Bunlardan 41'i Fransız, diğer 3 şair ise Belçikalı, İspanyol ve Çektir.Bei den Verletzten handelt es sich um 17 Belgier, drei Niederländer, einen Polen und einen Deutschen.
Bunlardan ilki olan Yakuparpa Amasya-Hamamözü'nden gelmiştir.Dazu erhielt er ar-Rahba am Euphrat als erbliches Lehen (iqṭāʿ).
Bunlardan biri o yıllarda mahallesinde muhtarıydı.Einige Jahre war die ÖMV auf diesem Gelände.
Bunlardan birini yaraladı ve kardeşini ise öldüresiye yaraladılar.Dabei erschossen sie Mitglieder seiner Familie und verwundeten ihn schwer.
Bunlardan en başarılısı Duvardaki Kan adlı dizidir.Namensgebend für die Art ist der blutrot schillernde Fleck auf den Flügeln.
Bunlardan Stephan Beckenbauer, daha önceki ilişkilerinden birinden dünyaya gelmiştir.Wie Franz Beckenbauer mir einmal viel zu nahe kam.
Bunlardan zaman zaman mutfak taşı evyesi elde edilmektedir.Seitdem ist manchmal von der Küche der TARDIS die Rede.
Bunlardan biri Karaçay-Çerkesya’da, diğeri Dağıstan’da basılıyordu.Einer tat dies in Buttelstedt, der andere auf dem Ettersberg.
Bunlardan 3'ü, yalnızca yaz aylarında açılmaktadır.Dieser Teil des Museums ist nur in den Sommermonaten geöffnet.
Bunlardan en önemlisi; Make-A-Wish Vakfına yaptığı yardımdır.Er lernte sie kennen, nachdem er ihr durch die Organisation Make-A-Wish einen Wunsch erfüllte.
Bunlardan başka bir yapı olmayıp gayet boş bir kaleydi.Es war ein Nichts, totale Leere.
Bunlardan biri SİRİZA'nın meclis lideri olacak Çipras'tı.Er war unter anderem Vorsitzender des Diakonissenhauses Siloah.
Bunlardan en büyük ve siyasi açıdan en önemlileri vilayetlər sayılıyordu.An ihr lagen die größten und bedeutendsten Bauernhöfe.
Bunlardan ilkinde özne ile birlikte fiilin birinci hali (infinitive) kullanılır.Normalerweise wird nach dem First-In-First-Out-Prinzip (FIFO) gearbeitet.
Bunlardan en eskisi Tarihi Ali Baba Balık Restaurant'ıdır.Es ist das älteste Fischrestaurant in Bremen.
Bunlarda da ağır yıkımlar verilmiştir.Diese sind fett hervorgehoben.
(Clear da bunlardan biridir.)Damit komme (nicht) ich klar.
Bunlardan bazıları 1963 yılındaki Üsküp depreminde hasar görmüşlerdi.Teile davon sind durch Brandstiftungen im Jahr 1963 vernichtet worden.
Bunlarda edimsel amaç “önerme”den anlaşılmaz.Man kann über dieses „Ich denke“ keine inhaltlichen Aussagen machen.
Bunlardan 10 tam sayfa resimlerden oluşur.Sie besteht aus lediglich zehn Bildern.
Bunlardan divanı günümüze kadar ulaşmış olanı, Gövsî Tebrizî'dir.Dies ad quem (computatur) „Der Tag zu dem hin (gerechnet wird)“: Der Endtag einer Frist.
Bunlardan geceleri sıvı çıkar (Gutasyon).So wurden ihm Ein Sommernachtstraum und Nachtlied gewidmet.
Bunlardan biri boru ya da silindiri andıran kasnaktır.Das bedeutet so viel wie Ur oder Auerochse.
Bunlardan amonyak sıvı, diğerleri ise katı olup, amonyaktan elde edilirler.Es gab Weichtiere, darunter Ammoniten und die kalmarartige Belemniten.
Dört tane albüm yayınladı, bunlardan bir tanesi internet sadece yayınlandı.Insgesamt werden vier Glocken erwähnt, von denen nur eine im Original erhalten blieb.
Bunlardan da diğer canlılar meydana gelmiştirler.Es kommen aber auch andere Tiere vor.
Bunlardan %30'unda altta yatan bir hastalık da bulunmamaktadır.Bei 30 % kommt die Erkrankung zum Stillstand.
Diğer Pseudalopex türleri ile çiftleşmez ve bunlardan daha küçük daha koyu renktedir.Er paart sich nicht mit anderen Lycalopex-Arten und ist kleiner und dunkler gefärbt als diese.
Bunlardan iki tanesi doğumda veya doğumdan hemen sonra ölmüşlerdir.Ihre beiden Kinder starben bei beziehungsweise kurz nach der Geburt.
Bunlardan birkaçı şöyledir.Ach ja, manche nennen es so.
Bunlardan 48'i tutuklandı.48 stimmten gegen ihn.
Ancak bunlardan çok daha verimlidirler.Ich bin eher einfacher, als das.
Bunlardan biri hareketlerin kesin tahmine elverişsiz olmasıydı.Er fand einige Elemente der Handlung unglaubwürdig.
Bunlardan ilki kalite çemberlerinden beklentilerdir.Sie zählt damit zu den frühreifenden Sorten.
15 filmin yönetmenliği ve bunlardan 11'inin senaryosu Birsen Kaya'ya aittir.51 der insgesamt 56 auf diese Weise dargestellten Banner sollen aus der Schlacht bei Tannenberg stammen.
Fakat bunlardan habersiz olaylar daha da ilerlemişti.Weitere unbekannte Faktoren haben wahrscheinlich ebenfalls dazu beigetragen.
Bunlardan 115 adet gönderilmiştir.Zurzeit sind 115 Marken registriert.
Bunlardan en derini 11.000 m derinliğe ulaşan Mariana Çukuru'dur.Die größte von ihnen, Mariánka, erreicht eine Länge von 47 Metern.
Bunlardan 40’ı ilişkileri geri çekmiş veya dondurmuştur.An die 70 Straßenstücke wurden unterspült oder weggerissen.
Bunlardan itibaren herhangi bir değişiklik yapılmadı.Seit dieser Zeit kam es zu keinen Veränderungen.
Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.Écartez-vous en, afin que vous réussissiez.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.De vos ascendants ou descendants, vous ne savez pas qui est plus près de vous en utilité.
Bunlardan bâzıları: "De ki: 'Allah doğru söyler.Ceux-ci lui répliquèrent juste après : « God damnit Leeroy! ».
Kürt oldukları tartışmalı olan İbrahim el-Mevsılî, Ziryab ve İshak el-Mevsılî bunlardan birkaçıdır.Le jour même, Abraham circoncit tous ses mâles, dont lui-même, Ismaël et ses esclaves.
Tom ve Jerry toplamda 14 Akademi Ödülü'ne aday gösterildi ve bunlardan 7 tanesini kazandı.Tom et Jerry est nominé pour 14 Academy Awards, et n'en remporte que 7.
Kurulduğu 1927 yılından 2009 yılına kadar 144.000 uçak üretmiştir ve bunlardan 90.000 tanesi hala uçmaktadır.Depuis sa création en 1927 à 1999, la société a produit plus de 144 000 avions dont 90 000 volent encore.
Bunlardan sadece biri ayakta kalabilmiştir.Un seul est resté debout.
Bunlardan dördü haram aylardır.Quatre mille d’entre eux périssent (piste des Larmes).
Bunlardan biri ortopedi cerrahı, Gavriil Abramovich İlizarov bir portre oldu.L'un était un portrait du chirurgien orthopédiste, Gavriil Abramovitch Ilizarov.
Bunlardan ikisi Ernest Burger ve Herbert Hans Haupt ABD vatandaşıydı.Deux d'entre eux, Ernest Burger et Herbert Haupt, étaient des citoyens américains.
Bunlardan en az biri pulsardır.L'une au moins est un pulsar.
Bunlarda hasta, olayın nedenini bilmektedir.Dans ce cas, le malade est conscient de sa maladie.
Bunlardan "aşk canavarı", "Bad Romance"in altında yatan canavardır.Un de ses « monstres » est celui de l’amour, symbolisé par Bad Romance.
Bunlardan en büyükleri Abbey Tiyatrosu, Gate Tiyatrosu, Olympia Tiyatrosu ve Gaiety Tiyatrosu’dur.Les théâtres les plus connus sont l’Abbey Theatre, le Gate Theatre, le Gaiety Theatre et l’Olympia.
Bunlardan kısa ve geçişi temin eden vadilere de rastlanır.Certes, on distingue les neumes légers et rapides des neumes longs et importants.
Bunlardan biri tamamen yeniden bir insan yaratmayı içerir.L'une d'entre elles prend possession d'un humain afin de le récupérer.
Bunlardan Fundação Nacional do Índio (FUNAI ya da Funai) adlı devlet kuruluşu sorumludur.Il dépend de la Fondation nationale de l'Indien (FUNAI).
Bunlardan bazıları gerçek hayattan alınmıştır.Certains sont inspirés de la vie réelle.
Savaş sonunda, bunlardan altısı hala hizmette olacaktı ( Arizona ve Oklahoma hariç).Vers la fin de la guerre, tous ont repris le service à l'exception de l’Arizona et de l’Oklahoma.
Bunlardan ikisi Abbey Road Stüdyolarında kaydedildi.Deux d’entre eux ont été enregistrés à Studios Abbey Road.