008.
Bununla beraber ABD'de hem kadın hem de erkeklerde ölüme sebep olan kanser türleri arasında 1. sıradadır.מקרי המוות מסרטן הלבלב הם גורם המוות הרביעי בארצות הברית בין גברים ונשים גם יחד.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.ואתה יודע משהו?, דווקא הסתדרנו די טוב בדרום.
Bununla beraber, ailesinin çelişkilerinin etkisiyle yetişti.והרי מולו עומדים נכונים לקרב קרובי משפחתו.
Bununla beraber, bu çeviriler, Kuzey Amerika'nın her yerinde yasal değildi.כמו כן, על פי ההגדרה הזו, השטרות האנגליים אינם מהווים הילך חוקי בסקוטלנד.
Bununla beraber, bu uğraşını "çok küçük bir deney" olarak değerlendirmiştir.עם זאת, רשימותיו נחשבות כ"תיעוד גרוע".
Bununla beraber bu yükümlülükler mezhepten mezhebe değişir.שינויים אלו הם משניים לקרצינומה עצמה.
Bununla beraber şarkıya bir klip çekilmemiştir.בכל זאת, הוא לא הניח מידיו את אמנות השירה.
Bununla beraber albümü çeşitli stüdyolarda ve yerlerde kaydetti.התוכניות צולמו באתרים שונים בעולם וגם באולפן.
Bununla beraber, onun politikadaki bazı usulleri şaşırtıcı derecede başarılıydı.נראה שרק מעטות מן האופרות שלו השיגו הצלחה של ממש.
Bununla beraber Almanya, İsviçre ve İtalya'da hit oldu.בנוסף, הגיע למקום הראשון בגרמניה, שווייץ ואיטליה.
Bununla beraber, bu, kendi kendine verilmiş bir unvandır ve diğer beş köy tarafından resmen tanınmaz.Но това бе самодадена титла и не бе призната от другите пет скрити села.
Bununla beraber, onun politikadaki bazı usulleri şaşırtıcı derecede başarılıydı.И въпреки всичко неговата политика е учудващо успешна.
Bununla beraber, reaksiyonun varlığı antik çağlardan beri bilinmektedir.Съобщения за реакцията обаче се откриват още от древни времена.
Bununla beraber, günümüzde bağcılık çok sınırlı olarak sürdürülür.Днес обаче, ореалът им е силно ограничен.
Bununla beraber, Stoacılar, çoktanrıcılıktaki gerçeği savunmaya çabaladılar.В името на истината бранехме заблуди.
Bununla beraber, diğer üç virüsten sadece kısa süre için korunabilir.Защитата срещу останалите три щама на вируса обаче е краткотрайна.
Bununla beraber Mareşal de Belle-Isle ‘yı desteklemiş ve krala Choiseul Dükünü onayladığını söylemiştir.Все пак тя препоръчва маршал дьо Бел-Ил и херцог дьо Шоазьол на краля.
Bununla beraber, bazen resmi rütbesi daha düşük de olabilir veya hiç olmayabilir.Međutim, nekad može biti i niži, ili ne moraju uopće imati kategorije.
Bununla beraber, bu, kendi kendine verilmiş bir unvandır ve diğer beş köy tarafından resmen tanınmaz.Međutim, ta je titula upotrebljena samo u tom selu i nije priznata u ostalih 5 sela.
Bununla beraber Jango ile de konuşur.Spominje i razgovor s Janice.
Bununla beraber, reaksiyonun varlığı antik çağlardan beri bilinmektedir.Sama reakcija poznata je međutim još od davnih vremena.
Bununla beraber, ne animede ne de mangada hiç terfi alıp almadığından bahsedilmez.Govori kako se može služiti samo jednom gospodaru: "Ne može služiti Bogu i bogatstvu (Mt 6,24)."
Bununla beraber albüm, 2001 yılında tekrar yayımlanmıştır.Album je ponovno objavljen 2001. godine.
Bununla beraber %13'e varan yaz yağışları oranı bölgede yaz kuraklığının hafiflemiş olduğunu aksettirir.Samo 13% purića izlegnutih u rano ljeto uspije preživjeti.
Bununla beraber kulübün saha performansı artmaya başladı.Od samih početaka klub počinje ostvarivati zapaženije rezultate.
Bununla beraber de Michael Jordan dışında MVP olan ilk Chicago Bulls oyuncusu oldu.Također se pridružio Michaelu Jordanu kao jedini igrač Chicago Bullsa koji je postao MVP lige.
Bununla beraber İtalya'nın kuzeybatısına ve Pireneler'in Fransa'daki bölümüne de götürülmüştür.Bol introdukovaný aj do francúzskych Pyrenejí a na severovýchod Talianska.
Bununla beraber bu yükümlülükler mezhepten mezhebe değişir.V týchto bodoch funkcia mení zakrivenie.
Bununla beraber, ilk albümlerinin basımından kısa bir süre sonra Sony sözleşmeyi bitirir.Krátko pred vydaním prvého albumu Sony zrušilo kontrakt so skupinou.
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.Veľká väčšina z nich vymrela.
Bununla beraber 1869 yılına kadar toplam 63 element bulunabilmiştir.Do roku 1809 bolo objavených dohromady 47 prvkov.
Bununla beraber Top 10'a girmesi 4 hafta almıştı.V prvej desiatke sa umiestnil štyrikrát.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Permanentné tetovanie so sebou vždy prináša aj určitý druh rizika.
Bununla beraber, 1862'de Yeni Zelanda'da da tanımlanmıştır.Čierne sa v roku 1662 spomína taktiež ako úplne nová osada.
Sanatçı bununla beraber Amerika'nın pop ikonları arasında yer almaktadır.Práve takto sa Andy dostal medzi amerických divákov.
Bununla beraber başka pek çok isimlendirilmiş örneği de vardır.Poleg omenjenih je obstajalo še mnogo drugih imen.
Bununla beraber köy halkının temel uğraşısı ormancılık değildi.Sicer pa je bila osnovna funkcija stadhouderja nevojaška.
Bununla beraber Tor anonimlik için tüm problemleri tek başına çözemez.Tor ne more vedno zagotavljati popolne anonimnosti.
Bununla beraber, ilk albümlerinin basımından kısa bir süre sonra Sony sözleşmeyi bitirir.Tik pred izidom prvega singla je Sony prekinil pogodbo.
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.Veliko se ga je tudi sproti uničevalo.
Bununla beraber cevaplanması gereken iki soru var.Pri tem pa nastopita dve težavi.
Bununla berâber Konfüçyüs ve Konfüçyüsçülük arasındaki ilişki çok zayıftır.Povezava med prehrano in utrujenostjo je torej dobro znana.
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.Absoliuti jų dauguma žuvo.
Bununla beraber 9-26 yaşlarında bu aşı uygulanabilir.Šios ligos priepuoliai gali kartotis iki 9-10 m. amžiaus.
Bununla beraber Su-26, Su-29 ve Su-31 modelleri ile akrobasi uçağı dalında da lider firmalardan birisidir.JAK-1 pagrindu sukurti ir JAK-3, JAK-7 bei JAK-9 lėktuvai, priskiriami tai pačiai grupei.