buna ile cümle

buna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kızı buna karşı çıkar ama Melahat bunu kabul eder.Her parents strongly oppose the bargain, but she accepts.
Buna limit puan denir.Ramnavami Mela 2.
Buna karşılık bu yörede devamlı yaşayan ahaliye de fazla tesiri olmamaktaydı.As can be imagined this procedure did not always preserve the life of the man so employed.
Doğu Almanya, Doğu Berlin'i başkent ilan etti, buna karşılık Batı Almanya başkentini Bonn yaptı.East Berlin was declared capital of East Germany, while Bonn became the West German capital.
Bize karşı gelenler ise kısa zaman içinde buna pişman olmuşlardır."For those who grieve such a loss – We care."
Buna ilaveten, bazı virüsler hücre genomuna entegre olup kararlı gen ifadesini sağlarlar.Furthermore, some viruses integrate into the cell genome facilitating stable expression.
Buna serileştirme (serialization) da denir.This is called marshalling or serialization.
Buna rağmen uçak kaçıranların çoğu sağ olarak yakalanır.Even so, many aircraft which are brought there wind up being scrapped.
Buna, yaptığı bir seçimin sebep olduğunu söylemiştir.She told me this was a duty she had to perform.
Herhangi bir şeyden çok buna yakın."It is closer to that than anything else."
Buna "terzettone (şişman üçlüler)" ismi verilmiştir.It's called the "Ultraman Land".
Buna biz de dahiliz" demiştir.We concede that right to him".
Buna rağmen Kaliforniya ABD'nin avokado üretiminin %90'ını tek başına yapmaktadır.California produces 90% of the United States' avocados.
Buna rağmen her ikisi de İspanya'da bir numara oldu.It was also a number-one hit in Spain.
Sıklıkla buna ‘asenkron’ sistem denir.This is often referred to as an 'asynchronous' system.
Muoth sevgilisini dövmekte, buna rağmen sevgilisi onun peşinden ayrılmamaktadır.Though they fall in love, her past will not leave her alone.
Buna kohezyon gerilimi de denir.Meanwhile, consistency must be guaranteed.
Buna karşın, önceki iki albümü gibi bu albüm de başta piyano başında bestelenmişti.Like her previous two albums, it was initially composed on piano.
Buna aynı zamanda dünya görüşü de denilir.This mount is also referred to as the World’s View.
Buna göre tarihte çok büyük bir tarihleme farkı doğmuştur.There is a significant age discrepancy here.
Buna karşılık Ortodoksluğu benimsetme çabaları sonuçsuz kaldı.An attempt to form an Orthodox community was unsuccessful.
Buna "ispat yükümlülüğü" denir.This is referred to as "obligation".
Buna zıt olarak, itici kuvvetin etkisi özellikle sıcaklıktan etkilenmez.In contrast, the influence of the repulsive force is essentially unaffected by temperature.
Buna göre de bu taksimatları sınıflamıştır.Along with these the cars are available as taxis.
Buna örnek olarak Tumilat vadisi verilebilir.Consider for example a particular oak tree.
Buna göre onun adı Hasan, İsmail, Halil veya Mehmet'tir.His real name is thought to be Simayil, Halil or Hasan.
Ve Şeytan'ın bunu yaparken "Buna şaşmamalı."'Even the devil couldn't have created it'".
Neredeyse her zaman bunalım içindedir.It is almost always booked up.
Buna rağmen Britney, hakların %50'sini devretmeyi kabul etmedi.Brady failed to complete at least 50% of his passes on the day.
Buna bağlı olarak doğum izni gelmiştir.He was put on paternity leave due to the birth.
İktidar, kaynağını buna ve bu sürece borçludur.B: The law should allow you to do that because this and that.
Buna karşı nüfusun %10'u Alman olmayan kişilerden oluşmaktaydı.Roma represented a significant portion of the 70% who did not.
Tom da buna ilgisiz kalmaz.Kelly is not interested.
Buna göre düşmana beklemediği sırada kütlesel olarak saldırılıyordu.She then responded by bombarding the enemy position until they were silenced.
Kısa zamanda Hilde buna isyan etti ve ailesine o derslere katılmak istemediğini söyledi.She soon rebelled against this, and told her parents that she did not wish to attend the classes.
Yakup buna rağmen güreşi bırakmadı.Despite this, Robby did not retire.
Buna göre az sayıda insanın yaşlanma olanağı bulduğu düşünülmektedir.A small number are known to have survived to adulthood.
Buna en güzel örnek "Airbus A380"."FLIGHT TEST: Airbus A380".
Buna dayanarak mahallenin tarihini bu yıllara götürebiliriz.I was thinking what message I can give to the people of the country at this juncture.
Buna rağmen Osmanlılar kesin bir yenilgiden kurtuldular.Eventually the Ottomans emerged victorious.
Buna karşılık İskoçya'da durum gayet değişik olmuştur.Scotland The situation in Scotland is very different.
Buna rağmen evlilik iyi yürümez.The marriage does not work.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.Door to door there and all of a sudden ...
Buna ne diyorsunuz ve bayanlardan favoriniz kim?"Kuka on äideistä parhain?
Kazadan sonra iyice bunalıma giren Hüsrev büyük yalnızlık içindedir.Then a terrible apparition appears to the men who flee in terror.
Buna rağmen dini cinayet suçlamaları 19. yüzyılda kadar devam etti.Nevertheless, some instances of ritual murder accusation arose as late as the 19th century.
Buna en çok sevinen coach Jackson oldu."That's what I thought about Coach John.
Beyaz buna 6. dxc3 ile karşılık verirse siyah 6...Kc6 if Black moves 5...
Buna rağmen kenar kısımların büyük bir bölümüne bugüne kadar ulaşılamamıştır.A large part of the Dutch fleet had not even arrived yet.
Buna sahip olanlar ise canlıdır, yani "yaşayan"dır.By this was created a "living soul", that is, a "living person".
Buna karşılık, Sumatran orangutanları yaklaşık 670.000 yıl önce Bornean orangutanlarından ayrıldı.Tapanuli orangutans diverged from Bornean orangutans about 674,000 years ago.
Buna "çifte kavrulmuş leblebi" denir.This is called "double enrollment".
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.They resent his order and steal his watch and money.
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.In contrast, lunar eclipses occur at full moon, when Earth is between the Sun and Moon.
Buna ek olarak, "soy" metallerin bir kısmı ince bir buhar halinde gazla birlikte alınır.In addition, some of the "noble" metals are removed as an aerosol.
Gowen, hafif bunamış eski bir subaydır ve otelin daimi misafirlerindendir.Major Gowen is an old, befuddled, retired artillery officer permanently residing in the hotel.
Buna karşın kabirler halen günyüzündedir.But the Vampires are still on the loose.
Sevda buna karşı çıkınca Şef genç kadını öldürür.If he dies, the female will take over.
Buna karşın hayatına dair bilgiler bir o kadar da çelişkili ve karmaşıktır.The reality of his work and his life, however, is offers much more contradictory and complex.
Buna Yang-mills hareketi denir.This formulation of the Lagrangian is called a Yang–Mills action.

İlgili Sayfalar