Bunlardan biri zorla otomobile bindirildi.Einer trieb einen Tourenwagen an.
Bunlardan biri tamamen yeniden bir insan yaratmayı içerir.Zusammen erschaffen sie eine ganz neue.
Mecidiye (Havuşlu)da bunlardan biridir.Er gehört zu den Fadenwürmern (Nematoden).
Bugün bunlardan 47 tanesi çalışır haldedir.Heute sind noch deren sieben in Betrieb.
Bunlardan bazılarının suları yazın tamamen kurur.Manche davon trocknen im Sommer gänzlich aus.
Bunlarda buz halinde bulunan su miktarı çok önemlidir.Die Vorkommen an Eisenerz hier sind groß.
Bunlardan 102 tanesi teslim edildi.Mindestens 102 von ihnen kamen dabei um.
Bunlardan Tanganika Büyük Britanya'ya, Ruanda-Urundi Belçika'ya verildi.In Tanganjika wurde die Verwaltung von Großbritannien und in Ruanda-Urundi von Belgien ausgeübt.
Bunlardan birisinin eksik olması durumunda kişi Müslüman olamaz.Wer dies nicht glaubt, ist kein Muslim.
Üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı.Sie hatten drei Kinder, von denen aber nur eines die Kindheit überlebte.
Bunlardan biri de pul koleksiyonculuğuydu.Einige davon erschienen im Sammelband Poker.
Bunlardan başka ışık ve hava alacak yeri yoktur.Diese Ställe verfügten weder über Licht noch Frischluft oder Wasserleitungen.
Bunlardan biri gümüş, diğer ikisi bronzdu.Der Erste bekam eine Silber- und der Zweite eine Bronzemedaille.
Bunlardan birisi, diğer bütün balinalardan farklı olarak 34 kaburgaya sahip olmasıdır.Hierzu gehört die Anzahl von 34 Rippen, mehr als bei jeder anderen Walart.
Bunlardan bazıları; Hamming kodu Reed–Solomon hata düzeltmesiDabei kommt die Fehlerkorrektur der Reed-Solomon-Codierung zum Einsatz.
Bunlardan birine karar veremiyorum.Er kann sich jedoch nicht für eine von ihnen entscheiden.
Bunlarda sadece 2'sinde kupaya uzanabildi.Sie habe sich aber gewundert, dass um zwölf jemand ein Bad genommen hat.
Daha 15 yaşındayken şiir yazmaya başladı ve bunlardan bazıları Hamburger Anzeiger gazetesinde yayımlandı.Er schrieb einige kurze Texte, die unter anderem im Hamburger Anzeiger erschienen.
Bunlardan ilki duygusal koçaklama, ikincisi ise coşkun koçaklamadır.Ihr erstes Fühlerglied ist dunkel, das zweite ist nicht keulenförmig verdickt.
Bunlardan en önce çıkanı Lazarus tümleşik geliştirme ortamı'dır.Auf ihm ist als Motiv die Erweckung des Lazarus.
Bunlardan "aşk canavarı", "Bad Romance"in altında yatan canavardır.Eines dieser war das „Liebesmonster“ und die Inspiration für Bad Romance.
Bunlardan Fundação Nacional do Índio (FUNAI ya da Funai) adlı devlet kuruluşu sorumludur.Heute ist diese Behörde die "Fundação Nacional do Índio" (FUNAI).
Bunlardan üçünün ise gerçekten kayıp kişiler olduğu tespit edilmiştir.Man wusste jetzt, dass dort noch drei Personen vermisst wurden.
Bunlardan biri Oriana Fallaci tarafından hazırlanan Un Uomo'dır. ^ Fallaci, Oriana.Diese schließt Un Uomo (Ein Mann) mit ein, geschrieben von seiner Lebensgefährtin Oriana Fallaci.
Yedi çocukları oldu, bunlardan ikisi hayatını kaybetti.Sie bekam sieben Kinder, wovon zwei starben.
Bunlardan en ünlüsü 5.920 metrelik Licancabur'dur.Bekanntester Vulkan ist der Licancabur mit 5920 m Höhe.
Bunlardan birini bilmeyen veya tasdik edip de dille söylemeyen kafirdir.Ob ein Unglück oder verwirrendes Schicksal, (Komma) niemand weiß es.
Bunlarda tüm gaz kelebekleri aynı anda çalışır.Alle Vertikalzacken greifen gleichzeitig.
Bunlardan mitik isimlerin başka kalıntı bulunmamaktadır.Ansonsten wurden nur Schächten weibliche Namen gegeben.
Bunlardan pek çoğu yolculuk sırasında öldü.Viele von ihnen starben auf dem Weg.
Üniversitenin binaları kentin birçok yerine dağılmıştır ve bunlardan birçoğu tarihi öneme sahiptir.Die Gebäude an ihr sind großteils historistisch, viele davon gehören zur Universität.
Bunlardan en buyugu 11.000 oturan seyirci kapasiteli "Echo Arena" kapali konser salonudur.Der Austragungsort wird die bis zu 11.000 Zuschauer fassende Echo Arena Liverpool sein.
Bunlardan ise sadece Yüzey ve Atmosferde bulunan suları kullanabilmekteyiz.Diese treten in Seen und Quellen an die Oberfläche.
Bunlardan birkaçı Makedonya’da Üsküp ve Ohri şehirlerinde gerçekleştirilmiştir.Dadurch entstanden in den Reihen der Makedonen etliche Spalten und Klüfte.
Günümzde bunlardan sadece 6 kule ayakta kalmıştır.Heute sind nur noch sechs der Türme erhalten.
Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.Polygynie (Vielweiberei) ist angesehen, aber meist nur wohlhabenden Híwi möglich.
Henry bunlardan haberdar olduğunda harekete geçti.Darauf aber hat Henry nur gewartet.
Bunlardan en önemlisi Fransız şairi Edmond Rostand tarafından yazılmıştır.Dabei ließ er sich von den französischen Autoren, darunter Edmond Rostand beeinflussen.
Bunlardan birisinin rüyalarına giren kadın (Julia Rusakova) olduğunu görerek şaşırır.Doch es erscheinen ihm Visionen, in denen er die umgebrachten Frauen sieht, von denen er erzählt hat.
Bunlardan birisi resim, diğeri ses yayınlamaya yaramaktadır.Das bedeutet, dass immer nur eine Funkstelle sprechen kann, während die andere hört.
Ancak romanda bunlardan hiçbirisinin kendi adları geçmez.Darin beschreibt er aber keine seiner eigenen Rosen.
Bunlardan 8'ine ilk beş çıkmıştır.Aus fünf wurden acht.
Bunlardan biri de Aşina'dır.Einer von ihnen ist ein Informant.
Bunlardan birincisi oyun tabanlı öğrenmedir (game based learning).Eingereichung für die Kategorie „Game Based Learning“.
Bunlardan biri En İyi Kötü Karakter idi.Sie waren eine der besten...
Bunlardan tek bir kişi kurtulmamıştır.Kein Einziger konnte ihnen entfliehen.
Bunlardan biri 1989 tarihli Anderson Bruford Wakeman Howe albümündeki "Let's Pretend"di.Mit ihnen zusammen veröffentlichte er 1989 das Album Anderson Bruford Wakeman Howe.
Bunlardan yaklaşık 5 milyarı Avrupa ile Afrika arasında göç eder.Von ihnen emigrierten später etwa 5.000 nach Westeuropa und Amerika.
Bunlardan biri de Inaros tarafından öldürülen Achaemenes'inkidir.In einer davon befand sich Yamamoto, der dabei ums Leben kam.
Bunlardan 1,464 tanesi ilçedir.Sie beträgt gegenwärtig 11.464 Exemplare.
Bunlardan 10’u Al-Dalu ailesinin üyesiydi.Zwölf von ihnen waren überführte Mitglieder der Al-Qaida.
Ve bunlardan ilki oldukça gariptir.Diese Idee an sich ist schon merkwürdig.
Bunlardan çoğunun prömiyeri Venedik'te "Teatro Tron de San Cassiano" sahnelenmiştir.Uraufführung am Teatro Tron a San Cassiano in Venedig.
Bunlardan biri standartlara uyumdur.Diese werden in einem Standard zusammengefasst.
Bunlardan en başarılısı, Hispano-Suiza firmasıydı.Er wurde durch die Gründung der Firma Hispano-Suiza bekannt.
Bunlardan biri de oranın asıl adının "suluca" lı olduğudur.Dort wurde eine Höhe nach ihm benannt: "Die Hohenwarte".
Bunlardan biri sınırlı edisyon ve diğeri de orijinal versiyonudur.Die eine sei das Original und die andere die Übersetzung.
Bunlardan sonuncusu 1910'da gerçekleşti.Das letzte dieser Rennen fand 1910 statt.
Hristiyan Bilim de bunlardan birisidir.Alle Aktivitäten Kristeks sind so.
Şu ana kadar dört modeli üretilmiş; bunlardan üçü satışa çıkmış, biri prototip olarak kullanılmıştır.Tatsächlich entstanden nur drei oder vier Exemplare, von denen eines verkauft wurde.