Ana içeriğe geç
Sözlük

bun ile cümle

bun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne olursa olsun, hiç kimseye bunun hakkında bir şey anlatmayacağım.Whatever happens, I won't tell anybody about it.
Bunlar benim kitaplarım; şunlar ise onun kitapları.These are my books and those are his books.
Gerçekten bunu mu demek istiyorsunuz?Do you really mean that?
Kulaklarının arkasını kaşıdığımda kedim bundan hoşlanıyor.My cat likes it when I scratch her behind the ears.
Bunu farklı olan biriyle değiştirir misin?Could you change it for a different one?
Sorun bunun çok pahalı olmasından dolayıdır.The problem is in that it's too expensive.
Bunu ona verip vermeyeceğini bana söyle.Tell me if you're going to give it to him or not.
Bunu kimseye söyleme.Don't tell anyone this.
Bunu kendin mi yaptın?Did you make this yourself?
Bunu yalnız mı yaptın?Did you make this yourself?
Bunun hiç garip olduğunu sanmıyorsun.You don't think that that is weird at all?
Bunun garip olduğunu hiç sanmıyorum.I don't think it's odd at all.
Bunu sizin için açıklayacağım.I will explain it for you.
Bunlar temel öğelerdir.These are the basics.
Bunlar oğlanlar, şunlar da kızlar.These are boys and those are girls.
Bunun benim geleceğimle ne ilgisi var?What does this have to do with my future?
Hiç kimse bunu asla duymadı.Nobody had ever heard of it.
Bütün gün bunu düşündüm.I've been thinking about it the entire day.
Böyle pahalı bir şarap olduğu için, gerçekten bundan daha iyi tadı olmalı.For being such an expensive wine, it really should taste better than this.
Bunun tadı küflü.This tastes moldy.
Size bunu açıklayacağım.I'll explain it to you.
Almanların espri anlayışı yok mu? Bunu komik bulmuyorum!Germans have no sense of humour? I don't find that funny!
Ben bununla çok tatmin olmuştum.I was very satisfied with this.
Bunu yapmak için iki kase una ihtiyacın var.You need two bowls of flour to make this.
Şimdi bunun hakkında düşündüğüm zaman, bizim aile çok sefil bir hayat yaşadı.When I think about it now, our family lived a very miserable life.
Hiç kimse bunu bilmiyor.Nobody knows this.
Evde bir koyun bakamayız. Bununla ne yapmalıyız?We can't keep a sheep at home. What should we do with it?
Doğruyu söylemek gerekirse, o en azından bunu beğenmedi ama hiçbir şey söylemedi.Truth be told, she didn't like it in the least, but she didn't say anything.
Sana söylemem gereken bir şey var ve bundan hoşlanmayacağını biliyorum.There's something I need to tell you, and I know you're not going to like it.
Bunlar benim pantolonum.These are my pants.
Bunlar benim kız kardeşimin dergileri.These are my sister's magazines.
Bunu biliyor musun?Do you know it?
Kesinlikle bunu sana söyledim!I definitely told you that!
Kesinlikle bunu size söyledim!I definitely told you that!
Bunu senin için hecelemem gerekiyor mu?Do I have to spell this out for you?
Bunu senin için hecelemek zorunda mıyım?Do I have to spell this out for you?
Gerçekten bunu yiyebilir misin?Could you actually eat this?
Buna inanmayı zor buluyorum.I find it hard to believe.
Buna ne denir?What is this called?
Eğer bunu sen yapmadıysan başka biri yapmıştır.If you hadn't done it, someone else would have.
Bunu gelecek defa kendim yapacağım.Next time, I'll do it myself.
Bunlar benim kitaplarım, onlarsa onun.These are my books, those are his.
Bana bundan verebilir misiniz, lütfen?Can you give me this one, please?
Hem bunu hem de onu alacağım.I will take both this one and that one.
Bana bunu açıklayabilir misin?Can you explain it to me?
Bunlar benim kitaplarım ve şunlar onun kitapları.These are my books, and those are his books.
Beyefendi, ben para yatırmak istiyorum. Bunu nasıl yaparım?Sir, I would like to deposit my money. How do I do that?
Bunu size minnettarlığımızın göstergesi olarak vermek isteriz.We'd like to give this to you as a token of our appreciation.
Bununla nasıl başa çıkacağımı merak ediyordum.I wondered how I would cope with this.
Hadi, bunu ona tekrar açıklamak zorundasın.Come on, you have to explain it again to him.
Benim iltifatlarım bunu mümkün kılan ellere.My compliments to the hands that made this possible.
Bunu ona ver.Give it to him.
Bunun için nedenini anladım.I understood the reason for this.
Avukat bunun kolayca sonuçlanacak bir dava olduğunu düşünüyor gibi görünüyor.The lawyer seems to think it'll be an open and shut case.
Lütfen bunu mikrodalga fırına koy.Please put this in the microwave oven.
Bunun için gerçekten çok sarhoşum artık.I'm really too drunk for this now.
Şarkı söyledik ve bundan hoşlandık.We sang and we loved it.
Bunu ona ihtiyacı olan birine ver.Give it to someone who needs it.
Sabah 6.00'da kalkmak ilk başta zordu, ama şimdi buna alıştım.Getting up at 6 a.m. was hard at first, but now I'm used to it.
Eğer acele edersen bunu yapabilirsin.If you hurry, you can make it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod