Bunca yılın ardından beni hatırlayacak mı, merak ediyorum.Цікаво, чи вона мене впізнає по всіх цих роках.
Şeytan, bunca yıldır iş yapmasını sağladığı için kilisenin sahip olduğu en iyi dosttur!Satan je nejlepším přítelem, jakého kdy církev měla, jelikož ji po celá ta léta pomáhal udržovat v chodu!
Şayet başarısız olursam, hikâyemi nakşet ki bunca çaba boşa gitti sanılmasın.Kdyby vám uhasla, vzpomeňte na náš žal, že jsme tu padli zbytečně.
Şeytan, bunca yıldır iş yapmasını sağladığı için kilisenin sahip olduğu en iyi dosttur!Sátán az egyház legjobb barátja, hisz az neki köszönheti, hogy még működhet.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Hänellä oli pitkän elämänsä aikana monia vaimoja.
Bunca yılın ardından beni hatırlayacak mı, merak ediyorum.Tunnistaakohan hän minua kaikkien näiden vuosien jälkeen?
Şeytan, bunca yıldır iş yapmasını sağladığı için kilisenin sahip olduğu en iyi dosttur!Ο Σατανάς ήταν ο καλύτερος φίλος που είχε ποτέ η Εκκλησία, καθώς το κράτησε όλα αυτά τα χρόνια.
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.Παρά τις απίθανες δυνάμεις του, παραμένει ντροπαλός και αθώος.
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.Trods at hun er lille og gammel, er hun utrolig dygtig til kampkunst og ubehageligt udspekuleret.
Bunca yıl açık vermeden bana yardım ettiği için kendisine çok teşekkür ederim."Meget har du budt mig gennem alle disse år...".
Şeytan, bunca yıldır iş yapmasını sağladığı için kilisenin sahip olduğu en iyi dosttur!Satan er den beste venn kirken noensinne har hatt, da han har holdt dem travelt opptatt i alle disse årene.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Aku hanya punya satu teman perempuan seumur hidupku".
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Và bạn biết đấy tôi có mối quan hệ tốt đẹp với nhà thờ trong suốt những năm qua.
Bunca çalışmaya karşın eline geçen para çok azdı.Tuy nhiên anh mất gần như tất cả tiền khi làm việc này.
Bana da bunca zahmet verdiniz; üzerime hücum eylediniz; Malımı yağmaladınız.矧亦、汝与吾対揚之処、何有勝劣哉。
Ama onlar bunca vahim toplumsal buhrandan geçtiler, bizse geçmedik.だが、彼らは先鋭な社会的騒動の時代を生き抜いたが、わたしたちはそうではない。
Bunca yıl açık vermeden bana yardım ettiği için kendisine çok teşekkür ederim."「長年、俺たちをサポートしてくれたみんな、ありがとう。
Şansölye Palpatine, bunca zaman Jedi’lardan saklanmayı başarmış olan Darth Sidious’un ta kendisiydi.パルパティーン最高議長こそ、長年に渡りジェダイが捜し続けてきたシスの暗黒卿、ダース・シディアス本人だったのだ。
Bana da bunca zahmet verdiniz; üzerime hücum eylediniz; Malımı yağmaladınız.在世上,你們有苦難;但你們可以放心,我已經勝了世界。
Şeytan, bunca yıldır iş yapmasını sağladığı için kilisenin sahip olduğu en iyi dosttur!撒旦是教会前所未有的好朋友,因為他在這些年里維持了它的運作。
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.虽然年纪轻轻,不论魔法还是见识都非常高明。
Fakat bunca hasara rağmen hiçbir can kaybı olmadı.하지만 이런 피해에도 불구하고 사망자는 없었다.
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir."그는 비록 아직 어리나, 특출게도 이미 안정감과 경험을을 겸비하고 있습니다.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Не съм виждал толкова смърт през целия си живот.
Bunca yıl açık vermeden bana yardım ettiği için kendisine çok teşekkür ederim."“Благодаря на всички за огромното уважение, за това, че толкова години получавам невероятна подкрепа.
(Bunca süslemeciyi Toygun'un ilteberi getirdi.)(Kolikeri od nas bi hoteli prebrati vse Avguštinove spise vsaj enkrat?)
Şeytan, bunca yıldır iş yapmasını sağladığı için kilisenin sahip olduğu en iyi dosttur!Šėtonas visuomet buvo geriausias Bažnyčios draugas, nes būtent jis jai davė darbo visus šiuos metus.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Aš perėjau labai daug savo gyvenime.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Te olete kõik need aastad mulle valetanud.
Fakat bunca hasara rağmen hiçbir can kaybı olmadı.Kõigist püüdlustest hoolimata ei jõudnud see liin kasumisse.
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.Hoolimata oma kogenematusest on noormees väga isepäine ja egoistlik.
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.Dar niciodată în perioada în care mă ocupam de Orientul Mijlociu n-am fost mai optimist decât acum.
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.그러나 제가 중동 지역을 다뤄온 이래로 요즘처럼 이슬람 세계와 서방 세계의 간극이
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.אבל בכל השנים הרבות שסיקרתי את המזרח התיכון, מעולם לא הייתי אופטימי כמו שאני היום
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.لكن خلال الأعوام الماضية جبُت الشرق الأوسط و لم أكن أبداً متفائلاً مثل اليوم
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.今日ほど前向きに 考えられるのは初めてです イスラム教諸国と西洋の間の隔たりが 急速に縮まっているのだと思えます
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Äitini oli juhlinut syntymäpäivääni minun kanssani, mutta ilman minua.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.A minha mãe tinha estado a celebrar o meu aniversário comigo, mas sem mim.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Anyám megünnepelte a születésnapomat velem, de nélkülem.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Ibu selalu merayakan ulang tahun saya, baik dengan saya atau pun tidak.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.엄마는 제 생일을 저랑, 그리고 저 없이 두 번씩을 보낸 거였잖아요.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Má máma slavila mé narozeniny se mnou a zároveň beze mně.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Mama mea a tot sărbătorit ziua mea cu mine dar fără mine.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Ma mère avait fêté mon anniversaire avec moi, mais sans moi.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Meine Mutter hatte meinen Geburtstag mit mir, jedoch ohne mich, gefeiert.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Mia madre aveva festeggiato il mio compleanno con me, senza di me.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Mijn moeder had mijn verjaardag met mij gevierd, maar zonder mij.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Mi madre había estado clebrando mi cumpleaños conmigo, sin mí.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Moja matka obchodziła moje urodziny ze mną, bez mojej wiedzy.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Η μητέρα μου γιόρταζε τα γενέθλιά μου μαζί μου, χωρίς εμένα.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Майка ми беше празнувала рождения ми ден с мен, без мен.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Моя мама святкувала мій день народження зі мною, без мене.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.Моя мать праздновала мой день рождения со мной, но без меня.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.אמא שלי חגגה את יום הולדתי איתי, בלעדי.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.والدتي كانت تحتفل بعيد ميلاد معي ، دون علمي.
Annem, benimle ama benim haberim yokken yaşgünümü kutlamıştı bunca zaman.これを聞いて動揺したのは
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.안전함에 대한 이 모든 갈망이 사실상 여러분들을 더 불안하게 하고 있어요. 여러분들은 이제 항상 조심해야 하니까요.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.Mọi nỗ lực cho sự an toàn, thật ra lại làm bạn thấy bất an hơn bởi vì bạn phải canh chừng mọi lúc
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.Toda esta ânsia por segurança deixa-nos muito mais inseguros porque agora temos de estar sempre alerta.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.והשאיפה הזאת לביטחון, למעשה, הופכת אותך להרבה יותר חסר ביטחון. אתה צריך להיזהר כל הזמן.