Bunların sinyalleri farklıdır.Signs differ.
Ayrıca bunların Dorset kültürünün son kalıntıları olduğuna dair de kanıtlar bulunmuştur.He also found evidence that the Sadlermiut were the last remnants of the Dorset culture.
Bunların içinde Ubâde bin Sâmit de bulunuyordu.He gave 8000 mutakas (measure) of grains to Visaladeva.
Bunların ışığında toplumun sorunlarını da okuyucunun önüne serer.There they meet Rollan and hear a legend about themselves.
Fourier optikleri ise bunların hem yönünü hem de konumunu kontrol etmektedirler.Fourier optics is used to control both direction and position.
Bunların her ikisi de kullanıcı tarafından yeniden etkinleştirilebilir.Both forms are reversible by the user.
Bunların aksine, SNO deneyi her üç nötrino çeşidine de duyarlıydı.The SNO experiment, by contrast, had sensitivity to all three neutrino flavours.
Bir uyku seansında 4 reçete yazdırmıştı ve bunların kime uygulanacağı bilinmiyordu.He had written two different endings for the novel and was unsure of which to use.
1627'de öğrenci kabul etmeye başlamıştır ki bunlarında arasında Gerrit Dou da bulunur.In 1627, Rembrandt began to accept students, among them Gerrit Dou in 1628.
Bunların dışında uzay-zaman simetrileri dışında, aynı zamanda iç simetri vardır.Apart from these space-time symmetries, it also has internal symmetries.
Bunların yarısı ise Hansa Birliği'nin temsilcisiydi.Minden was a founding member of the Hanse.
Fakat, aynı anda bütün bunların hepsi birden olamaz.”What they can't do is all of that at once.
Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz."And you will not see me wavering on that."
Bu, Palm OS ve Palm PDA aygıtlarının ve bunları yapan veya sunan şirketlerin (örn.Palma's parents were lawyer Cecilio Palma y Palma and Piedad Recinos.
Bunların hepsi Çin "Manevi Kültür Mirası"na aday gösterilir.All of them are nominated as Chinese Intangible Cultural Heritage.
Bunların sonucunda Becker ATP Tour tarafından Yılın Tenisçisi seçildi.As a result, Becker was named Player of The Year by the ATP Tour.
Geleneksel görüş, bunların daha çok önceden diğer tüm kuş türlerinden ayrıldığı yönündedir.The penguins were traditionally regarded as distant from all other living birds.
Bunların büyük kısmının çok az, bazılarının binlerce, çok azının da milyonlarca üyesi vardır.Most have only a few members, some have thousands, and very few have more than a million.
Çin'de 10.000'den fazla mantar türü kaydedilmiştir; bunların neredeyse 6.000'i yüksek mantarlardır.China has over 10,000 recorded species of fungi, and of them, nearly 6,000 are higher fungi.
Bunların bazılarında Baradan da rol almıştır.There's hardly any acting on the part of either.
Bunların yapının farklı bir bölümü yoksa başlı başına bir yapı mı olduğu kesin değildir.Whether it ever existed is doubtful; if it did it is almost certainly extinct.
Bunların içinde tam olarak bir başkası tarafından cevap verilemeyecek sorular da bulunur.There are questions that are not fully answered by any other.
Bunların su ile işlem görerek söndürülmeleri gerekir.They were rolled aside rudely, so that water was expelled.
İkinci ve üçüncü sorular kontrol içindi ve kimse bunları gördüğünü söylemedi.Questions 2) and 3) were control questions, and no one falsely reported these as true.
Bunların yanında Müslümanlar'ın, Hristiyanlardan çaldığı mallar vardı.The Muslims ambush them at Roncesvalles and the Christians are overwhelmed.
Bunların dışında bilginlerden oluşan danışmanlar da bulur.Those that are known are listed below.
Bunları uçaklardan ayırmak çok kolaydır.This can make distinguishing them from planets difficult.
Bugün, 3000’den fazla Ermeni, Kudüs’te yaşamaktadır, bunların sadece 500’ü Ermeni Çeyreğindedir.Today, more than 3,000 Armenians live in Jerusalem, 500 of them in the Armenian Quarter.
Bunları ayırmak için çok fazla enerji gereklidir.Much energy is required to overcome it.
Bunların en meşhuru Koltuktaki Çıplak'tır.In: Die Wahrheit ist nackt am schönsten.
Bunları nereye koyayım?" diyormuş gibi bakar.Where can I put them?".
Yahudi organizasyonlarının yardımlarıyla bunların bazıları İsrail'e göç etti.With the help of Jewish organizations, some members of the community have emigrated to Israel.
Çok sayıda Filozofik ve tarihsel çalışma yapmış ancak bunların hiçbiri günümüze ulaşmamıştır.He wrote many other philosophical and historical works, none of which survive.
Bunların üzerine ise "Eğer bir daha dans edemeyeceksem ölmeyi tercih ederim." demiştir.She refused to have the surgery, saying "If I can't dance then I'd rather be dead."
Bunların da kendi içinde varyasyonları mevcuttur.It is in their hearts.
Bunların hepsi tek değişkenli karmaşık analizde geçerlidir.All this refers to complex analysis in one variable.
Bunların hepsi Yunan Yeni Komedyası üzerine kurulmuştur ve Yunan'dan alınan öykülerin uyarlamasıdır.They were all composed on the model of Greek New Comedy, adapting stories from the Greek.
10 Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi.Of the seven kings, five have fallen, one is, the other has not yet come.
Bunları bulamadıklarında ise kabuk ve filizleri kemirirler.If they are unarmed, they will use their claws, and their horn.
Bunların çoğunu başka ülkelere verildi.Many of them were exiled to other countries.
Bunların arasında en ünlüsü Marco Polo'dur.The most famous of these travelers was Marco Polo.
1921 yılında Fransız Sudanı pulları bunların hepsinin yerini aldı.Stamps of French Sudan superseded all of these in 1921.
Bunların içinde ilahiyat profesörü Adolf von Harnack de vardı.On these matters he disagreed with Adolf von Harnack.
Bunların bir araya getirebilmek hiç kolay değildir.It is not enough to combine them.
Bunların çoğu 7. ve 8. yüzyıldan kalmadır.They mostly date from the 7th and 8th centuries.
Elbette bunları bir tahrik eden vardır, zaten bir-iki kişiden biz işkilleniyoruz.But we're really one divided being, even though you see two of us.
Bunların başında turizm gelmektedir.At this time tourism began.
Olumlu sonuç alınmaması üzerine, bunların ucuna 12 adet dalgakıran yapılmıştır.Not a very successful model, only 12 being built.
Bunların en kötü yanı, yeterince yapacak bir şeyim yoktu" (syf. 39).Never did I disobey the orders he gave me; never did I substitute one thing for another .
Bunların paylaşılması, HCV’ye maruz kalma riski doğurur.Sharing such items can potentially lead to exposure to HCV.
Bunların birkaçı ilave olarak kırmızı renkte "25" ile baskılandı.A few of these were additional overprinted with "25" in red ink.
Bunların her birine ise "mente" denilmektedir.Therefore, every person is obliged to say, "For my sake the world was created."
Üçüncü anlayış belli bir kategori üzerinden, bunların gösterimsel fonktörler olmasıdır.The third insight is that over a certain category, these are representable functors.
Bunların birçoğu tarihte kaybolmuştur.Hence, most of them are lost to history.
Bunların en iyi bilinen örnekleri Alu elemanlarıdır.The best known example is the klystron.
Bunların birçoğu kendilerini çocuklara veya engellilere adamış olanlardır.Aside from those who converted, most were ransomed or enslaved.
Ama bunların hiçbirsi ender görülen şeyler değil."Apart from this, nothing unusual occurred."
Bunların çoğu ABD'de bulunmaktadır.Many of them are in the USA.
Bunların içinde fibriller vardır.It contains fiber.
Bunların atalarının yirmidört Oğuz Boyunun Alkırevli Boyunu teşkil ettiği de ortadadır.Thus, the son adopts both of them as his fathers, and also reconciles with his real father.