buna ile cümle

buna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunalımlar'ın dağılmasının ardından, Aydın Çakus ve Nur Yenal bir grup aramaktadırlar.They escape, but shortly thereafter Covenant is bitten by a monster.
Buna ek olarak bu iş dışarıdan kontroller dahilinde devam etmektedir.In part, this was also due to external events beyond his control.
Buna rağmen zamanla felsefeye ilgi duymaya başladı.During this time he became interested in philosophy.
Buna karşın, polis ve istihbarat konusunda Türkiye'nin işbirliği önerileri reddedildi.Since that time rumours of involvement of police or secret services have abounded.
Buna rağmen, evin değişimindeki yapıyı daha iyi belirliyorlar.However, individuals are better at identifying the nature of the change in houses.
Ayrıca Almanlar Danimarkalıları Aryan kabul etmeleri buna etkendi.Additionally the Young Turks wanted to force acceptance of the Arabic alphabet by the Albanians.
Ancak Britanya İmparatorluğu buna karşı çıkıyordu.The Communist Party of Britain opposed AV.
Buna rağmen, modern literatürde bu grafik yöntemler hâlâ kullanılmaktadır.Nonetheless, their use can still be found in modern literature.
Buna cevaben, İsrail, ayaklanmaları durdurmak için 80.000 askeri mobilize etti.Schuman calls 80,000 reservists to quell rioting miners.
Buna verilebilecek en aşırı örnek Plüton-Charon sistemidir.The most notable exception is the Pluto–Charon system.
Rus elçisi buna yanaşmadı.Russian side was not fond of this at all.
Bunaklıkları başlarına değişik maceralar açmaktadır.Between their meetings they have different kinds of adventures.
Buna karşılık Cûdî Dağı, geminin inmesi ve insanların barınması için çok büyük avantajlara sahiptir.He gave her splendid gifts, to have a share of the earth and the unfruitful sea.
1935 yılında, Nazi Partisine katılmak zorunda oldu, çünkü bir hakim olmak için buna zorunluydu.In 1935, he declined the chance to become a judge to avoid having to join the Nazi Party.
Buna rağmen öteki bakteriler yüzünden de oluşabilir.Additionally, there may exist a co-infection by another bacterium.
Buna çok sevinen Gil ise bir gün Sean'ın boğulduğunu görür ve onu kurtarır.One night Ravi sees Suresh drowning and rescues him.
Londra'da eğitim görmek istese de o dönemde süren II. Dünya Savaşı buna engel oldu.He was supposed to study theology in Rome, but the onset of World War II made that impossible.
Baron Dourlinski buna izin verir.Baron Alderson added this.
Bir Cava yemeği olan tumpeng buna çok güzel bir örnektir.A dinner fork is a good example.
Buna göre seçim süreci, 1 Ocak 2019 itibarıyla başlayacaktır.His term as judge will end January 1, 2019.
Ancak buna rağmen bu benim için büyük bir sürpriz oldu.And so that was a big surprise.
Buna karşın bu tutum kilise içinde yeni bölünmelere yol açtı.These tensions have sometimes threatened to divide the Church.
Buna rağmen Hazarlar, kendileri hakkında neredeyse hiçbir şey yazmamışlardır.Of Burges, they wrote almost nothing.
Buna rağmen topraklar ve kalıntılar, henüz kontrol edilemeden ortadan kayboldu.The soil and remains were lost without having been properly examined.
Buna rağmen Holiday'in bu kadar takdir edilmesinin sebebi neydi peki ?"Why is The Disney Afternoon Collection so good?
Buna rağmen herhangi bir koruma önlemi alınmamaktadır.Despite this, security cannot necessarily be guaranteed.
Buna çok kızan babası oğlunu topraklarından kovmuş.Knowing this, the angered father expels him from the country.
Ancak buna karşılık iki şarkının klibi de farklı günlerde televizyona eklendi.A Certain Woman has also been adapted for television twice.
Buna rağmen 3 Haziran günü meydan dolmuştur.But it is now set for June 3.
Buna en iyi örnek günümüzde de hayatta kalan 885 yılında inşa edilmiş Corvey Manastırı'dır.An original westwork survives today at the Abbey of Corvey, built in 885.
Ancak buna rağmen İngiltere ve Avustralya'da altı numaraya kadar yükseldi.In this regard it is third only to Bolivia and India in number.
Buna karşılık Haçlılar da toparlanmışlardı.Flowers are presented to all the deities present.
Buna n çoğunluk da denir.Otherwise the category is called large.
Buna meleklerin payı denir.La Part des anges.
Buna mavi toprak denilmektedir.This is known as Blue carbon.
Buna rağmen iki gençte birbirleri için sonuna kadar mücadele etmeye hazırdır.They nonetheless prepared to defend it and each other to the very end.
Zaten bugün de buna benzer olarak pekiştirme anlamı taşır ("en büyük", "en yüksek", vb.).Thy soul suffices thee this day as a reckoner against thee.
Özellikle The Knot (1965) adlı eser buna örnek olarak gösterilebilir.The Manchurian Candidate (1962) could be seen as an example.
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.If the land will be mine then it is a gift to me.
Buna rağmen “Kore kültür” geleneği tarihsel olarak iki devlette ortakdır.Historically, the "Highland line" distinguished the two Scottish cultures.
Buna rağmen, esasen dostane bir ilişkileri vardır.Despite this, they continue to have a stormy relationship.
Bunun yanında buna destek yer üniteleri de hava kuvvetlerinin envanterinde yer alır.This logo would be used on the rest of the Air Force series.
Buna karşılık Versace, Gaga için "yeni Donatella" ifadesini kullandı.In turn, Versace calls Lady Gaga "the fresh Donatella".
Buna kızan Kalisto, Amore'ye saldırdı.Kalisto then attacked Amore.
Buna, abelian grup, tüm halkalar, tüm alanlar ve tüm vektör uzayları dahildir.This includes additive groups, all rings, all fields, and all vector spaces.
Buna göre, olan adi şirketlerin tüzel kişilikleri bulunmamaktadır.It is not because employees in any given firm are not smart.
Buna göre ideoloji, en genel anlamda "yanlış bilinç"tir.For, otherwise, it would only be, at best, an essentially "contestable" concept.
Buna rağmen şarkı, Spotify'da bulunan ÷ albümünde en çok dinlenen üçüncü şarkı oldu.The song went on to become the third most streamed song from ÷ on Spotify.
Buna arıcılıkta oğul verme denir.My Son allows Himself to be touched.
Buna rağmen Doktor, karanlıktan başka hiçbir şey göremez.He could see nothing ahead of him but death.
O da buna inat hikâyeyi kişisel blogunda yayınladı.He later blogged about the entire experience on his personal blog.
SüngerBob bunalıma girer.Sébastien Langlade.
Yoksulluk, durgunluk, ekonomik bunalım ve savaş kararları, iktidar eliti tarafından verilir.Wealth, Power, and the Crisis of Laissez Faire Capitalism.
Buna Chantilly krem veya krem şanti de denir.Whipped cream is also called Chantilly cream or crème chantilly (pronounced ).
Buna rağmen yoluna devam etti.Still, they continue on their way.
Diego Suarez 7 Mayıs'ta teslim oldu, buna rağmen kuvvetli Vichy kuvvetleri güneye doğru çekildi.French forces in Diego Suarez surrendered on 7 May.
Şimdi buna dayanarak bir toplama tanımı verilebilir.Knowing this, one can perform any addition.
Buna rağmen neşeli ve umursamaz görünmeye çalışır; ama içten içe kederlidir.He may look jolly and funny, but deep inside he is yearning for love.
Buna göre, insanın ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirlemeye gücü yetmez.Included in this is that humans have no power to influence the future, or indeed, their own actions.
Sadece deli bir kız buna inanır.However few Germans believed it.

İlgili Sayfalar