buna ile cümle
buna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buna kıyasla Avrupa'da alkol tüketimi kişi başına yılda ortalama 12.2 litre civarındadır.Around 22 litres per day is average in the UK.
Şimdi buna göre okumakta fayda var.So it is definitely worth reading.
Dublin de buna bağlı olarak Avrupa’nın en zengin kentlerinden biri haline geldi.On a per capita basis, it became one of the wealthiest cities in the United States.
Çift buna rağmen hiçbir zaman boşanmadılar.They separated, but never divorced.
Faysal, Gorbaçov’un girişimini desteklerken, Bekdaş buna karşı çıkıyordu.Faisal was supportive of Gorbachev's reforms, while Bakdash was opposed.
Buna petrol tesislerinde çalışanlar da dahildir.They are also shareholders of oil.
Buna karşın daha dar alanlarda yaşayan bazı türler önemli baskılarla karşı karşıya kalmıştır.In contrast, some of the more restricted species face severe pressures.
Buna bağlı olarak bu bölgenin Kabe olabileceğine dair iddialar ortaya atılmıştır.This was done in the hope that they would become established on that Island.
Yunan Matematikçiler, buna karşın tumden gelimli usa vurmayı kullandılar.Greek mathematicians, by contrast, used deductive reasoning.
Buna benzer süper masif kara delikler, neredeyse her galaksinin merkezinde bulunmaktadır.There are also supermassive black holes, which are found at the center of virtually all galaxies.
Spike buna bozulur ve ona vurur.Spike awakens and pulls him down.
Buna karşılık, köpek bir bütün olarak görünür birdenbire.Dogs, by contrast, are all too obvious a sight.
IPv4 bu özellik ile dizayn edilmedi, buna rağmen taşınabilirlik (hareketlilik) eklentisi mevcut.In IPv4 this is an optional (although commonly) implemented feature.
Buna rağmen daha büyük bir RAM için çekirdeğin yeniden derlenmesi de mümkündür.However, it is possible to recompile the kernel with support for more RAM.
Zaten şartlar da buna el vermiyordu.But the matter was already out of their hands.
Buna sinirlenen Dawn, O'Donnell'dan Carol'ın yaşam destek ünitesini kapatmasını ister.Beth intervenes, and an angry Dawn instructs O'Donnell to take Carol off life support.
Anlamak ise buna karşı duran tanımlanamayan değerlendirmelerin görülenidir.In a game that can only be regarded as extraordinary.
İzanami'nin buna öfkelenmesi üzerine ayrılırlar.Lali's inlaws get angry over her for this.
Buna da "bitiş tocu" adı verilmiştir.Also called simply score.
Buna 1934*te 8 belediye daha eklendi.This was raised to three-eighths in 1944.
Rusya'dan ayrılma niyetini bildirince, Rusya Parlamentosu buna ret cevabı verdi.Upon their arrival at Wenden, the Russian army laid siege to the town.
Irak'ın buna cevabı ise Kuveyt'i işgal etmek oldu.This occurred due to Iraq's invasion of Kuwait.
Buna rağmen kitapta Öz'ün en iyi öykülerinden bazılarının bulunduğuna dair yorumlar da yapıldı.The book is considered one of the best in its field.
(Marenka, ve diğerleri:"Hayır, hayır. Ben buna inanmıyorum.").(Quill answered, "I don't believe so" and "I don't know.")
Buna rağmen iki kardeşin de Eylül ayındaki Centralia Katliamına katıldıkları bilinir.Besides, the two candidates clashed about their attitude to the September 1986 terrorist attacks.
Buna "disteleolojik argüman" da denmektedir.Also called the "dysteleological argument."
Hatta buna birçok röportajında da soru üzerine açıklama getirmiştir.He himself vowed this in several interviews.
Buna karşın vahşi hayattaki konumları endişe vericidir.Inhumane living conditions are also a concern.
Buna ek olarak tüm kuşlardaki en büyük taraksı yapıya sahiptir.It has the largest bill of any bird.
Buna ek olarak Caz ve Piston trombonlar belirli tür müziklerde sıkça kullanılır.Jitterbug and foxtrot music are often included in this category.
Onlar buna " Git " ve üretilen "der.Farmers were told to "go ahead and plant.”
Hemen bunalima girebilir.Onset can be sudden.
Sezar buna razı oldu.Caesar refuses to accept it.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.In spite of that, the mountain is rarely climbed.
Yazlar ise bunaltıcı sıcaktır.When they’re hot, they’re hot.
Buna öfkelenen Chris kötü bir şey yapmadıklarını söyler ve cezayı reddeder.Chris assures her nothing will happen to him and they kiss.
Bunların arasında yangı (enflamasyon), bunama (demans) ve tümör büyümesi (neoplazma) vardır.Offer to them incense on the fire and roasted ducks, and worship Ra.
Buna ek olarak, Kudüs’te Yahudi yerleşimcilerin sayısı artmıştır.In addition, increasing numbers of Jewish immigrants chose to settle in Jerusalem.
Buna rağmen sonraki sezon kurulacak Serie A'ya katılma hakkı kazandılar."Tutte le date della prossima stagione di Serie A" .
Buna rağmen ücretler yetersizdi.But revenues were still inadequate.
Buna ek olarak, bir süre Belçika takımlarından R. Daring Club Molenbeek'ın formasını giydi. ^He also played for R. Daring Club Molenbeek.
Ancak Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin buna karşıdır.Soviet leader Joseph Stalin.
Buna karşın doğada seçici olmayan birçok antibiyotik de bulunur.Some non-Western indigenous therapies have been developed.
Page buna hiç aldırmaz.Sidi does not care.
Buna rağmen iyi işler yaptığımı düşünüyorum." demiştir.'I think I am doing a good job today'".
Buna rağmen bu yaptığı en kötü ve son hatası olur.This would be its final and most productive lineup.
Buna örnek olarak da bütçe komitesi verilebilir.The council also approves the organisation's budget.
Buna rağmen varlıklarını sürdürmeye devam etmişlerdir.They have, thus far, been unsuccessful in their pursuits.
Film ABD'de Büyük Ekonomik Bunalım'ın yaşandığı 1930'lu yıllarda Oregon eyaletinde geçer."The Establishment") during the US' Great Depression in 1930s Oregon.
Buna rağmen bu assemble toplandı.It nevertheless joined the community.
Dünya vergiye bağlandı ve buna itiraz edemedi.People protested to the tax and it was never collected.
Rabbi Moses Isserles ise buna karşı çıkıp Kaparot'u destekledi.Accordingly, Moses asks Iblis why he refused God's order.
Buna göre Sosyalizm’in inşası en temel görev oldu .Organizing the struggle for socialism was the main goal of the formation.
Buna rağmen, Trewniki adamları, Yahudilerin ölümlerinde aktif rol oynadı.Rumkowski took an active role in the deportations of Jews.
Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 AB'nin ötesine geçemez.This is well within the Oort cloud, whose boundary is estimated to be beyond 50,000 AU.
Birçok organ buna bağlı olarak işlevlerini büyük ölçüde yitirir.Millions of jobs depend on it.
Buna ek olarak, Başkan Jimmy Carter'ın 1977 açılış balosundaki gösteride yer almıştır.In addition, she performed at President Jimmy Carter's 1977 inaugural ball.
Buna paralel, Fransız filozof, bu yavaşlamayı sürtünmeye bağlamıştır.We urge the U.S. government and Christian leaders to stop the crazy plan from this small sect.
Fakat Osmanlı donanması buna çok geçmeden karşılık vermiştir.But, Zee is planning to relaunch it in India very soon.
Ben de buna biraz ışık tutmaya çalışıyorum.We are searching for a light.