Sen ve bundan böyle benim koynunda Twain olacaktır .--Ty i moim łonie odtąd będzie dwoje .--
Sen ve bundan böyle benim koynunda Twain olacaktır .--Ти и пазухата си, отсега нататък се две .--
Sen ve bundan böyle benim koynunda Twain olacaktır .--Ты и моя грудь отныне должно быть двое .--
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunSeung Jo,du kannst ab jetzt erleichtert leben.
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunSeung Jo, hidupmu lebih tenang mulai sekarang
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunSeung Jo, jij kan nu ook opgelucht zijn.
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunSeung Jo, lev lätt från och med nu.
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunSeung Jo, od zdaj naprej lahko lahkotno živiš tudi ti.
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunSeung Jo, sa traiesti usor de acum inainte
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunSeung Jo, ty też żyj od teraz na luzie.
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunSeung Jo. Vis plus sereinement à partir de maintenant, toi aussi.
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunSeung Jo, vivi con leggerezza anche tu d'ora in poi.
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsun Tasasız!Seung Jo, từ giờ con cũng sống cho thoải mái nhé vô tư đi nhé!
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunΣουνγκ Τζο, κι εσύ να ζεις χωρίς βάσανα από εδώ και μπρος.
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunСын Чжо, с этого момента тоже живи с легким сердцем.
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsunسيونغ جو عش بخفه من الان فصاعدا
Seung Jo, bundan böyle için rahat olsun自然にね!
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.Allora Ioab fece suonare la tromba e tutta la truppa si fermò e non inseguì più Israele e non combattè più
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.Derpå stødte Joab i Hornet, og hele Folket standsede; de forfulgte ikke mere Israel og fortsatte ikke Kampen.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.Então Joabe tocou a buzina, e todo o povo parou; e não perseguiram mais a Israel, e tampouco pelejaram mais.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.Giô-áp truyền thổi kèn, hết thảy dân sự đều dừng lại, thôi đuổi theo dân Y-sơ-ra-ên, và không chiến đấu nữa.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.나팔을 불매 온 무리가 머물러서고 다시는 이스라엘을 쫓아가지 아니하고 다시는 싸우지도 아니하니라
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.Şi Ioab a sunat din trîmbiţă, şi tot poporul s'a oprit; n'au mai urmărit pe Israel şi nici nu s'au mai bătut.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.Tedaj zatrobenta Joab, in vse ljudstvo se ustavi, in niso več podili Izraela, niti se več bojevali.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.Tedy zatroubil Joáb v troubu, a zastavil se všecken lid, a nehonili více Izraele, aniž více bojovali.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.Vervolgens blies hij op zijn trompet. Dat was voor zijn mannen het teken de achtervolging te staken.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.Vtedy zatrúbil Joáb na trúbu, a zastál všetok ľud a neprenasledovali viacej Izraela ani nebojovali viacej.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.И затрубил Иоав трубою, и остановился весь народ, и не преследовали более Израильтян; сражение прекратилось.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.И тъй, Иоав засвири с тръбата, та всичките люде се спряха, и не преследваха вече Израиля, нито се биеха вече.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.ויתקע יואב בשופר ויעמדו כל העם ולא ירדפו עוד אחרי ישראל ולא יספו עוד להלחם׃
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.وضرب يوآب بالبوق فوقف جميع الشعب ولم يسعوا بعد وراء اسرائيل ولا عادوا الى المحاربة.
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.於 是 約 押 吹 角 、 眾 民 就 站 住 不 再 追 趕 以 色 列 人 、 也 不 再 打 仗 了
Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.於是 約押 吹角 、 眾民 就 站住 不再 追趕 以色列人 、 也 不 再 打仗 了
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.Dieu dit à Abraham: Tu ne donneras plus à Saraï, ta femme, le nom de Saraï; mais son nom sera Sara.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.Dio aggiunse ad Abramo: «Quanto a Sarai tua moglie, non la chiamerai più Sarai, ma Sara
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.Dios dijo también a Abraham: --A Sarai tu mujer no la llamarás más Sarai; Sara será su nombre
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.Disse Deus a Abraão: Quanto a Sarai, tua, mulher, não lhe chamarás mais Sarai, porem Sara será o seu nome.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.Dumnezeu a zis lui Avraam: ,,Să nu mai chemi Sarai pe nevastă-ta Sarai; ci numele ei să fie Sara.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.Endvidere sagde Gud til Abraham: "Din Hustru Saraj skal du ikke mere kalde Saraj, hendes Navn skal være Sara;
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.És monda Isten Ábrahámnak: Szárainak, a te feleségednek nevét ne nevezd Szárainak, mert Sára az õ neve.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.In Bog reče Abrahamu: Za Sarajo pa, ženo tvojo: ne imenuj je Saraje, ampak Sara [T. j. kneginja.] ji bodi ime.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.Ja Jumala sanoi Aabrahamille: "Älä kutsu vaimoasi Saaraita enää Saaraiksi, vaan Saara olkoon hänen nimensä.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.하나님이 또 아브라함에게 이르시되 네 아내 사래는 이름을 사래라 하지 말고 그 이름을 사라라 하라
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.Og Gud sa til Abraham: Sarai, din hustru, skal du ikke lenger kalle Sarai - Sara skal være hennes navn.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.Řekl také Bůh Abrahamovi: Sarai manželce své nebudeš říkati Sarai, ale Sára bude jméno její.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak."Wat uw vrouw Saraï betreft", ging God verder, "zij zal niet langer Saraï heten, maar Sara (Prinses).
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.И сказал Бог Аврааму: Сару, жену твою, не называй Сарою, но да будет имя ей: Сарра;
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.После Бог каза на Авраама: Не наричай вече Сарайя жена си Сарайя*; но Сара+ да бъде името й.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.ויאמר אלהים אל אברהם שרי אשתך לא תקרא את שמה שרי כי שרה שמה׃
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.وقال الله لابراهيم ساراي امرأتك لا تدعو اسمها ساراي بل اسمها سارة.
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.神 又 對 亞 伯 拉 罕 說 、 你 的 妻 子 撒 萊 、 不 可 再 叫 撒 萊 、 他 的 名 要 叫 撒 拉
Tanrı, ‹‹Karın Saraya gelince, ona artık Saray demeyeceksin›› dedi, ‹‹Bundan böyle onun adı Sara olacak.神 又 對 亞伯拉罕說 、 你 的 妻子 撒萊 、 不 可 再 叫 撒萊 、 他 的 名要 叫 撒拉
Ve bundan böyle, kutuplardaki buzullar eridiğinde, kayıt stüdyom Nuh'un Gemisi gibi yükselecek, ve ben J.G.그래서, 이제는, 그 북극의 만년설이 녹았을때, 저의 녹음 스튜디오가 궁형처럼 솟아날 것 것이고,
Ve bundan böyle, kutuplardaki buzullar eridiğinde, kayıt stüdyom Nuh'un Gemisi gibi yükselecek, ve ben J.G.כך שעכשיו, כשכיפות הקרח בקטבים יימסו, אולפן ההקלטות שלי יתרומם כמו תיבה
Ve bundan böyle, kutuplardaki buzullar eridiğinde, kayıt stüdyom Nuh'un Gemisi gibi yükselecek, ve ben J.G.وهكذا .. وعندما يذوب القطب الشمالي سوف اطوف انا ومعداتي الصوتية كسفينة نوح
Ve bundan böyle, kutuplardaki buzullar eridiğinde, kayıt stüdyom Nuh'un Gemisi gibi yükselecek, ve ben J.G.北極の冠氷が解けたとしても 私のスタジオは方舟のように浮き上がり 沈み行く世界から船出することができます
Yüreklerinizi RABbe adayın, bundan böyle dikbaşlı olmayın.A preto obrežete neobrezanosť svojho srdca a nezatvrdzujte viacej svojej šije!
Yüreklerinizi RABbe adayın, bundan böyle dikbaşlı olmayın.Circoncidete dunque il vostro cuore ostinato e non indurite più la vostra nuca
Yüreklerinizi RABbe adayın, bundan böyle dikbaşlı olmayın.Circuncidad, pues, el prepucio de vuestro corazón y no endurezcáis más vuestra cerviz
Yüreklerinizi RABbe adayın, bundan böyle dikbaşlı olmayın.Circuncidai, pois, o prepúcio do vosso coração, e não mais endureçais a vossa cerviz.