Bunlara bir göz atın.Kijk eens naar deze.
Bütün bunlara inanamıyorum.Ik kan dit allemaal niet geloven.
Bunlara bir göz at.Kijk eens naar deze.
Bunlara ilaveten, Madrid’de bulunan Juan de Mariana Institute ile yakın işbirliği içindedir.Oprócz tego bardzo blisko współpracuje z Instituto Juan de Mariana w Madrycie.
Huzâa ve Kureyş ile Mekke dışındaki Araplar’dan hacca gelenler tarafından bunlara da tapınılmaya başlanmıştır.Uniknęli oni w ten sposób prześladowań i pogromów ze strony Arabów.
Bunlara şu anda Araplar denmektedir.Terminem tym określali ich Arabowie.
Bunlara ek olarak 120 adet yan tapınak bulunmaktadır.Wśród nich na szczęście było też 120 kapłanów.
Kral da bale dansını sevmekte ve şahsen dans ederek bunlara katkı yapmakta idi.Król uwielbia balet, więc wita ich zaintrygowany.
Bunlara ek olarak, antioksidanlar bu savunma mekanizmalarında önemli rol oynar.Przyjmują również, iż objawy lękowe pełnią istotną rolę we funkcjonowaniu mechanizmów obronnych.
Tüm bunlara rağmen Piso'nun dürüstlüğü konusunda şüpheler vardır.Jednak Sofia ma poważne wątpliwości odnośnie prawdomówności Jamesa.
Vasek bunlara hemen inanır.Kibice jednak w niego wierzą.
Bunlara gerek kalmayacak.Wydaje się nie być nam potrzebna.
Bunlara altmışlı deniyordu.Docelowo miało ich być 60.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Przez jakiś czas czynny był kiosk "Ruchu" oraz toalety.
Hekimoğlu Ali Paşa bunlara karşı gayet haşin ve şiddetle davrandı.Leo Levy przyjął te zarzuty z zaskoczeniem i oburzeniem.
Bunlara ocak pasası denilmektedir.Etapy te nazywamy stycznymi.
Tüm bunlara karşılık yörede bugün bile tarım baş geçim kaynakları arasındadır.Tak jak w starożytności, tak i teraz skupia się tam całe rolnictwo.
Fakat bunlara rağmen Marco Polo, şehri hâlâ “asil ve mükemmel bir şehir” olarak tasvir edebilmiştir.Nie przeszkodziło to jednak by Marco Polo opisał je w kolejnym stuleciu jako "szacowne i wspaniałe".
Parsifal bunlara aldırmaz görünür ve Kundry'den kendini Amfortas'a götürmesini ister.Odpycha Kundry i pyta o drogę powrotną do Amfortasa.
Bunlara büyük devletlerin çıkar hesaplarını da eklemek gerekir.Dodatkowo cięcia obejmą także instytucje państwowe.
Bir kayıt gerektirmeksizin herkes bunlara katılabilir.Ktokolwiek staniesz przed tą tablicą zawołaj z nami.
"Heavy Metal" bunlara Stefano Tamburini ve Tanino Liberatore'yi (RanXerox'un yaratıcısı) de ekledi.Następnie był tworzony przez Stefano Tamburiniego i Tanino Liberatorego (autorów Ranxa).
Bunlara "koltukaltı" adı verilir.Miały one tytuł „Rozgrzeszanie”.
Zeyd, bunlara “Beni terk ettiler,” manâsına gelen “Ve kad rafadûnî” dedi.Dał im twierdzę, z której pustoszyli Judeę i Celesyrię.
Bunlara paralel olarak Maliye ve Ekonomi Bakanlığı'nda çeşitli görevler üstlenmiştir.Pracował na różnych stanowiskach w Ministerstwie Finansów i Ministerstwie Spraw Gospodarczych.
Bunlara ekmek dağıtıldı.Chleb miał być rozdawany przy tych ostatnich.
Bunlara radyonüklit denir.Wtedy nazywane są radioteleskopami.
Bunlara diğer adıyla Grand Slam denmektedir.Taki home run jest zwany grand slam.
Bunlara örnek olarak Marie Stopes verilebilir.Czego możemy się nauczyć z przykładu Marii?.
Bunlara ek olarak, AGP Pro kartlarının farklı çeşitleri vardır.Jednak i w ramach systemu droit d’auteur istnieją różne modele.
Halk, üç uyanık arkadaşa sorular sorar, bunlara uygun birer cevap alırlar.Każda para dostaje po trzy pytania z trzema wariantami odpowiedzi.
Bütün bunlara rağmen uçaklar radara tümüyle yakalanmaz değil.Poza tym nie wszystkie procesy pogodowe prowadzące do powstania tornad zostają wychwycone przez radar.
Bunlara örnek olarak UTF-8, UTF-16 ve UTF-32 gösterilebilir.Każdy z nich jest zaprojektowany do przechowywania odpowiednio: znaku UTF-16 i znaku UTF-32.
Kariyeri boyunca çeşitli ödüller kazandı, bunlara bir Oscar, bir Altın Küre ve bir Emmy dahildir.W ciągu swojej kariery zdobył wiele prestiżowych nagród, w tym Złoty Glob, Emmy i Saturna.
Bunlara ilaveten, Madrid’de bulunan Juan de Mariana Institute ile yakın işbirliği içindedir.Förutom detta arbetar han mycket tätt med Juan de Mariana-institutet i Madrid.
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.Dessutom skrev han brev nästan varje dag till individer och tidningar.
Bunlara bir korku yoktur ve bunlar mahzun da olmayacaklardır."De som hör till staden – och de, som inte gör det."
Yere de bunlara karşılık gelen üç çizgi çizilir.Och tre är de som vittnar på jorden.”
Minnie bunlara kahkahalarla güler.Helena skrattar åt honom.
F-84 bunlara örnektir.M-84 är fortfarande i tjänst.
Ama Penelope bunlara da inanmaz.Inte heller detta duger för Penelope.
Bunlara ek olarak SM'in temel birçok eksik tarafı vardır.I vissa fall saknar de även helt MDMA.
Bunlara çok sayıda ceset gömülüdür.Här hade flera människor begravts.
Bunlara "yüzücü kaburgalar" denir.Det går bland annat under namnet "badsalt".
Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.Han var dessutom medlem av ett fyrtiotal andra vetenskapliga sällskap.
Bunlara cehennemlik adı verilir.Därav uppstod namnet helveteseld.
Bunlara ek olarak sonuçlar ilgili alan ve faaliyetleri kapsamalıdır.Detta påverkar i sin tur de tjänster och produkter som de köper.
Bunlara gerek kalmayacak.Vi vill inte ha dem.
Tabii ki bunlara video ve medya kaynakları da eklenebilir.Man kan även ha med ljudfiler och videoavsnitt.
Bunlara ilaveten bayrak başka mekanlarda, binalarda, inşaat yerlerinde ve evlerde de bulunabilir.Man kan till och med hitta mynt här och där på marken, i lådor eller på andra ställen.
Ama bütün bunlara rağmen yayımlanan çizgiler lisanslı idi.Tidigare var bara bokade grupper med guide tillåtna.
Bunlara karşın albüm sevilmiştir."Jag känner mig glad över det här albumet.
Bunlara DVD-Ram dahil değildir.Den är inte tillgänglig på DVD-utgåvan.
Bunlara granum (granum tilakoidleri) denir.Dies palmarum, palmsöndag.
Bunlara örnek olarak Hiperbolik geometri ya da küresel geometri verilebilir.Man kan se hydrologi som en del av geofysik eller naturgeografi.
Bütün bunlara rağmen yine de refah düzeyleri oldukça yüksektir.Trots storleken är de mycket aktiva.
Bunlara sonradan Hayat Spor ve Ayna da eklendi.Den blev senare även animefilmer och OVA.
Bunlara standart derivasyonlar denir.Den vanliga produktregeln för derivatan gäller.
Bunlara en iyi örnekler Lily Potter ve Hermione Granger'dir.Dessutom är han ytterst omtyckt av exempelvis Mrs Weasley och Hermione Granger.
Bütün bunlara yeni kız arkadaşı da dâhil."Sedan fick de en egen unge också."