Ana içeriğe geç
Sözlük

bunlarda ile cümle

bunlarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunlardan 669.929 kişi tutuklanmış ve 376.202 kişi idam edilmiştir.642 980 d'entre eux furent condamnés à mort.
Die Fahne Hoch! da bunlardan biriydi.Il picore une de ces ailes.
Bunlardan birinin diğerinden daha iyi olması gibi bir durum söz konusu değildir.C'est faire quelque chose de mieux qu'un autre.
Bunlardan 27'si "1. derecede Listelenmiş" yapıdır ve 95i "II* derecede Listelenmiş" yapılardır.Celle-ci est à l'échelle 1/72e et fabriquée en "Perspex".
Bunlardan bir tanesi bir çocuğa ait olup diğerleri kadın ve erkek kafataslarıdır.Celui-ci comporte une section pour les hommes, et une autre pour les femmes et les enfants.
Bunlardan bazıları Özgür Almanya Ulusal Komitesi'ne katılmıştır.Il adhère au Nationalkomitee Freies Deutschland.
Bunlardan çoğu subay ve askerlerin eşidir.Cette troupe compte presque plus d'officiers que de soldats.
Işık ve karanlık tanrıları bulunur ve Sabiiler bunlardan Işık tanrısına ibadet ederler.Les dieux Aube et Crépuscule apparaissent alors et détruisent la fiole.
Bunlardan 22’ si ülke içinde ilk 10’ a yükseldi.22 d'entre eux ont atteint le Top Ten au Royaume-Uni.
Bunlardan The Journey of Natty Gann (1985) isimli film Young Artist Ödüllü bir Disney filmiydi .Il a tourné dans d'autres films comme Natty Gann (The Journey of Natty Gann) de 1985,.
Bunlardan ilki 1985 yılında Commodore 64, Sinclair ZX Spectrum ve Amstrad CPC için satışa çıkarıldı.Le premier sort en 1985 sur Commodore 64, ZX Spectrum et Amstrad CPC.
Bunlardan biri de kumardır.Ça fait partie du jeu.
Bunlardan yüzeye yakın olanlar açık işletme, derindekiler ise kapalı işletme teşekkülleri ile çıkartılır.Traitant les habitants avec égards, quelle que soit leur couleur, il y est bien accueilli.
Bunlardan haberdar olan Vonglar, bir orduyu onları yok etmek için gönderdi.Ils apprennent qu'une armée se dirige vers eux.
Bunlardan en büyük ve siyasi açıdan en önemlileri vilayetlər sayılıyordu.Ces trois régions semblent être les plus prisées d’un point de vue économique.
Bunlardan birini yaraladı ve kardeşini ise öldüresiye yaraladılar.Il fut blessé et ses trois frères tués.
Bunlardan birisi Selected Ambient Works Volume II albümünün kapak kağıdında yer almaktadır.Il y a eu plusieurs éditions différentes de Selected Ambient Works Volume II.
Bunlardan biri Müslüman oldu diğer beşinin kelleri kesilerek idam edildiler.Cinq des huit terroristes ont été tués, les trois autres capturés.
Bunlardan en önemlisi Schleswig'deki Haithabu'dur.Le plus important d'entre eux est le Tennessee.
Bunlardan 115 adet gönderilmiştir.En effet, seulement 115 points les séparent.
"Üçüncü Adam" da bunlardan biridir.Il est, donc aussi, un de ces « Nouveaux hommes ».
Bunlardan biri, düzgün haç şekini biraz bozacak biçimde yerleşmiştir.On y conservait un morceau de la Vraie Croix.
Bunlardan en önemlisi, Prometheus olmuştur.Le plus important de ceux-ci est celui de Moïse Maïmonide.
Ancak bunlardan 356'sı seçilebilme nitelikleri taşıdı.La date de 635 est pourtant aussi donnée par certains.
Hükûmet birkaç Yahudiyi tutukladı ve bunlardan bazılarına işkence yapıp suçlamaları zorla kabul ettirdi.Il procède à l'arrestation de plusieurs Juifs et les fait torturer pour qu'ils avouent leurs fautes.
Bunlardan 18 takım elemelere bu turdan itibaren dahil oldu.18 petits logis pour la troupe ont été créés dans ce remplissage.
Bunlardan bazılarını dili İspanyolca olan gruplardır.C'est unique parmi tous les locuteurs hispanophones.
Vatrak mahallesine ve dağlara yol vurulması sırasında bunlardan biri yıkıldı.Lors d'une discussion sur le rivage avec les villageois, un de ceux-ci est tué.
Bunlardan "ancak" 92,000 sayıda eli silah tutar savaşçı bulunmakta olduğu tahmin edilmekte idi.Environ 132 000 de ces fusils de « sniper » furent produits.
Bunlardan en önemlisi güneydekidir.Il en constitue le point le plus au sud.
Bunlardan biri doğumda, biri ise dokuz yaşındayken öldü.Le pire est qu’ils ont un fils, âgé à ce moment-là de presque 19 ans.
Bunlardan en yaygın olanı monohidrattır.C'est le plus grand de tous les monotrèmes.
Bunlardan biri Lizbon, diğeri ise Madeira şehrindedir.Il en existe deux : une à Lisbonne et l'autre à Madère.
Bunlardan, yirmi beş ülke yarışmayı kazanmıştır.Vingt-deux pays participèrent au trente-cinquième concours.
Bütün bunlardan bahsederken çocuksu bir hikâye tarzını elden bırakmamaktadır.Ne pas parler à un enfant c'est nier sa qualité de sujet.
450 Yahudi Theresienstadt toplama kampına gönderildi ve bunlardan 52'si öldürüldü.Ensuite ils furent déportés vers le camp de concentration de Theresienstadt, où quatre d'entre eux décédèrent.
Adolf Hitler daha büyük uçaksavar kulelerinin yapılması talimatı verdiyse de bunlardan tamamlanan yoktur.Sans un ordre direct d'Adolf Hitler, il ne pouvait prendre cette décision.
Bunlardan birinde de AC Milan'ı finallere çıkarmıştı.Il vit alors ses derniers moments avec l'AC Milan.
Bunlardan birincisi, Kore'yi birleştirmek için bir yol bulmaya çalışmaktı.Il tente d'abord de s'assurer une route aisée en passant par la Corée.
Savaş bittikten sonra, Palmarino'luların çok azı hayatta kalmıştır ve bunlardan birisi de Zumbi'dir.Le jour suivant, les combats se propagent à Baba Amr et al-Qusur.
Sien 32 yaşına geldiğinde evlilikdışı dört çocuk doğurmuş ve bunlardan iki tanesini yaşamıştı.Sur cinquante-deux naissances, nous avons eu quatre mort-nés, dont un seul cas inexpliqué.
Bunlardan bir tanesi seçildi.Certains l’étaient par choix.
Mahallede bunlardan başka çok sayıda irili ufaklı tarihi eserede raslanmaktadır.Il y a peu de sources historiques sur cette partie de l'Islande.
Bunlardan sonra mürşit, isteklinin elini tutmaya devam ederek üç kez "istiğfar" ederler.Ceux-ci le décapitent en espérant que "Trois Doigts" les laisse tranquille.
Bunlardan biri de Vinnie Vincent'tı.Un exemple est le cas Vinci.
Fakat bunlarda yıllar geçtikçe önemli şu değişiklikler yapılmıştır.Toutefois, à ce moment-là des changements importants ont déjà eu lieu dans certains États.
Bunlardan 8,188 tanesi 25 kilometre (16 mi)'den daha kısadır.Parmi eux, 8188 rivières ont moins de 25 km de long.
Bunlardan birisi bireysel zaman yarışı olup, Fransa ve Avusturya'yı ziyaret etti.Lors de cette compétition, il joue deux matchs, contre la France et l'Autriche.
Bunlardan biri Almanlar tarafından 1935 yılında tekrar inşa edildi.Elle fut détruite à nouveau par les Allemands en 1944.
Dokuz tane çocukları oldu ama bunlardan iki tanesi küçük yaşta öldü.Elle donne naissance à 9 enfants, mais deux d’entre eux meurent en bas-âge.
Bunlardan önce Takım aslen 1949 yılında kurulmuştu.Ce système avait été initialement institué par le Parti travailliste en 1949.
Bu tarihten sonra bunlarda kaldırıldı.Les conflits cessèrent après cette date.
Bunlardan birisi gayrimüslim, üç tanesi ise Müslümanlara ait olduğu anlaşılmaktadır.Aucun de ceux-ci ne s'est couché, seulement trois d'entre eux sont sortis de leurs rails.
Bunlardan küçük olanı Alexander'dır.Alexandre est l'aîné.
Bugünkü Azerbaycan kökeni bunlardan devam edegelmiştir.Les bases de ce futur sont déjà d’actualité.
Bunlardan bazıları benim grubum." demiştir.Plusieurs personnes vous aiment, je fais partie de ces personnes ».
Bunlardan birini al.Coge uno de estos.
Lütfen, bunlardan birini bana verin.Por favor, deme uno de éstos.
Bunlardan biri üstünde mi çalışıyorsunuz?¿Estás trabajando en alguno de ellos?
Tek bir gecede bunlardan on tanesiyle birlikte oldum..."De ellas yací con diez en una sola noche..."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod