Onun bunu nasıl planladığını bilmek istiyorum.I want to know how he planned this.
Lütfen bunu onarın.Please repair this.
Lütfen bunu aşağı çekmek için bana yardım edin.Please help me take this down.
Bunu kopyala lütfen.Copy this, please.
Buna tırmanma!Don't climb on this!
Bunu yapabilecek tek kişi sensin.You're the only one who can do this.
Bunu seninle daha önce tartışmış olabilirim.I may have discussed this with you before.
Sen buna ister inan istersen inanma, ben buna inanıyorum.Whether you believe it or not, I believe it.
Bunu çıplak gözle görebilirsiniz.You can see it with the naked eye.
Bunlar gerçeklerdir. Onlar hakkında sıkı düşünün!These are the facts. Think hard about them!
Tom'u ziyaret etmek istediğini söylüyorsun? Allah aşkına bunu neden yapmak istiyorsun?You say you want to visit Tom? Why in the world would you want to do that?
Tom onu yapabilir fakat bundan şüpheliyim.Tom might be able to do that, but I doubt it.
Tom bunu anlayacak kadar yaşlı değil.Tom isn't old enough to understand this.
Tom, burada bunu yapabilecek tek kişi.Tom is the only one here that can do this.
Tom dünyada bunu başarabilen tek insandır.Tom is the only man in the world that can pull this off.
Tom bunu anlamıyor.Tom doesn't understand this.
Tom bundan hoşlanmaz.Tom doesn't like this.
Tom bunun doğru olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether it's true or not.
Tom, bunu nasıl yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to do that.
Tom bunun olmasını istemedi.Tom didn't want this to happen.
Tom bunu bilmiyordu.Tom didn't know that.
Tom bunu kasten yapmadı.Tom didn't do it on purpose.
Tom eğlenmek için bunu yaptı.Tom did it for fun.
Tom buradaki sıcak ve bunaltıcı yazlara dayanamıyor bu yüzden dağlara gidiyor.Tom can't stand the hot and muggy summers here, so he heads for the mountains.
İlimizde birçok yetenekli insan var, ama Tom bunlardan biri değildir.There are many talented people in our city, but Tom isn't one of them.
Tom'dan başkasının bunu almayı istemesi pek olası değil.It's unlikely that anyone other than Tom would be interested in buying this.
Bunu yapabilmemin tek yolunun Tom'u bana yardım ettirmek olduğunu anladım.I've figured out that the only way I can do this is to get Tom to help me.
Tom benden ödünç para istediğinde bundan hoşlanmıyorum.I don't like it when Tom borrows money from me.
Tom'un gece boyunca bunu yapacağını düşünmedim, bu yüzden onun başucunun yakınında kaldım.I didn't think Tom would make it through the night, so I stayed by his bedside.
Bunu Tom'a veriri misin?Could you give this to Tom?
Tom Mary'ye kendini öldüreceğini söyledi ama bunu yapmaya cesareti yoktu.Tom told Mary that he was going to kill himself, but he didn't have the courage to do it.
Tom bunu Mary'nin ona yapmasını söylediği şekilde yapmalıydı.Tom should have done it the way Mary told him to do it.
Tom Mary'ye hakaret etti. Bunun sebebi çok üzgün olmasıdır.Tom insulted Mary. That's why she's so upset.
Tom Mary'e bunun nasıl çalıştığını ayrıntılı olarak anlattı.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.
Tom, Mary'e bunun nasıl çalıştığının ayrıntılı açıklamasını verdi.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.
Tom bunun kendi hatası olmadığı konusunda Mary'yi ikna etti.Tom convinced Mary that it wasn't his fault.
Tom ve Mary, bununla ilgili ne yapacaklarından pek emin değildir.Tom and Mary aren't quite sure what to make of this.
Bu tür şey olduğunda, Tom bundan hoşlanmıyor.Tom doesn't like it when this kind of stuff happens.
Bunu niçin yapmam gerektiğini anlamıyorum.I don't see why I need to do this.
Bunun niçin yapılması gerektiğini anlamıyorum.I don't understand why this has to be done.
Bunlara karnım tok benim.I don't buy that.
Aslında, bunun için sana teşekkür etmeliyim.In fact, I should thank you for this.
Bunu hemen inkar etti.He denied it immediately.
Bunu hayal bile edemiyorum.I can't imagine that.
Neden bunu bana yapıyorsun?Why do you always do that to me?
Ben bunun güzel bir arkadaşlığın başlangıcı olduğunu düşünüyorum.I think this is the beginning of a beautiful friendship.
Eğer bunu anlarsan, sonra diğerleri neredeyse aynıdır.If you understand this one, then the others are nearly the same.
Buna gücümüz yetmez.We cannot afford it.
Yüksek kalite istiyorsanız bunun için ödeme yapmak zorundasınız.If you want high quality you have to pay for it.
Bunun tadı iyi.This tastes good.
Sanırım bunun tadı iyi.I think this tastes good.
Bunun lezzetli olduğunu düşünüyorum.I think this is delicious.
Beğen veya beğenme, bunu yapmalısın.Like it or not, you must do it.
Onun bunu söyleyecek cesareti vardı.He had the courage to say it.
O bunu söyleyecek kadar cesurdu.He was brave enough to say it.
Ne düşünüyorsunuz, o bunu başaracak mı?What do you think, is he going to do it?
Ne düşünüyorsun, o bunu yapacak mı?What do you think, is she going to do it?
Bunu nasıl açıklarsın?How do you explain this?
Büyükbabam bunu benim için aldı.Grandpa bought this for me.
Bunun mümkün olduğunu düşünüyorum.I think that it's possible.