buna ile cümle

buna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buna rağmen, Bu Williams için yeterli değildi.This advice was not lost on Williams.
Ancak, Memo buna pek yanaşmaz.But the self-referentiality goes far beyond this.
Buna rağmen okuması yazması olduğunu biliyoruz.We know he's worth reading.
Buna birilerinin dur demesi gerekmektedir.I asked him if someone should not stop this?
Buna ek olarak, maddenin elektriksel iletkenliği gibi yerel özellikleri ile de bağlantılıdır.This in turn affects other properties, such as electrical conductivity.
Buna birlikte adaptasyon denir.This is called adaptation.
Buna rağmen MacReady patlamayı bir dinamitle tetiklemeyi başarır ve üstü patlatır.MacReady triggers the explosives using a stick of dynamite, destroying the base.
Buna ek olarak, kodlama, 1080p H.264 / MPEG-4 HD video formatında 25 Mbps'e kadardır.In addition, encoding is up to 25 Mbps in 1080p H.264/MPEG-4 HD video format.
Buna karşın savaş başladığında Yunan donanması hala planların gerisindeydi.Nevertheless, at the outbreak of the war, the Greek fleet was far from ready.
Buna rağmen bu fenomeni açıklayan bir ortak görüş, bugüne kadar ortaya çıkmamıştır.A satisfactory explanation for this phenomenon seems to be lacking at the moment.
Herhangi pre-Hilbert uzayı Buna ek olarak aynı zamanda bir tam bir uzay Hilbert uzayıdır.Any pre-Hilbert space that is additionally also a complete space is a Hilbert space.
Buna rağmen Beşiktaş, Avrupa'da başarı gösteremedi ve ilk turlarda elendi.However they had no success at European level either, and they were eliminated in the first round.
Buna rağmen bizdeki bina­lar kadar pahalıya mal oluyor." demiştir.Årsak: Det er så vanskelig å parkere der."
Buna devamlılık, ses ve kamera ekiplerinden raporlar dâhildir.This includes the report sheets from continuity, sound, and camera teams.
Buna rağmen bir katolik kilisesinin üyesi olarak büyüdü.He was a member of the Catholic Church.
Buna karşılık, Aleksios onların emrine rehberler ve korumalar verdi.In return, Alexios gave them guides and a military escort.
Çocukken zayıftı ve sıklıkla hasta oluyordu ama buna rağmen derslerinde üstün başarı gösteriyordu.As a child he was frail, often suffering from ill health, yet he excelled academically.
Buna çoğunluk karar verir.These are the majority.
Buna örnek olarak common subexpression elimination sayılabilir.PRE is a form of common subexpression elimination.
Buna Pisagor Teoremi denir.This is called the Pitot theorem.
Buna da "Duvak Düğünü" denilmektedir.Relatively new is the so-called Polter-wedding.
Gürcü tarafı buna yoğun tepki göstermiştir.With Reflektor, they've answered it strongly.
Osman'ın tasvir stili "kolay anlaşılabilir, buna rağmen idrak türünden" olarak tanımlanır.Osman's illustrative style has been described as "plain, yet perceptive".
Buna sonsuzluk deyin."Call it Eternity."
Buna "Kılıç Hakkı" denirdi.A kenning for "sword".
Tywin buna şahit olunca kız olduğunu anlar ve yanına hizmetçi olarak alır.However, she is spared by Tywin, who recognizes that she is a girl and makes her his cupbearer.
Buna cevaben Shlaim, 1948 yılı öncesine ait Siyonist-Haşimi incelemesini savundu.Shlaim's reply defended his analysis of the Zionist-Hashemite negotiations prior to 1948.
Buna bağlı olarak "uluslararası inç" de 25,4 milimetre olarak tanımlanmıştır.This assumes the international inch of exactly 25.4 millimetres.
Buna rağmen Cleveland Polis Teşkilatı ve diğer çalışma kurumları 4 alanı kapsar biçimde bırakıldı.However, Cleveland Police and other institutions covering the four boroughs, were retained.
Buna büyük kan dolaşımı diyoruz.This is called a heeled switch.
Buna karşılık toplu işten çıkarılanların sayısı konusunda bir bilgi vermediler.No one ever claimed the reward although many tried.
Buna göre, mutlak, her şeyi kuşatan, en temel gerçeklik anlamındaki felsefi ilkedir.Finally, it may mean the absolute, fundamental nature of all things.
Buna rağmen cinayetten suçlu bulundu ve 1980 yılında 15 yıl hapis cezası aldı.He was, in fact, imprisoned for 15 years and eventually died in 1980.
Buna ilaveten yerbenzeri cüce gezegen Ceres'in yüzeyinde de buzun olduğu bilinmektedir.Additionally, the terrestrial dwarf planet, Ceres is known to have water ice on its surface.
Buna Rayleigh saçılımı denir.This is called Rayleigh scattering.
Marge, Homer'ın kendisiyle ilgilenmediğini ve saygı duymadığını düşünerek bunalıma girer.Marge, however, is pleased to know what Homer can and cannot do.
Askerlerin maaşlarını artırması buna bir nedendi.Therefore, for its use the soldiers' pay was reduced.
Ardından gelişen Tropik Bunalım On kasırgası 13 Ağustos 2005 günü saat 12:00 (UTC) başladı.As a result, it is estimated that Tropical Depression Twelve developed at 12:00 UTC on August 26.
Buna rağmen Almanya finali 3-1 kaybetti.Ireland eventually lost 3–1.
Rejimi ve laikliği koruyun, kararlarınızı buna göre verin.Send us your name and address and we'll keep you informed.
Titchener, buna karşı bilinç elemanlarının öznel ifadesi ile ilgilenmiştir.Soucy is right to ignore the disclaimers of those concerned.
Buna dayanamaz ve intihar eder.Unable to accept this, he commits suicide.
Buna ilaveten, serbest radikaller alkole bağlı karaciğer hasarına katkıda bulunur.This can render the drinker more vulnerable to alcohol-related brain damage.
Buna zıt olan bir görüş de var.There is also a viewpoint.
Bir bunalım dönemi gelir ve her şey altüst olur.A general reconciliation takes place, and everything ends happily.
Buna yıkıcı damping denir.This case is called critical damping.
Buna göre düşünce, ilkin insan beyninde ortaya çıkar.Enough in the body understands it before the head.
1238 tarihli camisi buna kanıttır.The door dates from 1238.
Buna karşılık olmak üzere Kırımlılar Rus sınır bölgelerine talan hücumları yapmak istemekteydiler.The Crimeans, in turn, wanted to attack the Russian border regions.
Buna siz razı olur musunuz?” demiştir.Are you that deluded?"
Buna ek olarak videoları "şatafatlı, aptal eğlenceler" olarak tanımladı.He further described the videos as "gaudy, stupid fun".
Ama Gül buna inanmaz.Laura refuses to believe it.
Buna ek olarak, daha geliştirilmiş ve kullanışlı yeni lastik mil yatakları kullanılmıştır.They also use new or modernised rolling stock.
Buna en iyi örnek Boeing 747’ dir."The Boeing 747."
Buna rağmen 1864 yılında Maryland'da kölelik yasaklandı.Slavery ended in Maryland in 1864.
Don Pasquale buna inanmış gibi görünür.Don Pedro confesses everything.
Belise buna kızıp ayrılır.That constable makes or breaks us.
Buna rağmen motor sesi sanıldığı kadar yüksek değildir.Audio, however, was not rated as highly.
Buna eminim.I'm sure.
Buna bir örnek Arap-kilit oyunudur.This is one example of a fan heater.

İlgili Sayfalar