Bundan böyle, her gün HaNi'nin yaptığı yemek için buraya geleceğim.Von jetzt an, werde ich jeden Tag das Unternehmen hier besuchen, nur wegen dem Mittagessen, was Ha Ni macht.
Bundan böyle, her gün HaNi'nin yaptığı yemek için buraya geleceğim.С этого дня, я буду каждый день приходить в компанию за обедами, сделанными Ха Ни.
Bundan böyle, her gün HaNi'nin yaptığı yemek için buraya geleceğim.من الآن فصاعدا ، سوف آتي لهذه الشركة كل يوم لاجل علبة غداء ها ني.
Bundan böyle, her gün HaNi'nin yaptığı yemek için buraya geleceğim.この弁当を食べたら ただじゃおかねぇぞ! ハニの弁当は俺のもんだ!
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.Ahora la gente sólo sacará fotos.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.Die Leute werden jetzt nur noch fotografieren.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.Giờ tất cả đều sẽ chụp hình, không ai vẽ tranh nữa.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.사람들은 이제부터 그냥 사진을 찍을 거야.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.Les gens ne vont plus prendre que des photos maintenant.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.Ludzie będą teraz robić tylko zdjęcia."
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.Oamenii vor face de acum doar fotografii.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.Ora la gente farà solo foto.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.Люди теперь будут просто фотографировать".
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.Сега хората само ще правят снимки.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.אשים פשוט הולכים לצלם תמונות כעת.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.لن يفعل أحد شيئا سوى أخذ الصور الآن.
Bundan böyle insanlar sadece fotoğraf çekecekler.それはもちろん間違いでした
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.A ďalej nech ma nikto netrápi, lebo ja nosím jazvy Pána Ježiša na svojom tele.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Älköön tästedes kukaan minulle vaivoja tuottako; sillä minä kannan Jeesuksen arvet ruumiissani.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Dále pak žádný mi nečiň zaměstknání, já zajisté jízvy Pána Ježíše nosím na těle svém.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Daqui em diante ninguém me moleste; porque eu trago no meu corpo as marcas de Jesus.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.De acum încolo nimeni să nu mă mai necăjească, pentrucă port semnele Domnului Isus pe trupul meu.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.De aquí en adelante nadie me cause dificultades, pues llevo en mi cuerpo las marcas de Jesús
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.D'ora innanzi nessuno mi procuri fastidi: difatti io porto le stigmate di Gesù nel mio corpo
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Ennekutána senki nékem bántásomra ne legyen; mert én az Úr Jézusnak bélyegeit hordozom az én testemben.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Herefter volde ingen mig Besvær; thi jeg bærer Jesu Mærketegn på mit Legeme:
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Herefter volde ingen mig uleilighet! for jeg bærer Jesu merketegn på mitt legeme.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Hinfort mache mir niemand weiter Mühe; denn ich trage die Malzeichen des HERRN Jesu an meinem Leibe.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.이 후로는 누구든지 나를 괴롭게 말라 내가 내 몸에 예수의 흔적을 가졌노라
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Må nu ingen härefter vålla mig oro; ty jag bär Jesu märken på min kropp.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Na ostatek niechaj mi nikt trudności nie zadaje; albowiem ja piętna Pana Jezusowe noszę na ciele mojem.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Que personne désormais ne me fasse de la peine, car je porte sur mon corps les marques de Jésus.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Ước gì từ nay về sau , chẳng ai làm_khó cho tôi , vì trong mình tôi có đốt dấu_vết của Ðức_Chúa_Jêsus vậy .
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Ước gì từ nay về sau, chẳng ai làm khó cho tôi, vì trong mình tôi có đốt dấu vết của Ðức Chúa Jêsus vậy.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Впрочем никто не отягощай меня, ибо я ношу язвы Господа Иисуса на теле моем.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.На останок, нехай нїхто не завдає менї журби; бо я рани Господа Ісуса на тїлї моїм ношу.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.מעתה איש אל ילאני עוד כי את חבורות האדון ישוע אני נשא בגויתי׃
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.في ما بعد لا يجلب احد عليّ اتعابا لاني حامل في جسدي سمات الرب يسوع
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.從 今 以 後 、 人 都 不 要 攪 擾 我 . 因 為 我 身 上 帶 著 耶 穌 的 印 記
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.從 今以 後 、 人都 不要 攪擾 我 . 因為 我 身上 帶 著 耶穌 的 印記
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Da questo momento non siete più sotto la mia tutela.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Du har ikke længere dronningens beskyttelse.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Du stehst nicht länger unter dem Schutz der Königin.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Já não tens a proteção da rainha.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Je staat niet langer onder de bescherming van de koningin.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Kalian tak lagi di bawah lindungan ratu.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.너는 더 이상 여왕의 보호아래 있지 않다.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Ngươi không còn được nữ hoàng bảo vệ nữa.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Nous n'avez plus la protection de la reine.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Nu mai ai protecţia reginei.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Od tej chwili nie masz już królewskiej protekcji.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Ya no tienes la protección de la reina.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Δεν έχεις πλέον την προστασία της βασίλισσας.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Вече нямаш закрилата на кралицата.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Ты лишаешься королевской защиты.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.Я позбавляю тебе свого захисту.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.הגנת המלכה כבר לא ניתנת לך.
Bundan böyle kraliçenin koruması altında değilsin.أنت منذ الآن لا تتمتعين بحماية الملكة.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Älköötkä muut israelilaiset enää lähestykö ilmestysmajaa, että he eivät joutuisi syynalaisiksi ja kuolisi.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.A synové Izraelští nechať nepřistupují k stánku úmluvy, aby nenesli hříchu a nezemřeli.