Suçlanan Yahudilere işkence yapıldı ve bunlardan bazılarına zorla suçları itiraf ettirildi.Les Juifs accusés sont torturés et certains confessent avoir commis les meurtres.
Bu proje 10.147 olayı inceledi ve bunlardan 9.501’inin açıklandığı duyuruldu.Le projet Blue Book examina 10 147 cas, dont 9 501 furent expliqués.
Bunlardan 105 tanesi, millî takımda kaptanlık yapmıştır.105 ont été capitaines de l'équipe nationale.
Bunlardan en önemlisi Silent Hill 2'dir.Article détaillé : Silent Hill 2.
Bunlardan sonra Isaac Newton'ın Principia kitabını İsveçce'ye çevirmeye başladı.Il traduisit les Principia Mathematica d'Isaac Newton en suédois.
Erivan şehri birçok sinemaya sahiptir, ve bunlardan biri de meşhur Moskva sinemasıdır.La ville d'Erevan comprend plusieurs salles de cinéma dont le célèbre cinéma Moskva.
Sophia Loren, Robert De Niro, ve Roberto Benigni bunlardan diğerleri.Les trois autres étaient Sophia Loren, Robert De Niro et Roberto Benigni.
Bunlardan birini Ben'e hediye eder ve böylece onlar asla ayrılmayacaklarına inanırlar.Il réveille alors ses futurs gendres, mais ils ne le croient pas.
Bunlardan bazıları.En voici quelques-unes.
Matt Groening, bunlardan pek memnun kalmadı ve zamanla kullanılmamaya başlandı.Cela a fortement déplu à Matt Groening et a finalement été abandonné.
1121-1162 döneminde 7 vezir iktidara gelmiş ve bunlardan 6'sı görevde iken öldürülmüşlerdi.De 1121 à 1162, sept vizirs s’étaient succédé et six d’entre eux avaient été tués.
Üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı.Elle a eu trois enfants, dont seule une fille a survécu.
Ancak bunlardan yedi tanesi korunabilmiştir.Sept d'entre elles seulement atteignent la côte.
Bunlardan bazılarai hala çalışmaktadır.Quelques-unes sont toujours en activité.
Bunlarda "Üç Piyano İçin Müzik" "Concorso ınternazionale del Carillon" yarışmasında birincilik ödülü aldı.La Musique pour trois pianos (Inni) obtient le premier prix au « Concorso internazionale del Carillon ».
Bunlardan bazıları sadece bir isim ve birkaç satır halindedir.Voici quelques noms courants et quelques diminutifs.
Bunlardan ayakta kalanları.Ceux qui restent.
Bunlardan iki tanesi küçük yaşta vefat etmiştir.Deux d’entre eux meurent en bas âge.
Bunlardan bazılarını tiyatroya da uyarladı.Il a adapté certaines de ses histoires au théâtre.
Bunlardan yedisi yarışmayı kazanmış, on sekizi yarışmayı top beş'te bitirmiştir.Ogni giorno facevamo cinquanta, sessanta e settanta leghe a la catena, o a poppa.
Ancak bunlarda, günümüzde ayrıntılı biyografi anlayışı bulmak mümkün değildir.Les éléments manquent pour établir pour l'instant une biographie plus complète.
Bunlardan bazıları federal karayolu sistemini oluşturmaktadır.Certaines font partie du système des Russian federal motorway.
Bunlardan ilki çok küçük yaşta iken 1890'da ve ikincisi, kızları Olga ise, 17 yaşında ölmüştür.Il aura deux enfants : le premier meurt en bas âge en 1890, la seconde, Olga, à l'âge de 17 ans.
Bunlardan ikisi önde, ikisi arka taraftadır.Il subsiste les deux tours antérieures et les courtines adjacentes.
Bunlardan %30'unda altta yatan bir hastalık da bulunmamaktadır.La fièvre est absente dans 30 % des cas.
2006 yılı itibarıyla Rusya'da 933,000 km yol olup, bunlardan 755,000 km'si asfalt ile kaplıdır.En 2006 la Russie compte 933 000 km de routes, dont 755 000 bitumées.
Bunlardan sonuncusu 1910'da gerçekleşti.La plus importante d'entre elles se produisit en 1910.
Bunlar: Bunlardan başka 2012 yılında flmin bir yeniden çevriminin yapılması da planlanmıştır.En outre, il est envisagé un autre appel à candidature, plus important, pour 2012.
Bunlardan en bilineni Captain America'dır.L’une de ses publications les plus connues est L’Américan centrale.
Bunlardan biri de Shabani Nonda'dır.Parmi eux se trouve mon oncle Badia.
Bunlardan itibaren herhangi bir değişiklik yapılmadı.Depuis aucune modification n'a été faite.
Bunlardan başka birkaç tekniksel sınırlama da vardır.Cependant, il existe quelques limites à ces techniques.
Bunlardan bir tanesi şöyledir: "Türk dilini öğreniniz, çünkü onlar için uzun sürecek egemenlik vardır."Il dira à son fils: « Tu dois apprendre l'allemand parce que c'est la langue de nos ennemis. ».
Bütün bunlardan sonra akla şu soru geliyor: Peki siz Naif değil misiniz?Sam les imprime ensuite : ne sont-ils pas drôles ?
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.L'un d'eux s'est même noyé.
Bunlardan yalnızca 8'i barajı aşarak meclise girmeyi başarabildi.Selon lui, seulement huit ou dix hommes au monde auraient pu réussir ce tir.
Bunlardan birisi etkisiz hale getirildi ve diğeri de açık alana düştü.L'un resta paralysé, l'autre devint aveugle.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Parfois, certaines sont indigènes.
En iyi arkadaşı olan Rosa Abendanon bunlardan biriydi.L'un d'eux, une jeune fille nommée Rosa Abendanon, devint une amie très proche.
Daha sonra bunlardan bir kısmı tekrar Han’a dönmüştür.Puis ils retournèrent jouer aux Jeux de la Divinité.
Bunlardan başka çeşitli yarışmalarda filme 15 ödül daha verilmiştir.Elle remporte 15 autres prix pour ce livre,.
Bunlardan biri de koleksiyonculuktur.Et déjà un objet de collection.
Bunlardan birincisi oyun tabanlı öğrenmedir (game based learning).On sait jouer lorsqu’on a appris (processus d’apprentissage).
Bunlardan bazıları şunlardır.En voici quelques-uns.
Bunlardan biri de mücadelenin son atlayışıydı.Ce fut la dernière bataille du conflit.
Onu tüm bunlardan suçlar ve onu boğar.Elle résiste de toutes ses forces et il l'étrangle.
Bunlardan biri zorla otomobile bindirildi.Mais ce dernier est percuté par le véhicule.
Bunlardan bir tanesi ve ilki, 1830’ların başında düzenledikleri eylemdi.De la crise présente et de celle qui se prépare, 1830.
Bunlardan birini seçiyorsunuz.Il choisit celle-ci.
Bunlardan 48Ti doğal olarak en bol bulunan izotoptur (73.8%).Le 48Ti représente l'isotope majoritaire avec une abondance naturelle de 73,8 %.
Bunlardan 25.000'i ise halen İran'dadır.75 d'entre eux résident à Rome,.
Bunlardan bir tanesi Floransa’daki Biblioteca Medicea-Laurenziana’da bulunmaktadır.Ses manuscrits sont conservés à la Biblioteca Medicea Laurenziana à Florence.
Birey bunlardan sadece birinde yer alır.Lui-même s'en plaint en plus d'un endroit.
Bunlardan biri çalındı ve yayınlandı.L'un d'entre eux a été fouillé et daté .
Bunlardan biri de en eski yazı örnekleridir.On en trouve des exemples parmi les anciens textes.
Bunlardan birincisi, gerçek şahıslara ait kölelerdir.Les personnes appartenant à la deuxième classe étant les esclaves des premiers.
Bugün bunlardan 47 tanesi çalışır haldedir.Aujourd’hui, 24 sont encore actifs.
Bunlardan 10 tanesi 1933'ten önce de vardı.D'abord celles d'avant 1933.
Bunlardan ilki; Tokyo Kulesi 333 m'dir, Tokyo Skytree ise 634 m'dir.La seconde tour se trouve à Tokyo, le Tokyo Skytree, de hauteur 634 mètres.
Bunlardan 90.000 çalışanı gayrimenkul danışmanıdır.Parmi celles-ci, 90.000 sont membres du Mouvement des Sans Terre.